Soyun +18

1300 Words
Larin'in Anlatımından Devam Odama iyice alışmış ve işime odaklanmışken yan tarafta bir gürültü duyuldu. Ardıç beyimiz neden ortalığı yıkıyor acaba diye düşünürken şirketin telefonu çalmaya başladı. Hayır konuşamayan birini kim arardı ki? Yine de telefonu açıp kulağıma götürdüm ve Ardıç'ın sesini duydum. "Odama gel." Telefonu kapattığında ayağa kalkıp nefesimi bıraktım. "Bakalım yine ne isteyecek?" Hızlıca adımlayıp kendi odamdan çıktım ve onun odasının önüne gelip kapısını tıklattım. "Gel." Sesiyle içeri girdiğimde onu bıraktığım gibi masasında oturuyordu. "Kapıyı kilitle." Kapıyı mı kilitleyeyim? Neden ki? Dediğini yapıp kapıyı kilitledikten sonra tekrar konuştu. Burnundan solur gibi bir hali vardı. "Yanıma gel." Hiçbir isteğini ikiletmiyordum. Adam katildi sonuçta ve bana iyi para veriyordu. Yanına gittiğimde sandalyesi ile beraber bana döndü. "Soyun." Ne? Konuşmak isteyen taraflarım kendini parçalıyordu. Soyun da ne demekti? "İkiletme beni Larin. Soyun. Bunun için burada olduğunu unutma. Soyun ve beni rahatlat." Doğru ya, bunun için buradaydım. Sevişmek için buradasın Larin. Ne kadar iş yapmak için şirkete gelmiş olsan da o her istediğinde onu tatmin etmeliydim. Sorun değildi. Dediğini yapıp elbisemin fermuarını açtım. Elbise üzerimden kayıp yere düştüğünde elimi arkaya götürdüm ve sutyenimin kopçasını açtım. Sutyenimi de üzerimden alıp attığımda eğilip külodumu çıkardım ve karşısında tamamen çıplaktım. Başımı kaldırıp yüzüne baktım. Edepsiz bir şekilde bedenimi incelerken gözleri önce göğüslerime sonra da daha aşağıya doğru indi. Bir süre gözü vajinamda takılı kaldığında rahatsızca kıpırdandım. Gözleriyle bile yiyecekti neredeyse. "Masaya otur ve bacaklarını arala." İşte şimdi başlıyorduk. Dediğini yapıp masaya oturdum ve bacaklarımı araladım. Sandalyesini kaydırıp aramızdaki mesafeyi kapattı ve vajinama doğru yaklaşıp gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. Koklamıştı. Vajinamı koklamıştı manyak herif. "Çok güzel bir kokun var Larin." Geri çekilip baştan aşağı izledi tüm vücudumu. Göğüslerime bakarken mırıldandı. "Dolgun göğüslere bayılırım." Dudaklarını yaladı. "Hayallerimdeki gibi bir vücuda sahipsin. Bunu sevdim." Bu kadar mıydı? Oturup bedenime övgüler mi yağdıracaktı? Sevişmeyecek miydik? Ben bir an önce olur ve biter sanıyordum. "Eğil ve penisimi öp." Evet, o kadar kolay olmayacaktı belli ki... Ayağa kalkıp dizlerimin üzerine çöküp penisine doğru yaklaştım. Rahatsız edici bir koku almadığımda sevinmiştim. En azından tuvalet eğitimi olan biriyle sevişecektim diye düşünüp penisine pantolonunun üzerinden bir öpücük bıraktım. Penisini hissetmemle gerilmiştim. Daha sönük haliyle bile kocamandı çünkü. İçime girdiğinde ne kadar büyük olur tahmin bile edemiyordum. "Durma ve devam et." Başımı kaldırdığımda duyduğum sözlerle tekrar eğildim ve pantolonun üzerinden penisine öpücükler bırakmaya devam ettim. Her öptüğümde varlığını daha çok hissediyordum ama daha fazla şişmesine izin vermeden konuştu. "Başını kaldır." Bir robot gibi dediği her şeyi yapıyordum. Başımı kaldırdığımda baş parmağını dudaklarımda gezdirdi. Dokunuşları soğuktu ama ben yanıyordum. Tüm