Poyraz Kartal
Ben Poyraz, 26 yaşındayım. Okuyup, bitirdiğim üniversitede şimdilerde hocalık ve eğitmenlik yapıyorum. Bir ailenin tek erkek çocuğuyum.
Kendimi bildim bileli, şuanki oturduğumuz sitede oturuyoruz. Zamanla buraya Selim amcamın eşi; Delal yengemin bütün akraba çevresi de taşındı. Tabiki bu taşınanlar arasında, ilk onu daha 2 yaşında küçücük bir kız çocuğu iken gördüğüm Nisa'm da var. Evet o benim Nisa'm, çünkü ben onu çok farklı duygularla seviyorum. Ona olan hislerimin farklı boyutta olduğunu anlamam, o üniversiteye bizim okula başladığı zaman oldu. Aslında Nisa'nın da beni sevdiğinden eminim ama işte birşeyler sözle duyulup itiraf edilmeyince gerçeklik payı olmuyor. Çok denedim ve istedim ona olan duygularımı söylemeyi ama, maalesef çevremiz bize çok engel.
Bütün aile fertlerinin bize kardeş gözüyle bakması canımı yakıyor. Ben Nisa'ya nasıl kardeş gözüyle bakayım. Ben her gece onu hayalleyip, hayallerimde ona neler yapıyorum. O güzel dudaklarına yapışmamak için kendimi zor tutuyorum. Hele bazen varla yok arası etek yada şort giymiyor mu, yatırıp onu öpmemek için kendimi zor frenliyorum.
Bizim ilişkimize en büyük engel, Hakan amca. Ne yazık ki, kızlarına aşırı düşkün. Ve bana olduğundan fazla güveniyor. Onun karşısına böyle birşeyle çıkarsam, müsait bir yerlerimi sever. Ama Nisa'ya böyle uzak kalmak çok canımı yakıyor. O güzel gözleri beni benden alıyor. Birde şirin çıtı pıtı halleri yokmu, benim raydan çıkmama sebep oluyor. Bir insan, her gün bir kıza azarmı. Anasını satayım her akşam kendimi banyoda, elime kuvvet modunda buluyorum.
Hakan amcanın, beni her gördüğünde ki siz kardeşsiniz muhabbetleri çok canımı yakıyor. Artık çevremizdeki akrabalarımız da durumu böyle kabul etti. O yüzden kimse aramızdaki samimiyeti sorgulamıyor. Nisa'dan uzak kaldıkça çıldırıyorum. Oda benimle olmaktan çok mutlu. Dışarıdan biri bizim halimizi görse, net bunlar sevgili derler ama maalesef biz kardeşiz. Çünkü bize böyle bir baskı yaptılar.
Bizim küçük baldız okula gitmediği zamanlar da, genelde Nisa'yı ben okula götürüyorum. Banada gün doğuyor. Nisa'yla fazladan vakit geçiriyorum. Yine akşamında anlaştığımız günün sabahı, okula gitmek için sözleştik. Arabaya binince yine o kısa şortlardan giydiğini gördüm. Nevrim döndü onu öyle görünce. Aşırı seksi ve güzel oluyor. Ulan ben böyle düşünüyorsam, okuldakiler neler düşünür. Benim sevdiğim kıza, kimse yan gözle bakamaz. Arabada da ona çatmamak için, gaza yüklenip bastım. Böyle seksi şekilde karşıma çıkınca dayanamıyorum. Şeytan diyor; o bacaklarını okşamaya başla ve deli gibi öpüş. O güzel küçük dudaklarını, ağzımla parçalamak istiyorum resmen. Giydiği şort yüzünden arabada biraz atıştık. Bakan olursa, sen ne işe yarıyorsun icabına bakarsın felan dedi. Bakanın gözünü bile sikerim. O gözleri oyarım. Hele ona biri yan gözle bakmayı denesin. Ama ben yine o anda aptallık edip kardeşiz muhabbetini yaptım. Yüzü düştü. Oda istemiyor bu kardeş muhabbetinin yapılmasını. Ama en çok bu durum bizi birbirimizden ayrı tutuyor. En azından ben öyleyim. Hakan amca, sanki hissedercesine beni her gördüğünde sürekli kardeş olduğumuzu hatırlatıyor. Ne kardeşi lan! Ben Nisa'yla kardeş felan değilim. Bıktım bizi böyle görmelerinden.
Araba da hanım efendi bana trip atmaya başladı. