Karanlık, daha önce hiç olmadığım bir yer. Sanki iki dünyanın arasında sıkışıp kalmışım gibi. Ne ortalığı aydınlatacak bir güneş ne de gece olduğunu kanıtlayan bir ay. Sadece karanlığın olduğu bir yer. Sol tarafımda birden yanan ateş ve sıcaklığı. Sağ tarafımda kuş seslerinin geldiği yemyeşil huzur veren bir orman. Aniden ortaya çıkan beyazlar içinde bir silüet bana yaklaşırken korkuyla etrafı inceliyordum. Ama hala neredeydim bilmiyordum. Bana doğru gelen silüete "Neredeyim?" diye soruyordum ama cevap vermiyordu. İyice bana yaklaşan silüetin yüzünü net bir şekilde görebiliyordum. Daha sonra bir yerden hatırladığımı sanıyordum. Bu mavi gözler ve sarı saçlar. Bu kişi benim. Yaşlanmışım. Yanıma yaşlı bir adam gelince ona bakıyorum. Bu kişide bana tanıdık geliyordu ama sadece yaşlanmı

