Yusuf’u alıp eve gelmiştik. Abilerim ve ben kış bahçesinde otururken, Yusuf odasına çekilmişti. Aklımda doktorun söyledikleri dolanıp duruyordu. Neden gizlememizi istemişti ki? Hayatım resmen bir labirente dönmüştü ve çıkış yolunu asla bulamıyordum. ‘’Galiba Yonca ve onu kaçıranları bulana kadar beraber yaşamamız en doğrusu olacak. Çiftliğe gidelim mi?’’ Tarık abimin önerisi mantıklıydı aslında ama burada kalmamıza neden olan bir detay vardı. O yüzden abime cevap verdim. ‘’Yusuf’un tedavileri var ama.’’ Her zamanki ağırbaşlı ve sakin tavrını bozmadan cevap verdi. ‘’Onu tımarhaneye yatırmak lazım.’’ Akın abim buna kahkaha attı. ‘’Abi ne gülüyorsun ya?’’ ‘’Kızım, adam halüsinasyon görmüş.’’ ‘’Halüsinasyon görmedi.’’ ‘’Ne demek görmedi?’’ ‘’Doktorun dediğine göre bir şeyler hatırla

