38.

1651 Words

Gökay; Bavulumu kapının yanına indirdikten sonra sırt çantamı çıkarıp salona girdim. Pamir resim çiziyordu. Maraz dalgın bir şekilde yere bakıyordu. "Maraz?" seslendiğimde duymadı. Yanına gidip dürttüm. "Hı? Gökay?" "Kardeşim bu ne hal? Dalmışsın?" kafa salladı "Uykusuzum." "Diğerleri hala uyuyor mu?" "Uyuyor. Deniz zaten sabaha karşı geldi." "Neredeymiş?" "Bilmem. Sormadım ama eşofmanları üzerindeydi." "Hakan nerede?" aşağı gerinerek inen Hakan'a döndük. "Çok uykum var. Tüm gece Gözde'yle nasıl barışacağım hakkında plan yaptım." "Sonuç?" "O lavuğa döve döve onu dövmediğimi söyleteyim diyorum." güldük. "Oğlum mal mısın? Olur mu öyle şey?" "Ne yapayım aklıma başka bir şey gelmedi." "Git kıskançlık yaptığını söyle." "Olmaz söylersem kıskandığımı anlar ve beni delirtir." "O zaman başka bir ş

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD