Elim yavaşça belimdeki silaha gittiğinde dikkat ederek alıp çıkartırken yandaki genç çocuk ve kadın bana baktı . Kadına dönüp " Sakin olun askerim " dediğimde kadın da bana dönüp silahını çıkardı .
Hemen sonrada hafif bir sırıtışla " Sakin olun polisim " dediğinde güldüm . Birbirimize gülümseyerek bakarken şerefsizlerin ne kadar şansız olduğunu anladım . Yani o kadar uçak varken 1 askerin ve 1 polisin olduğu uçağı mı seçmişlerdi ?
Silahımı hızla koltuğun altına uzatıp bacağımla koltuğun arasına sıkıştırıp saklarken kadında aynısını yaptı . Silahı bacağımızla tutuyorduk ve gizliyorduk . Benim gördüğüm kadarıyla 5 kişilerdi adamlardan biri valiz bölümüne gitmişti . 1 ide pilotların bölümündeydi . Ben hızlıca telefonumla albaya ve başkana durumu bildirirken yanımdaki polis te plan yapıyordu . Ben haber verdikten hemen sonra telefonumu kapatmıştım . Adamlardan birinin telefonu çaldıktan sonra hafif öne gidip konuşmaya başladı . Arkadı dönük olduğu için dudaklarını okuyamıyordum . Bir süre konuştuktan sonra arkasını döndüğünde küfür edip telefonu kapatmıştı .
Buraya doğru gelirken sinirle elindeki silahı sallıyordu . Herkese göz gezdirdikten sonra " Burada bir tane asker varmış . Ortaya çık bakalım . " dediğinde kaldım . İçimden küfretmeye başlarken etrafı süzüyordum .
Beni nerden öğrenebileceğini düşünüyordum ama aklıma aklıma hiçbir şey gelmiyordu . Yanımdaki polise döndüğümde susturucu olup olmadığını sordum . Olduğunu söylediğinde sevinmiştim . Normalde ne kadar TSK personeli olsakta silah veya sustucu taşımazdık yanımızda . Özellikle ben yanıma almazdım ama bugün alacağım tutmuştu . Susturucuları silahlara taktığımızda hazır bir şekilde adamlara bakıyorduk . Ben yanımızdaki çocuğa dönüp " Adın ne bebeğim senin ? " dediğimde korksada belli etmeden " Metin " dedi sonra yanımdaki kadına dönüp " Anne kendine dikkat et tamam mı ? " dediğinde güldüm .
Saçını karıştırarak " Merak etme annene bir şey olmasına izin vermem ayrıca annen de çok güçlü biri . O bir kahramın bunu unutma Metin . Senden istediğim bizim çıkmamızla senin koltuğun altına saklanman ve ne olursa olsun biz söyleyene kadar çıkmaman tamam mı ? " drdiğimde annesine baktı .
Polis kadın güven verircesine gülümseyip " Çok haklı ablan . Anladın bizi değil mi ? " dediğin kafasını sallayarak koltuğun altına saklandı . Adamlardan biri bir çocuğu alıp kafasına silah dayayınca birbirimize bakıp onay aldık . Ben el hareketlerimle 3 adamdan 2 sini alıp 1 ini ona verdim . O arkadaki bir teröristi vururken ben önce çocuğa silah doğrultanı tam kafasından yanındakini de aynı şekilde alnının ortadından vurmuştum . İnsanların çoğu küçük çığlıklar atarken sesizce susturduk . Sakinleştirdiğimizde polisi pilotların olduğu kabinin önüne gönderdim ben gelene kadar ses yapmamasını istedim .
Bagaj bölümündeki şerefsizi almak için gittiğimde adam bir bavulun içindeki bombayı etkinleştirmeye çalıştığını gördüm . Bir de etkinleştiremeyip etkinleştiremediği için küfrediyordu . Aslında bombanın yanındaki kabloyu yerine bağlasa bomba etkinleşicekti . Hızla kafasına silahı doğrulttuğumda " Sessizce kalk " dedim . Adam titreyerek kalkarken "Dediklerimi eksiksiz yaparsan beynini dağıtmam . Tamam mı ? " dediğimde cevap gelmeyince silahı kafasına bastırarak " Anladın mı lan beni ? " dedim . Titreyerek " Anladım " diyen iti içeri yönlendirdiğimde pilot kabininin önüne getirdim . Sessizce " İçerdeki adamı bir sorun olduğunu üstünüzün aradığını ve onunla konuşmak istediğini söyleyip dışarı çağırıcaksın . " dediğimde kafasını salladı . Polisle ben kapının iki kenarına geçtiğimizde adam " Abi başkan aradı bir sıkıntı varmış seni soruyor " dediğinde içerdeki adamdan ses gelmedi biz birbirimize bakıp tam adama bişey diceğim zaman kapı açıldı adam buraya doğru bakarken ben hemen adamı içeri çekip eline dizimle vururken aynanda üstende elimle vurdum ve silahı yere düşürdüm . Adamın kafasını hemen duvara çarptığımda acıyla inledi . Polise baktığımda onunda diğerinin bir şey yapma ihtimaline karşı onu tuttuğunu gördüm . Göz göze geldiğimizde kafasıyla içeriyi işaret etti . Bende karşılık olarak kafamı sallayarak içerdeki kişilerle uğraşıp sakinleştirmek için adamları bayıltarak paket ettik . O içeriye giderken bende pilot bölümüne girdim .
Pilota baktığımda düz kahve saçları geriye doğru taranmış bir şekilde ela gözleriyle bana baktıpını gördüm . Tam emin olamasamda bana bakan liseden bir arkadaşım olduğunu düşünüyordum . Çok benziyorlardı . Sorar bir sesle emin olmak için " Taha ? " dediğimde o da bana aynı şekilde " Aysima ? " diye karşılık verdi . Birbirimize şaşkınca baktıktan sonra o hemen geri önüne döndü . Kendimi toplayarak " İçerdeki adamlar paket sıkıntı yok içerde . Sizde her şey yolunda mı ? İstanbula geldik mi ? " dediğimde kafasını hafif sallayarak " Gelmek üzereyiz birazdan inişe geçicem . Koltuğa oturup tutun sen ne olur ne olmaz . " dediğinde kafamla onaylayıp öndeki hostes koltuğuna oturdum .
Uçak iniş yaptıktan sonra camdan baktım . Etrafta ambulans ve polis özel harekatlar vardı . Kapıyı açmadan önce Taha nın " Aysima bu hafta kesinlikle buluşalım . Eski ekipten bir kaç kişi gelicek . " dediğinde kafa sallayarak " Mesaj atarsın " dedim . Polis kadınla birlikte uçaktan yerdeki adamları da tutarak indik . İndiğimizde etrafta polis özel harekatlar vardı . Ben ve adını bana çıkmadan söyleyen polis Alev dışarı çıkarken ben asker olduğumu söyleyerek adamları yere attığımda etrafımı polis özel harekat sardı . Yerdeki adamları birileri alırken Alev e bir yüzbaşı sarılıyordu . Diğer tim içeri girerken ben ne diyeceğimi düşünüyordum . Çünkü beni dinliyor gibi gözükmüyorlardı . Ayrıca kimliğimde uçaktaydı . Şuan Alev bir şey dese dicem ama onlar şuan hasret gidermekle meşguldüler . Normalde görev bitmeden sarılmamalıydı ama galiba Alev için çok endişelenmişti . Alev e bakıp bir de etrafıma baktım . Elimdeki silahı düzgün bir biçimde tutup ateş etmeyeceğimi gösterdin . Alev e dönüp " Alevvvv şimdi anladım özlediniz korkutunuz da önce sevgiline ya da eşine her kimse etrafımdakileri çekmesini söyler misin ? Çünkü hani ben askerim ya . Sanki terörist gibi bakıp silah doğrultmazlarsa sevinirim " dediğimde Alev bana bakıp adamın kollarından çıktı .
