3 . BÖLÜM - ANLAŞMA
" YAĞIZ - DURU "
“ O gri gözleri ile gözlerimi hapseden , baharları andıran kokusu ile aklımı başımdan alan kız değil mi ?
Sanki adım attığım her yerde o da var bu kadar çok karşılaşıp ta adını bilmemem ne garip . ”
Kendi kendime bu olanlara gülümsedim ama gülümsemem kısa sürdü . sanki bir şeylerden kaçar gibiydi hem korkak , hem ürkerek arkasına bakmadan tüm gücüyle koşuyordu sanki . Arkasına doğru bir bakış attım . Birkaç insanın arasından sıyrılarak koşan bir adam gördüm bir eli ile bacak arasını yokluyor bir eli ile de koşan kıza kol hareketleri ile tehditler savurur gibi fevri hareketler yapıyordu .
O an kendime hakim olamayıp arabanın yanından ayrılıp benden birkaç metre ötede koşan adamın önünü kestim . Beni sinirli bir şekilde kenara savurmaya çalıştı ama buna izin vermedim .
“ Çıksana lan önümden dingil . ”
Diyerek tekrar beni kenara savurmaya çalışınca sinirlerime hakim olamayıp suratına bir yumruk savurdum . Yumruğun şiddeti ile sırt üstü yere savruldu . Yanımızdan geçen birkaç kişi çığlık atarak olayın şoku ile oradan uzaklaştı . Kendini toparlayıp
“ sen de kimsin lan ? . ”
Diyerek bir hışımla ayağa kalkıp yumruk vurmak için hamle yaptı ama yediği yumruğun etkisi ile sendeledi ve savurduğu yumruktan kolay bir hamle ile geri adımlayarak kurtuldum . Erhan ın yakasından sıkıca tutarak kendime doğru çektim ve ,
“ – O kızın peşinden niye koşuyorsun ne istiyorsun o kızdan ? ”
Erhan ,
“ Sanane lan , sen kim oluyorsun da karışıyorsun ha ? kimsin lan sen . ? ” Diyerek tersledi .
Sinirden delirmemek için kendimi zor tuttum ,
“ – Bir daha seni o kızın yanında , etrafında görürsem gebertirim şimdi defol git ezmeyim ayağımın altında . Defol! ”
Erhan’ı yakasından tutup geriye doğru iterek savurdum . Birkaç adım geri atarak sendeledi ama düşmedi .
“ – Bu iş burada bitmedi oğlum sen göreceksin ” diyerek ters ters bakışlar atarak koştuğu yönün ters istikametine doğru arkasına kısa kısa bakışlar atarak uzaklaştı .
Adamın gittiğini görünce arkasını dönerek duru ' nun gittiği yöne doğru baktım ama duru görünürde yoktu . Arabama doğru hızlı adımlarla gidip ön kapıya yaklaşıp arabanın kapısını açıp şoför koltuğuna oturarak arabayı çalıştırdım ve durunun gittiği istikamete doğru ters manevra ile u dönüşü yaptım .
Aklımda bir sürü soru ve meraklı gözler ile sahil yolu boyunca duruyu aradım . Bir anda nereye kayboldu bu kız , nereye gitti acaba ? Sorularıma her geçen dakika yenileri ekleniyor çığ gibi büyüyordu.
Neden o adamı dövdüm ?
Neden durup dururken duruya yardım ettim ?
Zor duruda olan her kadına yardım ederdim gerçi ama neden bu kadar çok sinirlendim ki ?
Aklımdaki sorulara yanıt bulmaya çalıştım ama bu sorulara tek bir cevabı vardı , ' kim olsa aynı şeyi yapardım sonuçta yardıma ihtiyacı vardı . O adam neden o kızın peşine takılmıştı ki ? , ne istiyordu ? , ne için o kızı kovalıyordu ? '
Sorularıma yenilerini eklerken , ileride kayalıklara doğru ilerleyen duruyu görüp arabayı hızlı bir manevra ile sola çektim ve durdum hızlı hareketler ile arabanın kapısını açıp arabadan aşağıya indim hızlıca duruya doğru ilerledim .
