20 Kasım/ 20:20 "Renat..." "Yenge kalk!" "Renat kalk hadi!"dedim ellerimi göğsüne vurarak. "Mert çekil!... Renat ölme ne olursun..." Diye yalvardım. Böyle gitmeye hakkı yoktu. "Yenge!" "Kapatma zümrüt gözlüm, kapatma o gözleri lütfen!" diyerek avuçladım yanaklarını. "Lütfen!" Aniden belime dolanan kollar beni havaya kaldırdığında, çırpınmaya ve çığlık atmaya başladım. Ancak Mert beni salondan adeta kaçırırmış gibi çıkardı. "Bırak beni! Nereye götürüyorsun?" "Güvenli bir yere."dedi Mert sanki ben omzunun üzerinde değilmişim gibi. Başımdan kayan tacın yere düşüşünü gördüm. Tıpkı Renat'ın düştüğü gibi. "Saçmalama! Bırak beni! Onu görmek istiyorum!" Buna bile iznim yoktu. Ben birilerinin beni korumasını istemiyordum ki, ben ölmek pahasına onun yanında olmak istiyordum. "Bırak!"

