ARJİN Odamıza çıktığımızda Ferman’ın yüzündeki gerginliği hemen fark ettim. O her zaman güçlü, kendinden emin durmaya alışkındı. Ama bu gece… bakışları donuktu, kaşları çatık, dudakları sanki istemsizce kenetlenmiş gibiydi. Yavaşça arkasından yanaştım. Omuzlarına ellerimi koydum, parmaklarımla gergin kaslarını ovmaya başladım. “Ferman?” dedim alçak bir sesle. “Sorun ne? İyi görünmüyorsun sen de… Anlat bana.” Derin bir nefes aldı, başını geriye yasladı. Gözleri tavana dikilmişti. “Şu Nazan ve Berzah’ı alıkoyan adamı araştırıyorum günlerdir,” dedi dişlerinin arasından. “Ama hiçbir halt bulamıyorum. Sanki yer yarıldı da içine girdiler. Bu yüzden sinirlerim bozuluyor.” Sözlerindeki öfke kadar çaresizlik de canımı yaktı. Yanağına doğru eğildim, yanağını okşadım. “Ama eninde sonunda bulursun