Duru ile aramda birkaç adımlık mesafe varken duruyu korkutmamak için seslendim ama duru duymadı . Birkaç defa daha seslendiğimde de yanıt alamayınca yanına doğru adımladım . Duru dünyadan kopmuş gibi boş gözlerle denizi izliyordu ve beni hiç fark etmedi . Duru sendeleyince hızlı bir manevra ile durunun kolundan tuttum düşmemesi için destek oldum . Duru kolunu tutan kişiye bakmak istercesine kafasını kaldırıp yüzüme baktı . Göz göze geldiğimiz esnada birden olduğu yere yığıldı .
Bir an kolunda masumca yatan kızın yüzüne bakakaldım . O kadar masum ve güzel duruyordu ki istemsizce gözümü üzerinden alamadım . O an kalbimde bir kıpırtı oldu . ' İlk defa tanımadığım bir kız kollarımda yığılıyordu merhamet ve acıma duygusundan olsa gerek ' diyerek geçiştirdim .
Hızlı bir şekilde duruyu yan çevirip göğsüme doğru yatırdım eli ile yüzünü yokladım , teni buz gibiydi . Bacaklarının altından tutarak hızlıca kucağıma alarak arabaya doğru ilerledim .
Durunun yüzü çok solgun ve boncuk , boncuk ter içinde kalmıştı . Kaldırımda ilerleyen bir bayan durup arka kapıyı açarak duruyu arka koltuğa koymama yardım etti . Bayana teşekkür ederek arka kapıyı örtüp hızlıca şoför koltuğuna ilerleyerek oturdum . Arabayı çalıştırıp hızlıca hastaneye doğru sürdüm . Gözlerim sürekli dikiz aynasından duruyu izliyor ne olduğunu anlamaya çalışıyordum . 13 dakika içinde hastanenin acilinin önündeydik . Hızlı bir şekilde şoför koltuğundan inerek arka koltuğa doğru koştum , acilde duran sağlık ekipleri sedye alarak arabaya doğru koşarak arka kapıya durunun bineceği şekilde sedyeyi yerleştirdiler duruyu kucağıma alarak sedyeye yatırdım .
Sağlık ekipleri duruyu hızlıca hastanenin aciline doğru götürürken ben de peşlerinden ilerliyordum . Duruyu sedye ile yeşil alana alıp cam kapıyı kapattılar . Birkaç dakika bekledikten sonra kayıt işlemleri için hasta kabule giderek kayıt işlemlerini hallettim . Geri döndüğümde ise yeşil alanın önünde beklemeye devam ettim laradan geçen 5 dakikanın sonunda içeriden çıkan hemşireye daha adını bilmediğimden sadece " durumu nasıl " diye sorabildim .
Hemşire ,
“ şekeri ve tansiyonu düşmüş serum taktık ve 216 numaralı odaya aldık , serum bittikten sonra taburcu olabilirsiniz geçmiş olsun . ” diyerek oradan ayrıldı .
Asansöre binerek hemşirenin dediği 216 numaralı odanın kapısına geldim . Kapının kulpunu yavaşça açarak küçük adımlarla içeriye girerek kapıyı arkamdan kapattım . Birkaç adım daha atarak durunun yanına doğru ilerledim . Gözleri kapalı başı sağa yatmış bir şekilde uyuyan duruyu izlemeye başladım . Yatağın baş ucunda duran tekli koltuğu hafifçe ve sessizce çekerek duruya doğru yaklaştırdım .
At kutruğu ile bağlı olan saçları çözülmüş , hastanenin beyaz yaztığına dağılmış , bir yüzü yana dönük ve hala uykudaydı . Saçından çözülen ve bir kaç telin zor tuttuğu tokayı saçlarının ucundan sıyırarak aldım ve elimdeki siyah lastik tokayla bakışırken , duru mırıldanarak , " ne oldu bana , neredeyim ben ? " derken elimdeki lastik tokayı avucumun içine alarak ayağa kalktım ve cebime koydum .
