ARJİN Aradan haftalar geçti. Ne Berzah’dan ne de Nazan’dan tek bir haber aldık. İlk günler hep tetikteydim, her an kapımıza dayanacaklar, yine bir oyun çevirecekler diye korkuyordum. Ama sessizlik... Uzun zamandır ilk kez bu kadar sessizlik vardı. Bu sessizlik bana huzur verdi. İçimden, “Nihayet vazgeçtiler, artık bize bulaşmayı kestiler” diye düşündüm. Sabahları Ferman’ı işe yolcularken içimde garip bir mutluluk oluyordu. Onu kapıda uğurlarken dudaklarımı dudaklarına bastırdım, “Dikkat et kendine,” dedim. O da saçlarımı okşayıp, “Sen de güzelim, anneme göz kulak ol,” diye fısıldadı. Onu gülümseyerek gönderdim. Arabası uzaklaşırken derin bir nefes aldım. Mihriban anne içerideydi. Onun bakımı artık benim en büyük sorumluluğumdu. Sadece Ferman için değil, kendim için de. Çünkü bu kadının

