Bölüm 9

1086 Words
Biraz sonra kapı açılıp içeriye elinde küçük bir heybeyle Reyhan girdiğinde, Gülcan yandaki kapılardan birini açtı ve geçmem için çekildi. "Sen burada üstünü çıkar, kenardaki havlulardan üstüne sar ben de suyu hazırlayayım. Reyhan seni kapıda bekler." beklemese şaşardım. Göz devirme isteğime zoraki engel olup açtığı kapıdan içeriye girdim. Reyhan da arkamdan girip, elindeki heybeyi oturma alanının üstüne koyup bana gülümseyerek çıktı ve ardından kapıyı da kapattı. O çıkar çıkmaz heybeyi açtım ve en üstte duran hemen hemen istediğime yakın olan keseyi elim aldım. Onu kenara koyup heybenin içindeki kıyafetleri de çıkardığımda hızla soyunmaya başladım. Bahçeden çaldığım kıyafetleri çıkardığımda kendi kıyafetlerim kalmıştı üstümde. Ama artık onları üzerimde tutmazdım çünkü kızların giydiği kıyafetlere bakınca yakası açık, kolları dirsekten tül ve açık olan bildiğimiz dönem dizisi kıyafetleriydi. Benimse üzerimde siyah boğazlı kazak, hemen üstünde deri ceketim ve altımda kot pantolonum vardı. Yani o kıyafetlerin altına kendiminkileri giyinemezdim. En doğrusu kıyafetlerimin hepsinden kurtulmaktı. Hızlıca kendi üstümdekileri de çıkardığımda, kendi kıyafetlerimi çaldığım kıyafetlerin arasına iyice saklayıp heybenin içine koydum. Kazağımı çıkarmadan önce içine sakladığım silahlarımı, kimliğimi falan Reyhan'ın getirdiği kesenin içine doldurup, ağzını iyice sıktım ve raflardaki havluların arasına sakladım. Belimdeki kemerimi de aynı yere sakladıktan sonra iç çamaşırlarımı da çıkarıp, yeni gelen kıyafetlerin yanına koydum, onları tekrar giyinecektim. Zira burada sutyen olduğunu pek sanmıyordum. Raflardaki havlulardan birini vücuduma sarıp, saçımdaki tokayı da çıkarıp bileğime taktım ve etrafı son bir kez kontrol edip kapıyı aralayarak dışarıya çıktım. Çıktığımı gören Reyhan sırtını yasladığı duvardan doğruldu ve gülümseyerek bana baktı. "Ben hazırım." aferin Gonca, kız görmüyor sanki hazır olduğunu. Benim konuşmamla gülüşü büyüyerek başını salladı ve tam karşımızdaki kapıya doğru yürüdü. "Bu taraftan." dediğinde peşine takılıp ben de girdiği kapıdan girdim. Tahmin ettiğim gibi gerçek hamam burasıydı. Gülcan da benim gibi soyunmuş ve havluya bürünmüş bir su teknesinin yanında bekliyordu. Ben ona yaklaşırken Reyhan geri de durmuş ve bekleme pozisyonu almıştı. Gülcan'ın yanına gittiğimde eline aldığı bir tas suyu bana doğru döndürmüştü ki, onu elimle durdurdum. "Teşekkür ederim ama kendim yıkanabilirim." deyip elindeki tası aldım ve başımdan aşağı döktüm. Her ne kadar bir duş başlığı kadar hoş olmasa da bu da idare ederdi. Gülcan, "Ama-" diye itiraz edecekken onu, "Lütfen!" diyerek susturmuştum. ****** Beni iliklerime kadar rahatlatan hamam sefasından sonra giyinme için kıyafetlerin bulunduğu odaya girdim. Kurulandıktan sonra çamaşırlarımı üzerime geçirdim ve gelen kıyafetleri incelemeye başladım. Dört parçadan oluşan kıyafetlere baktığımda nasıl giyineceğimi bir türlü anlamamıştım. Havluyu tekrar vücuduma sardım ve kıyafetleri elime alarak odanın kapısını araladım ve karşımda bekleyen Reyhan'a gözlerimi diktim. "Bunları nasıl giymem gerekiyor?" sorumu duyduğunda kahkaha atmamak için kendini sıktığını buradan bile anlayabilmiştim. Ne vardı bunda gülecek, herkes bilmek zorunda mıydı? "Bu ikisi yatarken giymen için," deyip elimdekilerin ikisini kendi eline aldı. "diğer ikisi de gün içinde giyinmen için." dediğinde elindeki kıyafetleri alarak odaya yöneldim. Kapıyı kapatacakken Reyhan'ın hâlâ gülen suratına bakıp göz devirdim. "Gül gül, içinde kalmasın." deyip kapıyı suratına kapattım. Kapının ardından kıkırtı sesleri geliyordu. Başımı iki yana sallayıp işime döndüm. Gecelik olarak giyinmem gerekenleri giyinip, havluların arasına sakladığım keseyi ve kemerimi aldım. Keseyi açıp her ihtimale karşı içini tekrar kontrol edip ağzını sıkıca bağladım ve üzerimdeki geceliği yukarıya kaldırıp, çıplak bacağımı orta çıkardım. Daha rahat sarabilmek için oturma alanına bacağımı boylu boyunca uzattım ve kemeri altından geçirip üstüne keseyi koydum. Kemeri bacağımın ve kesenin etrafında bir kaç tur sarıp, keseyi iyice bacağıma yapışık hale getirdim. Ayağa