"Hadi Çağrı. Ağaç oldum burada." Spor ayakkabılarımı giyinmiş girişteki bankta oturuyordum. Tam on dakikadır Çağrı'yı bekliyordum. "Geldim. Son dakika kaldırırsan beklersin." Dedi ayakkabılarını giyinirken. "Paslanmışsınız Çağrı Bey. Nerede üç dakikada hazırlanmalar. Sen bir hafta benle kal bak nasıl hızlanıyorsun. Babam bu hallerini görmesin." Dışarıda buz gibi bir hava vardı. Önce tempolu yürümeye başladık. Çağrı yine duygusal haline bürünmüştü. Kalabalıkta duygularını bastırıyordu. Kafası dağılıyordu. "Polonezköy'e gideceksiniz demek. Bende Leman ile takılacağım. Sevgilisiyle tanıştıracakmış." Yüzümü buruşturdum. "Yakında o da aşk acısı diye kıvranır." Çağrı şaşırmıştı. Kaşlarını çattı, "Neden öyle dedin?" Alper'le tanıştığında ne demek istediğimi anlayacaktı. "Anlarsın." Artık

