Nedenini bilmiyorum ama o gün sanki kaderim tamamiyle değişecekmiş gibi bir his doldu içime. Büyük bir ameliyat veya başka bir ülkeye taşınmak gibi bir hayatın dönüm noktası olabilecek bir olay için evden çıkıp da gitmeniz gereken yere gidersiniz ya, aynı öyle bir his… Yanına yavaş adımlarla, sabahları usul usul yükselen güneş gibi yaklaştım. Ellerim iki yanımda, elbisemin eteğini sıkarak, cılız bir sesle ‘’Günaydın…’’ dedim. Benim farkıma çoktan varmıştı ama derin derin düşünüyordu da. Benim yanına gelmem ve onu selamlamam durumunda bir şey değiştirmedi. Bu sessizlik, nedensiz bir şekilde baskı kuruyordu üstümde. Ne bozabiliyor ne de tahammül edemediğimde çekip gidebiliyordum. Elinde siyah bir kuşağı parmağına dolayıp dolayıp salarken, meraklı gözlerime, ellerindeki gözlerini kaldırı