vücudum yanıyordu. Belki de utandığım içindir. Baş parmağını aniden dudaklarımın arasından geçirdi. "Yala." Umarım tuvaletten sonra elini yıkıyordur. Gerçi aletini yıkıyorsa elini de yıkıyordur. Sonuçta temiz bir adama benziyordu. "Em." Dediğini yapıp baş parmağını yalamaya başladım. Bununla bile tatmin olurken parmağını emebildiğim kadar emdikten sonra ağzımdan çıkardı. "Güzel. Yeterince güzel Larin. Ama merak etme. Akşam daha büyüğünü ağzına alacaksın. Şimdi giyinip odana git. Gece seni ödüllendireceğim." Giyin mi? Bu kadar mıydı sadece? Ardıç süründürmeye devam edecekti anlaşılan. Nefesimi bırakıp yerdeki kıyafetlerimi aldım ve hızlıca giyinip arkama bile bakmadan odadan çıktım. Kendi odama girer girmez masama geçip telefonumu çıkarıp Ali'yi aradım. Ali benim çocukluk arkadaşımdı. Beraber büyüdük ve ne zaman gergin hissetsem onu arardım. "Kız kardeşi mi varmış?" "Ne?" "Senin şu azgın patronun kız kardeşi var mıymış diye soruyorum." "Bilmiyorum canım. Hani konuşamıyorum ya ben soramadım." "Doğru ya. Neyse, yapacak bir şey yok. Patrona söyle beni de siksin." "Ay Ali bir sus gözünü seveyim ya." "Ne oldu sana? Sinirli gibisin." "Herif benle oyun oynuyor. Robotmuşum gibi sanki. Onu yap bunu yap." "E kanka adam aylık bir milyon veriyor. Oynar tabi." "Sinirlerimi bozuyor ama." parmaklarımla masada bir ritim tuttuğumda Ali konuştu. "Sen de onu sinirlendir o zaman." "Nasıl? Konuşamıyorum bile. Nasıl yapacağım?" "Onu da mı ben söyleyeyim kanka? Bak biz erkekler bazen cinsel organımızla düşünüyoruz tamam mı? Aklımız orada. İşte bir erkeğin beynini ele geçiremiyorsan s****i ele geçireceksin." Yüzümü buruşturdum. "Ali sen ne diyorsun?" "Bizi zevkten uçuran kadını zehir olsa yutarız, ayaklarına kapanırız diyorum kızım. Adamı avucunun içine almak istiyorsan onu delirt." "Ben? Denerim ama başarılı olacağımı hiç sanmıyorum." "Kanka aynaya bir bak da ondan sonra konuş. Yüzün güzel, göğüslerin..." "Ali!" "Ya tamam. Sana da bir şey denmiyor." "Kapat hadi kapat." "Dediklerimi unutma. s****i ele geçir." "Ali... Görüşürüz." "Görüşürüz kankacım." Telefonu kapatıp sandalyeme yaslandım. Bunu sen istedin kızım. Şimdi şikayet etme sırası değil. İşine odaklan ve bir ay sonra kurtul bu yerden ve bu adamdan. ~ ~ ~ ~ ~ ~ Akşam yemeğinden sonra koltukta sessizce otururken Ardıç'ın boğuk sesini duydum. "Beni takip et." Uyuyan dev nihayet uyanmıştı ve saatlerdir beklediğim şey için bir işaret yollamıştı. Bütün gün bu anı düşünüp durdum. Bana ne yapacağını ve ne kadar sert olabileceğini düşünüp durdum. Ve sonunda o an gelip çatmıştı. Derin bir nefes alıp ayağa kalktım ve onu takip ettim. Merdivenleri çıktıktan sonra odasına girmişti ve ben de peşinden girip kapıyı kapatmıştım. "Sabah ki maharetlerini şimdi de görelim bakalım." yatağının önünde durdu ve konuşmasına devam etti. "Beni memnun edersen ben de seni memnun ederim Larin. Bunu asla unutma." Başımı salladım. Hiç unutur muydum? Sürekli tekrar edip duruyordun zaten. "Otur ve eşofmanımı çıkar." İtiraz etmeden önüne oturup eşofmanını sıyırdım. Sonra konuşmasına devam etti. "Boxerımı da." Ellerimi boxerına getirip kaydırarak aşağı indirdiğimde küçük Ardıç ile de