Bana bakıp " Uppsss . Özür dilerim kız " diyip adama bişey dediğinde adamda kulaklığına bir şey dedi . Bu hamlesiyle etrafımdakiler açıldı . Rahat bir nefes alırken uçağa yenifen binip Metin i çıkardım . Çantamı da alıp çıktım . Metin hızla yüzbaşıya gördüğü gibi koşarak " Baba " diye bağırdı . Bu şekilde evli olduklarını anlarken yanlarına gittim . Silahımın ucundaki susturucuyu çıkarıp çantama attım . Güvenliği kapatıp belime taktım yine . Çantamdan kimliğimi çıkarıp gösterdiğimde kafasını sallamıştı . Bende Alev le sarıldıktan sonra giderken Alev arkadan bağırdı . " Aysimaaaa " dediğinde ona döndüm . Elindeki kağıdı bana uzatıp " Bu benim numaram . Sana en başta şüpheyle yaklaşmıştım kusura bakma . Mesleki bir şey. Bilirsin zaten " dediğimde kafamı salladım elindeki kağıdı alıp telefon kılıfımın arkasına koydum . Ona tekrar sarılıp havalimanından çıktım .
Bir günde aksiyonsuz geçse ne olurdu acaba . Tabi bu mesleğimin getirisiydi . Kendim bunları bilerek olmak istemiştim . Havalimanının taksilerinden birini çevirip bindim . Adresi verdikten sonra göğsümün ağrıdığına farkettim . Büyük ihtimal zorlamıştım . Tabi olaylar olaylar .
Evin önüne geldiğimizde teşekkür edip indim . Telefonuma bakmak yeni aklıma geldiğinde hızla çantamdan çıkarttım . Baktığımda Berenden bir sürü çağrı ve mesaj vardı . Aradığımda hiç beklemeden açmıştı . Demekki benim onu aramamı bekliyormuş . Endişeli bir sesle " Aysima ne oldu ? Uçağı teröristlerin ele geçirildiği filan söylendi . Sen iyi misin ? " dediğinde göz devirdim . " Beren haberleri izlemişsin yaralanan olmadığını biliyorsun . Daha neyi soruyorsun aşkım . Söyle yani neyi merak ediyorsun " dediğimde kıkırdadı . " Tamam be merak ettim . Uçağın içeride yolcu olan bir polis memuru ve asker tarafından güvenliğinin alındığından bahsetmişti . Adınız verilmesede ünlü oldunuz . Herkes sizi kahraman olarak ilan etti . Yine iyisin heeee " dediğinde onunla birlikte güldüm . O da tabi hemen devam etti " Anlat bakalım ne oldu , bitti ? " dediğinde uçağa binmemden itibaren anlatmaya başladım . Bazı yerlerde küfretsedr çoğu yerde beni övmüştü .
Şimdi ise öyle mal mal kapıyı izliyordum . Kapıyı çaldığımda yüzleşeceğim şeye karşı kendimi hazırlıyordum. Beren sırf inadıma annemlere haber vermişti . Bütün aileyi toplamıştı . Kapı açıldığında içeri girdim . Pardon giremedim . Çünkü sarılan sarılanaydı . Kuzenlerim sarılırken birisinin bacağımı tuttuğunu farkettim . Oraya eğildiğimde halamın minik kızı Güneş le karşılaştım adı gibi sapsarı saçları vardı . Onu da bıraktığımda salona girdim . Girdiğim gibi de yüzüme terlik yedim . Kimin attığına baktığımda şaşırmadım . Anneannem terlik şovunu yapmıştı . O sırada yanıma gelip kafama vuran küçük halam Kübra ile göz devirdim . Yani ailedeki büyün güzellik ortalamasını almıştı . Baba tarafında tek beyaz tenli kızıl saçlı mavi gözlü kişiydi . Tamam bende çirkin değildim ama bu bütün çekinik genleri kendinde toplaması beni sinir ederdi hep . Bari boydan çekmeseydi . O da benim gibi 176 santimetreydi . Bari boyun kısık olsaydın haloşşş . Tabi 37 yaşında evde kalmış biriydi kendisi . Bu da ayrıca eğlendiriyordu beni . Hem sinirimi bozup hem eğlendirmesi de işin komik tarafı . Tabi ne kadar kavga edip didişsekte benim için bir taneydi .
