Yerebatan Sarnıcı’nın suları, Selin ve Joker’in üzerine kapandığında, dünya tamamen karardı. Su, normal su değildi. Sıvı bir gölge, soğuk ve ağır bir katran gibiydi. Ciğerlerindeki havayı hızla tüketirken, Selin, Joker’ın elini sıkıca kavradı. Joker’ın parmakları, Selin’inkilerden çok daha soğuktu. Ama o soğukluk, Selin’e güvence veriyordu. *"Nefesini tut, abla,"* diye fısıldadı Joker’ın zihni, Selin’in zihnine doğrudan bağlanarak. *"Aşağıda hava yok. Sadece o var."* Derinlere indikçe, suyun sıcaklığı artıyordu. Sarnıcın dibinde, Bizanslıların bile korkup mühürlediği o kadim oda, yavaş yavaş belirdi. Devasa bir mağaraydı burası. Tavanı gökyüzü gibi yüksekti. Duvarlar, insan kemiklerinden ve kadim taşlardan oyulmuştu. Ve odanın ortasında, gözleri olmayan, sadece devasa bir ağızdan ib

