Toplantı +18

1202 Words
Kapıyı çaldığımda 'gel' dedi. İçeri girip kapıyı kilitleyecekken elini kaldırdı. "Kilitleme." Ne? Hayret, bir şey yapmayacak mıydık? "Böyle gel." Nefesimi tutup yanına geldim. Soyun bile dememişti hâlâ. Yoksa iş mi konuşacaktık? "Birazdan bir görüşmem olacak. Önemli biriyle." Oha! Cidden beni iş için çağırmıştı. "Ve sen de burada kalıp benimle ilgileneceksin." İlgilenmekten kastı neydi? Asistanı mı olacaktım? Elbette öyle olacaktı. Adamın önünde soyunup onu yalayacak değildim ya. "Masanın altına geç ve biz konuşurken beni rahatlat." Ay ama ben seni... Adamın aklı fikri tatmin olmaktaydı. İş yerinde bile... "Hadi geç." sandalyesi ile geri çekildiğinde nefesimi bırakıp eğildim ve masanın altına girdim. İyi, en azından yere bir yastık bırakmıştı. Dizlerim acımazdı. Öylece garip bir şekilde otururken başımı kaldırıp yüzüne baktım. Keyifliydi. Nasıl olmasın ki zaten? "Penisimi yala. Beni eğlendir." Başımı salladığımda kapı çaldı. "Gel." "Efendim, Ali bey geldi. Sizinle görüşmek için bekliyor." Bu Tülay'dı. "Gelsin." Ali denilen adam içeri girdiğinde Ardıç ayağa kalkıp elini adama uzattı. "Hoşgeldiniz." Selamlaştıktan sonra tekrar yerine oturup masaya yaklaştı. "Hoşbulduk Ardıç bey. Açıkçası sizinle görüşmeyi uzun zamandır bekliyordum." Pantolonunun fermuarını sessizce açıp elimi boxerından içeri sokup penisini çıkardım. Masa yüksek olduğu için görünmezdi. Penisi ellerimin arasındayken konuştu. "Nihayet karşılaştık. Eviniz için gelmiştiniz değil mi?" "Evet, dilerseniz size planı anlatayım." "Tabi." Konuşmaları gram umrumda değildi. Ardıç'ın penisine bakıp dilimi çıkardım. Yavaşça önce penisinin ucunu yaladım. Bunu yaparken ses çıkarmamaya çalışıyordum. Ama Ardıç... Gülümsedim. İşte o ses çıkaracaktı. Çünkü onun orgazm olmasını, pantolonunun kirlenmesini, görüşme bittiğinde ayağa kalkamayacak hale gelmesini istiyordum. Penisinin ucunu yalarken daha ileriye gidip penisini ağzımın içinde gezdirmeye başladım. "Mimarlarımız ve mühendislerimizin hazırladığı plan bu." Bir elimi penisinde gezdirirken diğer elimi testislerine götürüp sertçe sıktım. Penisini ağzımdan çıkarıp okşarken başımı kaldırıp yüzüne baktım. Dudaklarını birbirine bastırmış tam karşısına odaklanmıştı. "Plan her zamanki gibi harika Ardıç bey. Bu konuda size güvenebileceğimi biliyordum." Ardıç tam konuşacağı sırada penisini sertçe ısırdım. "Ben..." yutkunduğunda gülümseyip geri çekildim. Eliyle gömleğinin yakalarını düzeltip tekrar adama döndü. "Bize güvendiğiniz için teşekkür ederim. Her şeyi istediğiniz gibi yapacağız." Tekrar penisine odaklanıp ağzımın içine aldı. Hızlıca gel git yaparken menisi akmaya başlamıştı. Ağzımın içine dolan sıvıyla gözlerimi kapatıp penisini ağzımdan çıkardım. Şimdi tükürebilir ya da bu sıvıyı yutabilirdim. Ama aklıma başka bir şey geldi. Bacağının üzerindeki elini tutup kendime çektim. Ağzımın içindeki sıvıyı parmaklarına döküp orta parmağını ağzımın içine alıp emmeye başladım. Hadi bakalım, bu ellerle sıkabilir