Beyoğlu'nun nemli bodrum katında, mum ışıkları titrek gölgeler çiziyordu. Kaan Arsen, Selin'in cansız bedeninin başında, Arsen kristalini avucunda çeviriyordu. Kristalin içindeki mor ışık, her döndürüşünde Selin'in ruhunun fısıltısını taşıyordu. *"Kaan... Karanlıkta... Seni hissediyorum..."* Arda, odanın köşesindeki masada, kadim ritüelin malzemelerini hazırlıyordu. Gümüş bir kadeh, üç beyaz mum, bir tutam kurutulmuş adaçayı ve Arsen soyunun kanıyla mühürlenmiş parşömen rulo. Parşömenin üzerindeki yazılar, 1453 yılından kalma Osmanlı Türkçesiyle kaleme alınmıştı. "Efendim," dedi Arda, parşömeni dikkatle açarak. "Ritüelin zamanlaması çok önemli. Ay, tam olarak gece yarısında Boğaz'ın üzerinde olmalı. Aksi takdirde ruh, bedene tutunamaz ve boşluğa dağılır." Kaan, kristali Selin'in göğsün