Diğer elini de cebime atarak " hastanedeyiz , şekerin ve tansiyonun düşmüş merak etme " diyerek seruma baktım . " serum da bitmek üzere bitince çıkarız " diyerek arkamı duruya doğru dönüp cama doğru bir kaç adım attım dışarıyı izliyormuş gibi görünmek istedim ama aklım hala saçları dağınık olarak yatan kızdaydı . Duru bir yandan şaşkın , bir yandan da mahçup bir şekilde yağızın arkasından bakıyordu . O beni nereden buldu ? Neden tekrar karşıma çıktı ? Gerçekten bir tesadüf müyüdü ? yok canım bu kadar da tesadüf olamaz dı . Her ikisi de aklındaki sorulara cevap arıyorlardı ama asıl soruların cevabı kendileriydi .
Soruları hayliyle çoktu neler olduğunu neden bu halde olduğunu öğrenmek istiyordu fakat ilk sorusu bunlar değildi .
Yağız ,
" Adın ne ? " duru gözlerini birleştirdiğ elinden çekerek arkası dönük olan yağıza bakarak kısık bir sesle ,
" Duru " peki senin adın ne diyecek ken kartta yazan isim aklına geldi . Bir daha karşılaşmayacağını düşündüğü kişi ile tekrar bir odanın içindeydi ama tek farkı hastane odası olmasıydı .
Yağız ,
" Neden , doğrusu kimden kaçıyordun ? ve ne için kaçıyordun ? "
Yağız o adamı görmüş müydü , yoksa takip mi etmişti ama neden ? yağız yüzünü camdan çevirip duruya doğru döndü bakışları sert ve sabırsız dı . Yüzünü benden çekerek tekrar birleştirdiği eli ile bakışmaya başladı . Aradan bir kaç dakika geçmesine rağmen hala cevap gelmeyince sabırsız bir şekilde " akşama kadar senin bana cevap vermeni mi bekliyeceğim duru hadi artık bir soru sordum ve cevabını bekliyorum . " Diyerek beklenti ile tek kaşımı kaldırıp gözlerimi elleri ile oynayan duruya diktim .
Duru ,
" Aslında o kişi benim kuzenim di dayımın oğlu Erhan . " Şaşkınlık ile diğer kaşımı da kaldırarak başımı nasıl der gibi eğdim , şimdi duru ' nun kuzenini mi dövmüştü ama neden kovalıyor du . ?
Yağız ,
" Neden kaçıyordun peki ondan ? Seni neden kovalıyor du . ? " Duru ' nun gözleri sulandı yaşadığı o korku tekrar bedenini sardı . Ya kurtulamasaydı Erhan ' ın elinden ya karşı koyamasaydı o zaman ne olucaktı . ? Gözlerini sıkıca kapatıp başını yağızın aksi tarafına doğru çevirdi . Gözünden bir damla yaş süzüldü . Bu güne kadar kimsenin yanında ağlamamış kimseye göz yaşlarını göstermemiş ti . Gine göstermemek için yüzünü çevirdi ama dudaklarından dökülen hıçkırığa engel olamadı . Yağız şaşkınlıkla ve merakla duruya doğru bir kaç adım attı ve tam önünde durdu . Neden ağlıyordu ki şimdi ? O nu ağlatacak bir şey sormamış tım ki sadece nedenini merak etmiştim diyerek içinden kendine kızmaya başladı . Tekrar beklenti ile duru ' nun yanına oturarak eli ile yüzünü kendisine bakacak şekilde çevirdim , durunun başı yağıza dönse de yüzü ellerine bakıyor du . Yağız durunun başını kaldırarak kendisine bakmasını sağladı ve ,
" Seni ağlatmak istemedim ama bana ne olduğunu söyle hadi , o adam sana bir şey mi yaptı ? eğer öyle ise söyle şikayetçi olalım cezasını çekmesini sağlarım , yüzüme bak ve bana neler olduğunu söyle hadi . " diyerek gözleri ile hadi işareti yaparcasına yumdum .