misin şimdi karşındaki adamın elini. Parmaklarını şehvetle yalarken adamın sesini duydum. "O halde başka bir zaman tekrar görüşelim Ardıç bey." Ardıç hiç yerinden kalkmadan konuştu. "Tülay size bir randevu ayarlasın o halde." "Tabi Ardıç bey. İyi günler." Ardıç hiç ayağa kalkmadığında bir kapı sesi duyulmuştu. Adamın gittiğini anlar anlamaz geri çekilip kollarımdan tutup beni ayağa kaldırdı. "Demek benimle oyun oynuyorsun ha!" Kucağına aldığı gibi elbisemi sıyırdı. Penisi vajinamın girişine baskı uygularken yutkundum. "Benimle oyun oynamanın bir cezası olacak Larin. Hep ödül, hep ödül olmaz değil mi?" Penisi iyice beni zorluyordu. Nefesim kesilmişti. Ne ödülü ne cezası... Onu içimde istiyordum. Elimi penisine götürüp külodumdan içeri soktum. O yapmıyorsa ben... İstediğim olacaktı. Penisi vajinamın üzerinde gidip gelirken kalçalarımı tutup beni ayağa kaldırdı. Bacaklarımı beline doladığımda beni duvara yasladı. Ayaklarımı tekrar yere indirdim. "İçine girmemi mi istiyorsun?" penisini külodumun içinden çıkardığında başımı salladım. Sikerler böyle işi, gir artık içime. Deli oldum. Elimi penisine götürdü. Tutup sıktığımda dudaklarını yaladı. "Bunu istiyor musun?" Başımı salladım. "O halde benim için adımı inle. İnlediğinde bunu içine alacağım." Or*sbu çocuğuna bak ya! Alay ediyordu benimle. Aynen bak aynen, şimdi adını inlerim. Nereden başladım ben bu oyuna ya? "Bir kez adımı inle. O zaman..." Delirmişti. Bu çok zor bir şeydi. Hayır mümkün müydü onu bile bilmiyorum. Ne yapsam, bir kaç gün ortadan kaybolup birden çıksam ve iyileştim falan mı desem acaba? "Üzerini düzelt ve çık." Pislik herif. "Sana gece bu yaptığının cezasını vereceğim." Cezaymış. Kim bilir yine ne yapacaktı? Elbisemi düzeltip odadan çıktım. Görelim bakalım, bu gece ne olacaktı? ~ ~ ~ ~ ~ Üzerimdeki günlük elbiseyi sıyırdığımda yine sadece iç çamaşırlarım ile kalmıştım. Ardıç biraz ilerimde bir şeylerle uğraşırken üzerimdeki iç çamaşırlarını da indirdim. "Soyunduysan yatağa uzan." Dediğini yapıp çıplak bir şekilde yatağa uzandığımde elinde kelepçelerle döndü. Bu adamın gerçekten akıl almaz bir fantezi dünyası vardı. "Demek penisimi ısırdın? Hem de önemli bir görüşme yaparken..." Sanki istediği şey bu değilmiş gibi... Cezaymış, bu onun ödülüydü ama benim cezamdı sözde. Sağ elimi alıp yatağının demirine kelepçedi. Sonra da sol elime aynısını yaptı. "İçine girmeyeceğim ama. Çok isteyeceksin ama içine girmeyeceğim. Kıvrım kıvrım kıvranacaksın ama içine girmeyeceğim." Bıkkınca nefesimi bıraktım. Senin sikine mi kaldım ben be? Asıl sen içime girmek için yanıp tutuşacaksın ama sokmayacağım. Aynı işlemi ayaklarıma da yaptığında elim kolum bağlı bir şekilde karşısındaydım. Kendimi çarmıha gerilmiş gibi hissediyordum. Vücudumu beğeni ile süzüp yatağın etrafında gezindi. Baş ucuma gelip oturduktan sonra konuştu. "O gece o adamı neden öldürdüğümü merak ediyor musun?" Neden öldürdü, kimdi o adam hiç merak etmemiştim aslında. "O adam mı suçlu yoksa ben mi suçluyum sence?" Katil olduğuna göre... Elbette sen suçlusun. "Benim suçlu olduğumu düşünüyorsan bacaklarını kapat." Çok komik. Ayaklarımdaki kelepçeler yüzünden bunu yapamayacağımı çok iyi biliyordu. "O gün oradan şans eseri geçiyordum. Mahalleden birileri o adamın bir kadına taciz ettiğini duyunca alıp gerekeni yaptık." Nesin sen? İyilerin dostu, kötülerin düşmanı Selena mı? Ama doğrusu iyi yapmıştı. Bir adam öldü diye üzülmüştüm o gün ama şimdi az bile olmuş diye düşünüyordum. "Bunu sana neden anlattım biliyor musun?" Başımı olumsuzca salladım. "Çünkü Larin, benim adaletimde herkes hak ettiği cezayı alır. Bana bir yamuk yapan olursa bedelini öder." Kaşlarımı çattım. Neden anlatıyordu bana bunları? Yoksa ona yalan söylediğimi anlamış mıydı? "Her neyse. Sohbetimiz çok da keyifli geçmiyor sanırım. Bence bir an önce başlayalım." Başlamak? Ne yapacaktı? Komodinin çekmecesini açıp bir çubuk çıkardı. İnce bir çubuk ama ucunda kalın bir tabaka vardı. Çubukla yavaşça eline vurdu. "Bence bunu seveceksin." Çubuğun ucunu göğüs ucuma getirip daireler çizmeye başladı. Derin bir nefes aldığımda göğüs ucuma sertçe vurdu. Vücudum kaskatı kesilirken dudaklarımı birbirine bastırdım. Diğer meme ucuma da aynısını yapıp vurduğunda alt dudağımı ısırdım. Kahretsin! Canım acıyordu ama bir yandan da zevk alıyordum. Kadınlığım yanmaya başlamıştı bile. "Güzel mi?" Yüzüme bakmadan çubuğu göğüslerimin arasına getirip yavaşça aşağı kaydırdı. Kalın ucuyla vajinama vurduğunda yutkundum. Bir insan bundan nasıl zevk alırdı ki? Çok tuhaf. Ama güzeldi de. Bir kez daha vajinama vurduğunda sızlamıştı. Allahın cezası herif! Buna bayılıyordu. "Bu vajinanın içine girmek harika olurdu." Gir o zaman. "Ard arda içine boşalmak fena güzel olurdu." Boşal o zaman. Vücudum kıvranırken elindeki çubuğu yere atıp sağ elini vajinama bastırıp ileri geri okşamaya başladı. Parmaklarının arasında vajinamı sıkıştırdığında dudaklarımı birbirine bastırdım. Resmen şu an benimle sevişmeyerek bana acı çektiriyordu. Elini kaldırıp vajinama tokat attığında gözlerimi kapattım. Vajinam sızlarken yavaş yavaş zevk sularım boşalıyordu. Parmaklarını hassas noktama getirip kıstırdı. Büyük bir orgazm isteğiyle yutkundum. "Bakire olman hoşuma gidiyor. Bu vücuda yalnızca benim sahip olacak olmam..." dudaklarını ıslattı. "Artık benimsin Larin. Yalnızca benim." Eli hâlâ vajinamdayken üzerime eğildi. Dudaklarını dudaklarıma yaklaştırdığında gözlerimi kapattım. "Bu anı asla unutma Larin. Sana unutulmaz bir gece yaşatacağım." "Öp beni." Nefesini bırakıp geri çekildi. "Ne?" Hassiktir. Hem de koca bir hassiktir! Ben ne dedim? "Ne dedin Larin?" Sussam olur mu acaba? Halüsinasyon gördüğünü falan düşünürdü belki. "Konuş Larin." Başımı olumsuzca salladığımda nefesini bırakıp ayağa kalktı. Kelepçelerimi açarken konuştu. "Demek konuşabiliyorsun ha." "Hayır aslında..." "Sus." Hay ben çenemi ya! "Ne yapacaksın bana?" "Söylemiştim Larin. Bana yamuk yapan bedelini öder." ~ ~ ~ ~ ~
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD