METEHAN Evde tek başıma kaldığım o akşam, duvarlar üstüme üstüme gelmeye başlamıştı. Doğa, Deniz’le beraber eski arkadaşlarına gitmişti. Özcan da iş için bir iş adamıyla buluşmaya çıkmıştı. Konak koca bir boşluğa gömülmüş gibiydi. Sessizlik, içimdeki bütün düşünceleri daha da yüksek sesle bağırıyordu. Arjin’in yaşadığı acılar, Ferman’ın göze aldıkları, Nazan ve Berzah’ın pis oyunları… Hepsi beynimde uğuldayıp duruyordu. Ayağa kalktım, ceketimi aldım. Aynada kendime kısa bir süre baktım. Yüzümde yorgunluk, gözlerimde öfke… Ama aynı zamanda da bir bıkkınlık vardı. “Yeter artık,” dedim kendi kendime. “Bir akşam da olsa bu pislikleri düşünmeyeceğim. Konaktan da, kavgadan da, o uğursuz isimlerden de bıktım. Biraz kafa dağıtacağım.” Arabamın direksiyonuna geçtiğimde nereye gideceğimi bilmiyo

