Hızlanan adımlara eşlik ederek söz konusu evin önüne geldiğimizde, etraftaki meşalelerin küçük ışıkları sayesinde görebildiğim kadarıyla bir araba ve etrafına konuşlanmış birkaç asker bizi bekliyordu. Doktor adımlarını hiç duraksatmadan arabaya bindiğinde ben de arkasından binmiştim. Karşılıklı iki oturağın birine o oturunca, ben de karşısına oturmuştum. Dışarıdan Esat Ağanın askerleri yönlendirme sesi gelse de onu umursamadan Doktor'a baktım. "Daha önce konuştuğumuz konu vardı ya..." deyip bir süre anlamasını bekledim. Alnı anlamadığını belirtircesine kırışınca derin bir nefes aldım. "Saraydaki kızlar..." yüz ifadesi değişince neyden bahsettiğimi anladığını fark ettim. Bu sırada at arabası da hareket etmeye başlamıştı. "Bir iki güne sana bir haber göndereceğim. O zaman saraya gider

