& Eylül & Dolabı açtım, içinden eski bir kot pantolon ve bol bir tişört çıkardım. Hızlıca giyindim. Saçlarımı parmaklarımla taradım ama aynaya bakmadım, bakmak istemiyordum. Yalınayak koridora çıktım, salona doğru yürüdüm. Emir koltuğa yayılmıştı; sırtı yaslanmış, kolları iki yana açılmış, gözleri kapıdaydı. Beni görünce başıyla işaret etti. “Geç otur.” Ses tonu yumuşamıştı, öfkesi dinmiş gibiydi. Karşısındaki koltuğa iliştim, ellerimi kucağıma koydum, parmaklarımı birbirine kenetledim. Bir süre sessizlik oldu. Emir derin bir nefes aldı, sonra konuştu. “Az önce sesimi yükselttiğim için özür dilerim.” Gerçekten özür diliyordu. Gözleri yerde, sesi alçak ve samimiydi. “Açıkçası çok şaşırdım,” dedim. “Normalde öyle sesini pek yükseltmezsin.” Sonra aklıma birden o gece geldi, duva