Duru ,
" Ben iş görüşmesi için bir adrese gitmiştim , binaya girip bir kaç adım attığımda Erhan ' ı karşımda görünce korktum iş görüşmesi olmadığını beni beklediğini anlayınca geri dönmek istedim beni tuutu zorla binaya sokmaya çalıştı ben de direndim . Bir an fırsatını bulunca elinden kurtulup hızlıca oradan koşarak uzaklaşmaya çalıştım en son peşimdeydi . Bir süre sonra arkama bakındığımda bulamayınca gitti diyerek kayalıklara doğru yürüdüm . En son kayalıklarda denize bakıyordum sonrası yok buradayım işte . "
Yağız ,
" Neden kaçtın ? madem kuzenin neden elinden kurtulmaya çalıştın . ? "
Duru ,
" Küçüklükten beri bana takıntılıydı 12 yaşımdan beri etrafımdaydı . Bir çok kez taciz girişimde bulundu , dokunmaya çalıştı , öpmeye çalıştı , en sonunda iş adresi diyerek beni kandırmaya çalıştı ve .... " sustu , durunun gözünden bir damla yaş daha süzüldü .
Durunun istemsizce sıktığı ele elimi koyarak " şşş geçti tamam sakin ol o adam cezasını çekecek . " Diyerek duruyu sakinleştirmeye çalıştım . Ama ben hiç sakin değildim içten içe sinirden yanıyordum bir adam nasıl olurda 12 yaşındaki bir çocuğu taciz ederdi ? nasıl olur da tuzağına düşürmek için planlar kurardı . Ya duru o an kurtulamasaydı ? Duru ya da başka bir kız olması fark etmez di o nun için , bu olanları sindirememiştim ve içten içe sinirim daha da alevleniyordu .
Hastaneden çıkar çıkmaz o şerefsizi bulup cezasını vericem , bir daha ne duruya ne de başka birine dokunmaya cesaret edecek miydi bakalım .
Gözü biten seruma takıldı . " Sen şimdi sakinleş ben hemşireyi çağırayım serumu çıkarsın gideriz . " Dİyerek yanından kalktım başımla tamammı anlamında salladım . Duru sözümü dinlercesine gözleri ile tamam işareti yaptı . Ne kadar tuhaf konuşmadan bile gözlerimiz ile anlaşıyorduk sanki . Duru ilk defa birine Erhan dan ve yaşadıklarından bahsetmişti . Annesine söylemesine rağmen umursamamış resmen kaderine terk etmişti . Bir yandan içi rahatlasa da bir yandan da huzursuz du ya bu anlattıkları yüzünden karşısındaki adam o na aciz gözüyle bakarsa ? bu güne kadar hep kendi baş etmişti her sorunla gene bu sorunla kendi baş etmeye kararlıydı yağızın içinde kurduğu planları bilmeden .
İçeriye önce ben hemen arkamdan ise hemşire girdi ve seruma doğru yöneldi durunun kolundaki serumu ve askıda ki serumu alarak " geçmiş olsun " diyerek odadan çıktı . Duru açık olan kolunu sıvazlayarak uzandığı yerden doğruldu . Ayak ucundaki kapişonunu alarak üzerine geçirdi . Bir kaç adım ötesinde ayak ucu tarafında duruyordum . Duru ayağa kalkarak bir kaç adım atacağı sırada bir anda başı döndü ve olduğu yerde sendeledi . Olduğum yerden hızlıca koşarak durunun belinden kavrayarak düşmesine engel oldum . Duru nun bedenini kendime yasladım bir elim ile de destek vermek istedim ama duru " ben iyiyim teşekkürler " diyerek kendini benden hızlıca çekerek uzaklaştı . Duru önde ben arkada odadan çıkarak asansöre doğru yöneldik , asansörden indiğimizde çıkışa doğru yönelerek duruya doğru döndüm ve
" sen burada bekle ben arabayı alıp geliyorum "
Duru ,
" gerek yok sağol teşekkür ederim ama ben kendim gidebilirim . "
Yağız ,
" Sana gidebilir misin demedim beni bekle geliyorum dedim daha konuşacaklarımız bitmiş değil küçük hanım ben gelene kadar kımıldama kal olduğun yerde . "
Duru , benimle daha ne konuşacak ki ? ne istiyor benden gene diyerek içinden söylenmeye başladı . Aradan geçen 5 dakikanın sonunda yağız son model BMW ile önümde durdu . Kafası ile bin işareti yapınca kapıyı yavaşça açarak ön koltuğa bindim . Arabada sessizlik hakimdi beş dakikanın sonunda dayanamayarak " nereye gidiyoruz ? benimle daha ne konuşacaksın ? " diyerek mereklı sorular ile yağıza bakındım ama yağızdan saddece sabret ve sessiz ol cümlesi çıkması beni daha da çok sinirlendirdi , ya benden gerçekten ne istiyor du mıknatıs gibi ağrıza insanları kendime çekmek gibi bir gücüm var sanırım iyi hoş ben de pek sağlam sayılamam ya neyse . Araba ani bir firen ile durunca düşüncelerimden sıyrılıp etrafa bakındım . Şehirden mesafeli sessiz sakin bir restoranın önünde durmuş bana gözleri ile hadi yapan yağıza ile göz göze geldim . Arabadan inip restorana doğru ilerlerken yağızın telefonu çaldı " bir saniye " diyerek ceketinin cebindeki telefonu çıkararak telefonu açıp ahizeyi kulağına götürdü ve " efendim Yeliz seni dinliyorum " diyerek telefonda konuşan kadını dinlemeye başladı .
