O iğrenç hastane kokusu yine burnuma geliyordu. Ahmet'in kokuşmuş çoraplarını koklamayı hastane kokusuna tercih ederdim. Elimin üzerinde bir el hissediyordum. Gözlerimi yavaşça araladım. Işık o kadar fazlaydı ki gözümün ışığa alışması için bekledim biraz. "Arya?" Ateş'in harika ötesi sesiydi bu. Gülümsedim. Gözlerimi aralayıp ona baktım. Korkmuş görünüyordu. "İyi misin güzelim?" Kafamı olumlu anlamda salladım. Mehmet amca ve annem de buradaydı. Annem gayet sakin görünüyordu. Yavaşça ayağa kalkıp yanıma geldi ve saçlarımı öptü. "Bizi çok korkuttun küçük hanım." Sanırım anneme sakinleştirici vermişlerdi. Sahi ne olmuştu bana? En son hatırladığım telefonu fırlatışımdı. Neden fırlatmıştım peki? Selen teyze... Göz yaşlarım yeniden yanaklarımdan aşağı süzülürken annem panikle yüzümü avucunun