Herkese sarıldıktan sonra Arın a baktım . Kolarını dolayıp çicek olmuş bir şekilde bana bakmıyordu . Bu çocuğun ergenliği ne zaman biticek acaba . Hızlıca gidip ona sarıldığımda o benden uzaklaşıp bahçeye çıktı . Tam arkadından gideceğim zaman yengemin dediğiyle olduğum yerde durdum . " Düzgün adam akıllı bir meslek yapsaydın çocuk da sana küsmezdi . Ben sana o kadar dedim . Dağda ne yapıcan ? O kadar erkeğin içinde orospular gibi ne yapıcan ? dediğimde beni dinleseydin bunlar olmazdı " dedi alaylı bir tavırla . Bu kadının tek derdi beni gömmekti . Her seferinde benim yerime gömülen o olsada akıllanmıyordu manyak kadın . Ortam gerilirken herkes suspus olmuş susuyordu . Normalde şuan annemler özellikle anneannem karşılık verirdi ama ben onlara öyle bir durumda kızıyordum . Çünkü kendim karşılık verebilirdim . Sakinleşmek adına derin nefesler alıp sakinleşmeye çalıştım . Ona bakıp sakin bir sesle " Yenge ben ve benim gibiler olmasaydı sen şuanda burada bu kadar rahat oturamazdın . Ayrıca bana dediğin orospu lafını duymadım sayıyorum " dedikten sonra ona yaklaştım ve kulağına " Çünkü senin yaptığın şeyleri de biliyorum ortaya dökmemi istemezsin dimi . Mesela amcamı aldattığını ortanca çocuğun zengin şirket sahibi olan ... dur bakim adı neydi " diyip düşünüyor gibi yaptım . Bu sefer hatırlamış gibi heyecanlı bir sesle " Heh . Engin YILMAZ evet Engin beyden olduğunu kimse bilsin istemezsin değil mi ? " diyip geri çekildiğimde yüzünün beyazladığını gördüm . Bana bakıp yavaşça kafasını salladığında " Sırf sana amcam ve kuzenlerim için şans veriyorum değerini bil " diyip kardeşimin arkasından çıktım . Aslında böyle bir şeye normalde susmazdım ama ortanca kuzenim zaten sorunlu bir çocuktu . Böyle bir kaos ortamında kalmaması için söylememiştim . Bir amcam hakkı olduğu için söylemiştim ama inanmamıştı bana ve o zamandan beri aramız kötüydü . İstesem kanıtlardım ama o bana inanmıyorsa bunun için uğraşamazdım .
4 gün sonra ...
Üstüme ne giyeceğimi karar verememiştim . Eski lisedeki sınıfla buluşacaktık bugün . En son karar olarak bej renginde bir kazak altına siyah bir etek giymiştim . Üstüme de yine bej rengi bir kaban giyinip saçımı açtım . Yüzüme de hafif göz ağılıklı bir makyaj yapıp çıktım . Buluşucağımız yer lisemizdi . Öğretmenlerimizle birlikte o zaman okuduğumuz sınıfta buluşmaya karar vermiştik . Herkes oturduğu yere oturacaktı . Sanki eskiyi hatırlayacak gibi . Ve ben biraz geç kalmıştım . Aslında şuan yetişebilirdim ama önce Arın ı okula bırakacaktım . Tek gidebilsede benim bırakmamı istemişti . Bende onu kırmamıştım . Arın ı okula bıraktığımda çıkışta da almaya geleceğimi sonra da sinemaya gideceğimiz hatırlattığımda gözleri parlamıştı . Unutmuş olmalıydı . Onu öpüp liseme doğru gitmeye başladım . Yolda giderken gördüğüm starbucks ile geç kalma şansım olmasını umursamadan girip kahve aldım .