Yeliz kimdi acaba sevgilisi miydi ki ? parmağında yüzük olmadığına göre her halde sevgilisi dir diye düşünürken " Bu gün ofise uğramayacağım dosyaları yarın incelerim önemli bir şey olmadıkça bu gün arama " diyerek telefonu kapatınca o gün karşıma ben yağız beyin asistanıyım diyen boya küpüne düşmüş kız geldi aklıma , demek ki adı yeliz miş diye içimden düşünürken yağız , daha ne bekliyor sun orada girsene hadi diyerek bana baktı . Hemen arkasından içeriye yöneldim .
Restoran sakin ve sessiz görünüyordu . Öyle çok kişi yoktu ve insanı rahatsız etmiyor du . Masaların aralarından ilerleyerek cam kenarındaki bir masaya oturduk . Meraklı gözler ile yağıza bakarken sanki içimden geçenleri hissetmiş gibi " İlk önce yemek yiyelim sonra konuşmaya kaldığımız yerden devam küçük hanım eve gidene kadar tekrar bayılmaz sın böylelikle " diyerek göz kırptı . Sanki biz keyfimizden bayıldık hıh diyerek resmen içimden adama trip attım iyi mi.
O nun yanında kendimi çok huzursuz hissediyor dum ama ses etmedim sözlerine karşılık dudaklarıma yapmacıktan ufak bir tebessüm kondurdum ve camdan dışarıyı izlemeye başladım . Bulunduğumuz restoranın manzarası gerçekten çok güzeldi ve insanı sakinleştiriyor du . Restoranın ön kısmından arka kısmına doğru ilerleyen ufak ta olsa güzel bir göl ve o nu çevreleyen çam ağaçları ile bezeliydi . Yağızın " ne yersin " demesiyle baş ucumda duran gaesonu fark ettim . O kadar dışarı dalmıştım ki garsonun geldiğini bile fark etmemiştim . " Sen ne yiyorsan ben de ondan alayım " diyerek ufak bir tebessüm edip tekrar manzarayı izlemeye koyuldum .
Aradan geçen 10 - 15 dakikalık bir süre sonra garson tekrar gelerek yemek servislerimizi yaptı . Önüme koyduğu yemek gerçekten iştah açıcı gözüküyordu ama ne olduğunu bilmiyordum . Ben yemeği incelerken " Hadi soğutma Elbasan Tava adı burası çok iyi yapar , altındaki kuzu eti ve üstündeki de yoğurt fırına verildiği için böyle kızarmış gibi duruyor bir tadına baka anlarsın ne demek idtediğimi . " Allahım sanki gurme aşçı nasıl da iştahla anlatıyor yemeği sanki anlatmıyor yaşıyor resmen gözleri parlıyor anlatırken .
Yemeği de bir o kadar iştahla ve aşkla yemeye başladı resmen yemek ile sevişiyor . Bir anda yüzümü yağızın yüzünden çekerek yemeğe doğru indirdim ' kendine gel duru , Allahım ben de hayran hayran durmuş o nu izliyorum sen aklıma mukayet ol ' içimden kendime kızarak yemekten bir çatal aldım ve ağzıma götürdüm . Gerçekten yok böyle bir şey bu adam ağzının tadını çok iyi biliyor . Sanki lokum yiyorum etler pişmaniye gibi teker teker ayrılıyor . Yemeği büyük bir aşkla ve beğeniyle yedikten sonra garsona el işareti yaparak 2 adet çay istedi . Hareketleri , tavrı yakından hiç te zengin zübbeleri gibi kasıntı durmuyor muş gibi görünüyordu ama uzaktan taş gibi vücuduna takım elbise giyen dağ ayısını andırıyordu . Ne kadar dağ ayısı desem bile ilk bakışta bu tipe düşmeyecek hiç bir kız yoktur eminim .
" Eee küçük hanım hala iş arıyor musun ? "
" Evet , neden sordun ? "
" Sana bir teklifim var , şirkette çalışmaya ne dersin ? hem iş arama derdinden kurtulursun . "
" Çok teşekkür edderim ama kabul edemem , yeterince size mahçup oldum zaten yaptıklarınız için de çok teşekkür ederim ama kabul edemem . "
" Peki hastane masrafını nasıl ödemeyi düşünüyorsun ? "
Tabi ya hastane masrafı , beni bedavaya hastanede yatıracak değillerdi ya , salak kafam ben şimdi hemen nasıl iş bulup ödeyeceğim ki off .
" En yakın zamanda iş bulup ödeyeceğim merak etmeyin , kimsenin borcu kalmaz bende mutlaka ödeyeceğim en kısa zamanda . "
" Ödersin tabi o na ne şüphe , peki kısa zamanda nasıl iş bulacak sın daha bu sabah uaşadıklarını hatırla ayağına gelen teklifi geri tepme bence . "
" Ben sizin iş ortamınıza ayak uyduramam yağız bey , özellikle de şirketinizdeki çalışan kızlar gibi giyinmiyorum onlar gibi de olamam . "
" Tabi olamazsın şunu unutma çirkin insan yoktur bakımsız insan vardır . " Diyerek bir de göz kırpmaz mı adam hem iş teklifi yapıp hem de kaş ile göz arasında beni çirkin ve bakımsız yaptı öküz mendebur . Aslında bakım derken bakındığım tek şey ayna olurdu benim yüz kremleriymiş el kremleriymiş hiç kullanmadım vücudumu sabun ile yıkayan kokumu da farklı çiçeklerin esanslarını birleştirerek yapardım pahalı parfümlere verecek ne param ne gözüm vardı .
" Kendinize bakımlı bir eleman bulsanız daha iyi olur bence . " Diyerek göz devirdim ve camdan dışarıya doğru bakındım .
Çaylarımız da bitince hesabı ödeyip kalktık ve sessizce o önden ben arkadan arabaya bindik . Yol boyu ikimizde hiç ses çıkarmadık . Merkeze geldiğimizde " ne tarafta oturuyorsun " dediğinde " ben buraya yakın oturuyorum zaten müsait bir yerde durursan iyi olur " dedim .
" Ben bırakabilirim nerede oturduğunu söylemen yeterli . "
" Sağol ama hiç gerek yok ben giderim , " diyerek kesin bir dille reddettim . Burnundan derin bir nefes ile soluyarak çarşıya yakın bir yerde yolun kenarında durdu . Tam arabadan inecekken kolumdan tuttu . Yüzümü ilk önce tuttuğu kolumdaki eline , sonra ise bana bakan yüzüne çevirdim . " Bekle bir dakika " diyerek diğer elini ceketinin cebine atarak bir kart çıkardı . " Eğer fikrini değiştirir de işi teklifimi kabul edersen numaram ve adres üzerinde yazıyor arayıp haber vermen veya gelmen yeterli ." diyerek kartı bana doğru uzattı . Teşekkür ederim diyerek hızlıca kartı elinden alıp arabadan indim ve ters istikamete doğru yürümeye başladım . Kabul etmemi ve aramamı düşünüyorsa çok bekler ayı ." diyerek içimden söylene söylene eve doğru yürümeye başladım .