O gün güneş, yaz ortasında her zamankinden daha öfkeli parlıyordu. Şehir nemliydi, insanlar aceleciydi. Ama İrem' in ayakları kararlıydı. Üzerinde sade bir keten elbise, omzunda solmuş bir çanta vardı. Gözlerinde yıllardır susturduğu cümleler, kalbinde ilk defa yüksek sesle konuşmak için çarpan bir korku... Atahan ’ın ofisinin bulunduğu o yüksek binaya yürürken defalarca geri dönmeyi düşündü. Ama artık dönmek istemiyordu. Bu sadece Tanem için değil, kendi geçmişi, kendi suskunluğu için de gerekliydi. Artık bildiği şeyleri susarak devam etmek istemiyordu. Bunu kendi için yapamamıştı ama şimdi Tanem için başlayacaktı. Sekreterin şaşkın bakışları arasında ofise yönlendirildiğinde Atahan, masasının başındaydı. Gömleğinin kolları dirseklerine kadar sıyrılmış, gözleri önündeki dosyalara gömül