kalkıp üzerimi düzeltip herhangi bir sıkıntı olup olmadığını kontrol ettim ama neyse ki bir sıkıntı yoktu. Kendi kıyafetlerimi koyduğum heybe midir, bohça mıdır neyse, onu açıp, botlarımı da içine koydum ve ağzını sıkıca bağladım. Yarın için giyeceğim kıyafetleri de bohçayla birlikte elime aldığımda nihayet hazırdım. Kapıyı aralayıp çıktığımda çaprazda kalan bir kapı da eş zamanlı olarak açılmış ve üzerinde benim gibi geceliği olan Gülcan dışarıya çıkmıştı. Reyhan garibim ise bizi beklemekten bir hal olmuştu anladığım kadarıyla. Çünkü biz çıkar çıkmaz yüzünden 'hele şükür' ifadesi resmen okunuyordu. Geldiğimiz koridora çıktığımızda derin bir nefes aldım, hamamın havası basmıştı iyice. "Eee kızlar, sizin yolunuz nasıl düştü saraya?" iki yanımda yürüyen kızlara teker teker bakmıştım sorumu sorarken. "Ben Acem diyarındanım, babam tüccardı. Bir gün onun kervanıyla birlikte yola çıkmışken eşkıyaların baskınına uğradık. Babamı öldürdüler, beni de esir pazarında sattılar. Annemle kardeşlerim ne haldeler bilmem. Bir daha ne gördüm ne de haber alabildim." Reyhan'ın söyledikleriyle eş zamanlı olarak gözlerine oturan hüzün içime dokunmuştu. Hikayelerde okuduğumuz, filmlerde, dizilerde izlediğimiz o hayatların gerçekten başına gelen birilerinin olması, üstelik o kimselerin şimdi yanı başımda olması tüylerimi ürpertiyordu. Kendini anlatma sırası Gülcan'a gelince gözlerimi ona diktim. Yüzüme yalın bir gülümsemeyle baktı. "Ben devşirme olarak geldim." dediğinde kaşlarımı çatarak yüzüne baktım. "Nasıl yani?" diye mırıldandım. Devşirmenin ne olduğunu bilsem de, onların benim bunu bildiğimden haberleri yoktu. Üstelik birebir yaşayan birinden duymak, okumaktan daha keyifliydi. Taşlık diye tahmin ettiğim yere geldiğimizde sıra sıra dizilmiş yer yataklarını ve bizimle bir örnek giyinmiş kızları görünce kendimi bir an kız yurdundaymışım gibi hissettim. "Şöyle ki, Trabzon'da yaşayan Rum bir ailenin kızıydım. Bir gün devlet görevlileri kapımızı çaldılar ve aileme beni sarayda eğitim görmem için verip vermeyeceklerini sordular. Ailem de beni vermek isteyince... işte yıllardır buradayım." Gülcan konuşarak, yan yana dizilmiş üç yatağın önüne geldiğinde eliyle bana kenardakini gösterdi ve o da ortadakinin üzerine oturdu. Biz otururken Reyhan da üstünü değiştirmek için yanımızdan ayrılmıştı. "İstersen eşyalarını oraya koyup, kilitleyebilirsin." diyerek her yatağın baş ucunda bulunan küçük dolapları gösterdiğinde teşekkür mahiyetinde gülümseyip, elimdeki heybeyi ve yarın giyineceğim elbiseyi dolaba koyup kilitledim. Anahtarı da alarak ucundaki küçük ip sayesinde sutyenimin kol askısına bağlayıp içime sarkıttım. Eşyalara bir şey olması korkusundan çok, olası bir kurcalama sonucunda kendi kıyafetlerimi görürlerse nasıl açıklayabileceğimi düşünmek istemiyordum açıkçası. Gülcan'ın dikkatle hareketlerimi izlediğini fark ettiğimde ilgisini başka yere çekmeye çalıştım. "Ailen seni isteyerek gönderdi öyle mi?" bir tarih sever olarak işleyişin nasıl olduğunu bilsem de, üzerimdeki ilgiyi en kolay soru sorarak dağıtabileceğimin de bilincindeydim. "Evet, buradaki çoğu kızın durumu böyle. Reyhan gibi köle olarak gelenlerin sayısı çok az. Burası hanedan mensuplarının yaşadığı yer olduğu gibi, bir mektep de aslında. Kızlar küçük yaşta ailesinin izniyle saraya getirilip burada eğitim görür. Daha sonra yaşı yaklaşanlar için münasip kısmetler bakılmaya başlanır. Beyler, paşalar gibi. Bazılarımız da Hünkarımız ve şehzadelerimiz için hazırlanırız." diye bir solukta anlattı. "Peki ya yaşı geldiği hatta geçtiği halde evlenemeyenlere ne oluyor?" bu konuyu gerçekten bilmiyordum. "Onlar da çekip çevirmekte maharetliyse eğer, haremde kalfalık yaparlar. Yok buna da mahareti yoksa saraydan çıkarılıp, kendisine tahsis edilen evde küçük de olsa bir maaşla yaşamaya başlarlar." dediğinde anladığımı belli eden bir mırıltı çıkardım. Tam o sırada Reyhan da gelince Herkes kendi yatağının içine girdi. Ben de yorganı açıp gireceğim sırada açılan bacağım ve on değen dikkatli bakışları görmezden geldim. Çünkü açılan bacağım keseyi sardığım bacağım değildi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD