Donup kaldım. Herkes kendi derdine düşmüştü. Annem ve babam hasta ve baygındı. Ayşe annemde bayılmıştı. Ferhat olduğu yerde sesi bile çıkmıyordu. Ben hastanede boğulduğumu hissettim. Kendimi dışarı adımlarken buldum. Ruhsuz, duygusuzdum. Bilinçsizce gidiyordum. Nereye gittiğimi bilmeden... Gökyüzüne baktım. Güneş tepemde beni kavururken vücudum soğuk ter atıyordu. Damarlarımdaki kan soğuk geçiyordu. Ben şimdi ne yapacaktım? Aklımda hep sorular... Ferhat ile ben bir birimize baktıkça hep o kadın gözümüzün önüne gelecekti. Ne birlikte mutlu olabiliyorduk, ne de ayrı kalabiliyorduk. Lanetlenmiş gibiydik. Ağlayacak bile dermanım kalmamıştı. Gücüm tükenince yol kenarındaki otobüs durağında oturdum, soluklandım. Telefonumun sesine kendime geldim. Cebimden çıkarınca Barış arıyordu. Açtım. Sad

