FERMAN Arjin’in yüzündeki o endişe, göğsüme saplanan bir hançer gibiydi. Ne kadar güçlü görünmeye çalışsam da, onun gözlerindeki korku beni darmadağın ediyordu. Elini tuttum, avuçlarındaki ince titremeyi hissediyordum. “Berzah ve Nazan kaçırıldı,” dedim neredeyse fısıltıyla. Dudaklarım kurumuştu, sözcükler ağzımdan dökülürken bile inanmak istemiyordum. “Maskeli bir grup tarafından.” Arjin’in gözleri büyüdü. Sanki gözbebekleri karanlık bir boşluğun içine çekilmiş gibiydi. Yatakta hızla doğruldu, nefes nefese kalmıştı. “Ne? Nasıl olur bu? Kim yaptı bunu?” Sesinde hem şok hem de kızgınlık vardı. Başımı iki yana salladım. “Bilmiyorum… Ama Sami takip ediyor. Şu an terk edilmiş fabrika bölgesine gidiyorlarmış.” Daha sözüm bitmeden, Arjin’in ayakları yere değmişti bile. Yorganı fırlatıp, te