Sınıfın önüne geldiğimde 4 dakika geç geldiğimi fark ettim . Umursamadan kapıyı açtığımda herkes bana baktı . Gördüğüm Şükran hocaya ve Ayşegül hocaya gözüm değdiğinde gülümsedim . Hızla gidip yerime oturduğumda sınıfta bir sessizlik vardı . Sınıfı incelediğimde herkesin olmadığını fark ettim . O zaman olan 30 kişiden 10 u yoktu şuan . Umursamayarak sessizliğe son vermek amacıyla " Hocam nasılsınız ? " diye sordum . İkiside iyi olduklarını söyledikten sonra sırayla herkesle konuşmaya başladılar . İstediğimiz mesleği kazanıp kazanmadığımız , şuan ne yaptığımız , hayatımızdan memnun olup olmadığımızı soruyorlardı .
Bende hem onları dinlerken hemde sıra arkadaşımı rahatsız ediyordum . En sevdiğim şeydi . Sıra arkadaşım Şevval i önce bir süzdüm . Eskisi gibi güzeldi . Kumral saçları , beyaz teni ve ela gözleriyle çok sevimli duruyordu . Özellikle istediği mesleği eline alıp beyin cerrahı olmuştu . Mesleğini anlatırken gözlerinin ışıldaması beni mutlu etmişti . Aramızdaki başı koparmasakta sık sık konuşamıyorduk . O zamanları kapatmak istercesine boş konulardan konuştuk . Güldük eğlendik . Hocaların bize döndüğünü hissettiğimde sıranın bize geldiğini anlamıştım . Ayşegül hoca Şevval e dönüp " Eee bakalım sen anlat şimdi bakalım Şevval " dediğinde kendimi eskisi gibi peteğe dayadım . Dışarda kar yapıyor olması huzur verirken petekte mayışmamı sağlıyordu . Şevval in konuşmasıyla ona döndüm . " Hocam ben hayatımdan gayet mutluyum . İstediğim gibi beyin cerrrahı oldum . Ne kadar zor bir meslek olsada bana o kadar huzur veriyor ki anlatamam . Zaten başkada anlatacak bir şeyim yok " dediğinde güldüm .
Bu sefer herkes bana döndüğünde Şükran hoca " Aysima hadi sende anlat bakalım ? " dediğinde yaşadılarım gözlerimin önünden geçti . Şükran hoca benim için bayağı uğraşmıştı . Sınıf öğretmenimiz olduğumdan dolayı hepimizle daha iyiydi . Özellikle biz Şevval le direk önlerinde oturduğumuzdan çoğu hocayla sohbet ederdik . Ama sınıfta en çok da beni severdi Şükran hoca . Ona bakarak sakin ve herkesin duyacağı bir sesle " Hocam ben hayatımdan çok mutluyum . İstediğim gibi asker oldum . Hayatım zaten oradan oraya giderek geçiyor " dediğimde arkadan Tuna " Yıllardır senden haber alamıyoruz Aysima . Neden ? " diye sorduğunda diğerlerinin de ilgisini çekmiş olmalı ki bana baktılar . Yani önce MİT e girmek için kendimi biraz insanlardan soyutlamıştım sonra 3 yıl bordo eğitiminden dolayı ortadan kaybolmuştum . O zamanlarda nefes almaya bile üşeniyordum . En son da zaten 1 yıldır görevdeydim ve yeni dönmüştüm . Tuna nın sorduğu soruya cevaben " Görevler çok yoğundu o yüzden " diye cevap verdim . Bu cevabımla herkes sessizleşmişti .
