KAĞAN, Rotorların çıkardığı kulak sağırlaştırıcı gürültü, intikal helikopterinin gövdesini titretirken zihnimdeki tek bir sese odaklanmıştım: Aybüke’nin kapı eşiğindeki o buğulu bakışına. “Döneceğim ve o yüzük parmağına takılacak.” demiştim. Sözüm sözdü. Bir JÖAK tim komutanı olarak sahadaki binlerce tehlikeyi göğüsleyebilirdim ama bu kez geri dönmek, sadece bir askerî zorunluluk değil, kalbimin yarısını bıraktığım o eve yeniden kavuşma iradesiydi. Kabinin loş kırmızı ışığında, Siyah Kurtlar timim tam teçhizat oturuyordu. Yüzlerinde maskelerimiz, ellerimizde piyade tüfeklerimiz vardı. Her birinin gözünde aynı kararlılık okunuyordu. Bu tim, Türkiye’nin, hatta sınır ötesi birçok zorlu coğrafyanın, en imkansız operasyonlarının altından kalkabilecek özel bir birleşimdi. Biz sadece asker değ

