Yaklaşık on gün olmuştu. Yusuf haftada üç gün bizim hastanede fizik tedaviye gidiyordu. Psikoterapiyi de sadece bir seans almıştı daha. Ben hayatımda ilk defa bir şey yapmadan duruyordum. Oyalanmak için öğrencilere burs verdiğimiz ve yurtdışındaki üniversitelere gönderdiğimiz derneğe daha çok zaman harcamaya başladım. Oradaki zengin koca kapaklayıp da, sırf birbirine hava atmak için, pahalı çantalar ve mücevherlerle gelen konkenci teyzelerin arasında yaşadığım hayattan tamamiyle midem bulanıyordu. Ben böyle biri değildim. Otellerdeki catering idareciliğim de babam yüzünden darbeye uğramıştı. Hakkımda çıkan kötü haberlerden dolayı iş bulmam da gerçekten zorlaşmıştı. Biraz daha direnecektim ama eğer bir yolunu bulamazsam artık tezgahtarlık, kasiyerlik, inşaat işçiliği, Allah ne verdiyse yapa

