Çok zaman geçmemişti. Daha sabah saatlerinde yaşamıştık her şeyi. Koray baba son dozu yaparken hepimizin kulağı yukarıdan gelecek yakalama emrindeydi. Biz bilmesek de üslerin bir şeyler beklediği açıktı. Eğer şanslıysak operasyonun ayrıntılarını bizimle de paylaşırlardı fakat ne olursa olsun neticenin bizim lehimize sonuçlanmış olması çektiğimiz her şeye değerdi. Son dozu üçümüze de Koray baba yapmıştı. En çok da onun gözlerinden okunuyordu sona gelmiş, başarmaya çok yaklaşmış olmanın verdiği gurur. Her şeyin rutin seyrinde ilerlemesini kararlaştırmıştık. Türkmen paşanın odasında Eymen'in de katıldığı toplantıdan sonra aynı gün gece yarısı telefonlarımız çalmış ve yeniden kendimizi paşanın odasında bulmuştuk. "iki gün sonra her şey bitiyor." demişti. Her şeyin bittiği gün, başka bir döne