tanışmıştım. Ve itiraf etmeliydim ki o kadar da küçük değildi. Geriye doğru bir adım atıp yatağa oturduğunda ona yaklaştım. Ne yapmam gerektiğini çok iyi biliyordum çünkü. " Yala." Ardıç da söylediğinde korkmadan penisini ellerimin arasına aldım. Alican'ın da dediği gibi. Onu yönetebilirdim. Eğer istersem onu yönetebilirdim. Ve emirleri veren o olmazdı. Penisini ellerimin arasında kaydırıp yavaşça p***s ucuna doğru yaklaştım. Gözlerimi kapatıp penisini ağzımın içine aldığımda pek de garip hissetmedim. Et parçası sonuçta. Eli gibi, kolu gibi burası da bir et parçası. Penisini yavaş yavaş daha çok ağzımın içine almaya başladım. Bunu yaptıkça bu et parçasını diğer organlardan ayıran şeyin ne olduğunu hatırladım. Menisi akarken başını arkaya doğru attı. "Daha hızlı." Daha hızlı olmamı mı istiyordu? O halde istediğinden daha iyi olacaktım. Benim için yalvarır hale gelmesini bir şekilde sağlamalıydım ki ipleri elime alabileyim. Penisini ağzımın içinde hızla gezdirmeye başlarken diğer elimle testislerini sıktım. İnlediğinde daha çok gaza gelip penisini sertçe emdim. Meninin ağzıma dolması ya da spermlerinin boğazımı yakarak geçmesini dert etmedim. İstediğim daha fazlasıydı. Onun nirvanaya çıkmasını istiyordum. Testislerini avuç içimde sıkmaya devam ettiğimde odadaki boğuk iniltileri daha çok arttı. Benim için inlemesi acayip hoşuma giderken penisini ağzımdan çıkarıp derin bir nefes aldım. "Çok iyisin, devam et." Penisini biraz okşayıp tekrar ağzımın içine aldığımda elini saçlarıma götürdü ve kafamı kasıklarına doğru bastırdı. O kocaman aleti artık tamamen ağzımın içindeyken gözlerimi kapadım. Nefes alamıyor, öğürmek istiyordum ama kendimi tuttum. Gırtlağıma kadar sokmaya çalıştığı penisini zevkle emerken elini çekti ve beni serbest bıraktı. Derin derin nefes alırken yüzüne baktım. Her tarafım menisine bulaşmıştı. "Sikeyim... Çok iyisin." Testislerini sıkıp penisini elime aldım ve görüş açımdan çektim. Testislerini ağzıma alıp emerken elini enseme götürüp okşadı. "Aferin, böyle devam et." Bu sözleri beni daha çok hırslandırıyordu garip bir şekilde. Ve hiç durmadan emebilirdim onu. Testislerini ağzımdan çıkarıp tekrar penisini elime aldım ve emmeye başladım. Gidip gelirken, ağzımın içinde küçük bir oral seks yaparken yutkundum. Meni boğazımı yakarak akarken geri çekildim. Lanet olsun ki bu çok iyiydi ve kadınlığım sırılsıklam olmuştu. İyi ki üzerimde kıyafetim vardı. Umarım onun için ıslandığımı fark etmezdi. "Siktir... Çok iyisin. Çok..." derin bir nefes aldı. "Odana git, görmek istemiyorum seni." Önce boxerını sonra eşofmanını üzerine çektiğinde ayağa kalkıp dudağımın etrafına bulaşan meniyi sildim. Tuhaftı. Bu adam gerçekten tuhaftı. Buraya onunla sevişmek için geldiğimi sanıyordum ama yine olmamıştı. Kesinlikle benimle eğleniyordu ve ben bundan nefret ediyordum. Tek istediğim benim için yalvarmasıydı. Bunu deli gibi istiyordum. Odasından çıkıp kendi odama geçtim ve üzerimdeki kıyafetleri hızlıca çıkarıp banyoya girdim. Sanırım sıcak bir duş almak bana iyi gelecekti. Ve bu sayede o adamın üzerime bıraktığı tüm kalıntılardan da kurtulmuş olacaktım. ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD