Beyoğlu’ndaki güvenli evin banyosunda, eski pirinç musluktan akan soğuk su, Selin’in yüzüne çarpıyordu. Aynadaki yansıma, ona aitmiş gibi hissettirmiyordu. Teni porselen gibi beyaz, saçları ise Darius’la yaşanan o patlamadan sonra kar beyazına dönmüştü. Gözleri... Normalde altın-kızıl olan o eşsiz irisler, şu an yorgunluktan soluklaşmış, neredeyse şeffaf bir kehribar rengine bürünmüştü. *"Su çok soğuk, Selin. Üşüteceksin,"* dedi Kaan’ın sesi. Zihninin en derinlerinden, yankılı ve hafifçe cızırtılı bir fısıltı olarak geliyordu. Selin, musluğu kapattı. Yüzünü havluya gömdü. "Üşümem, Kaan. Artık üşümem. Vampir özüm, sıcaklığı otomatik olarak dengeliyor." *"Yine de dikkatli ol. Bedenimiz hâlâ yeni düzene alışıyor. İki ruh, tek bir biyolojik sistem... Tıp literatüründe bunun karşılığı yok

