İnsan yaşadığı hayatın içinde bazen ‘’Ben ne yaşıyorum?’’ diye sorgulama ihtiyacı duyduğu anların koridorundan geçerdi. Ben, o koridorun sonsuzluk zincirine bağlanıp, aktığı bir yere düşmüştüm sanki. Her şey öyle bir alt üst olmuştu ki, normal ve huzurlu bir hayat bana garip görünmeye başlamıştı. Düşünsene bir arkadaşın sana gelip de ‘’Sabah kalktım. Sporumu yapıp duşumu aldım. Kahve içtim. Dışarı çıkıp kahvaltımı yaptım. İşe gittim. Akşam işten eve geldim ve akşam yemeğinde makarna yiyerek Güldür Güldür izledim.’’ diye gününü anlatıyor ve sen heyecanla olayın sonundan nasıl bir bela çıkacağını bekliyorsun. İnsanın, kafasını gece yastığa koyduğu anda huzurlu olması ne büyük bir nimetmiş… Karşımda eski kocam, onun sevgilisi kaçırılmış koruması, abim ve avukatım, hep beraber babamın ofisind