İşi çıkan Ayşegül hoca sınıftan çıktıktan bir süre sonra herkes kendi çevresiyle konuşmaya başladığında bende Şükran hocaya dönüp gülerek " Hocam Şevval hâla kara listede mi ? " diye sordum . Şevval hızla " Hocam değilim dimi ? " diye sordu endişeli sesiyle . Bu haline gülüp Şükran hocaya baktım . O da bana bakıp göz kırptıktan sonra " Evet Şevval kara listede Aysima . Hemde ilk sırada listenin " dediğinde ben gülmüştüm . Şevval in ise yüzü asılmıştı . Şükran hoca da bunu görüp " Kız Şevval şaka yaptım. " dedikten sonra bana bakıp " Dokunsam ağlayacak sanki " dedi . Onunla birlikte gülerken Şevval somurtuyordu . Onun bu haline kahkaha atıp ona sarıldım . Tabi sarılınca da kolunu ısırmayı unutmadım .
Arın ı almaya gelmiştim ve onu bekliyordum . Onu bellerken sıkıldığımdan telefonla uğraşmaya başlamıştım . Gelen Arın ın sesiyle oraya doğru ilerledim . Bir kaç arkadaşına beni anlatıyordu . " Benim ablam asker . Hem çok güzel hem de çok güçlü . Hepimizi koruyor . " dediğinde elimi omzuna attım . O bana bakarken ona göz kırpıp " Sizde çok yakışıklısınız Arın bey ." dediğimde hemen bana gülümseyip sarıldı . Arın arkadaşlarıyla vedalaştıktan sonra arabaya bindik . Alışveriş merkezine giderken Arın telefon ile ilgileniyordu . Eğlenceli bir şarkı açıp camları da açarak söylemeye başladım . Arın da bu halime kahkaha atıp video çekmeye başladı . Varana kadar deli gibi gülmüştük . Palyaçoluk yapmıştım ben çünkü .
Önce yemek yiyip sonra sinemaya girmiştik . Film bitmişti ama ben Arın ı sakinleştirmeye çalışıyordum . Sümüklü bir şey olmuştu . Burnunu silerken bir yandan da söyleniyordum . " Ya arkadaş bir de komedi filmine geldik . Bak dikkat et drama demiyorum komedi filmi diyorum Arın . Yani nasıl hüzünlü bir sahne gördün acaba . " dediğimde o da kıkırdamaya başlamıştı. Neyse çocuğu hayata döndürdüğümüze göre artık eve gidebilirdik . Onu kolundan tuttuğum gibi sürüklerken arabaya bindirdim . Yine şebeklik yaparak döndüğümüzde evde yorgun olduğumu söyleyip kendimi odama attım . Rahat yatağımda yatarken uyuya kaldım .
3 gün sonra ...
Uçaktan inip Hakkari yeniden ayak bastığımda havayı içime çektim . İstanbulda olduğum süre çok sıkıcıydı . Tabi aksiyon olmayınca sıkıcı gelmesi çok normaldi . Yengemle kavgadan sonra bir olay olmamıştı . Ama Arının gönlünü almak çok zor olmuştu . Ayrıca 1 yıldır konuşmadığım bütün arkadaşlarımla buluşup konuşmuştum . Tahalarla da buluşmuştuk . Taha nın Hakkari ye ailesinin yanına taşınıp burada çalışıcağından bahsetmişti laf arasında . Beyzayla da buluşucaktım ama yurtdışına tatile gittiğini söylemişti . Bende ona olanları özet geçip artık Hakkari de olduğumu söylemiştim . Bunun üstüne döndüğünde bana sürpriz yapıcağını söylemişti . Yapacağı sürprizden korksamda ses etmemiştim .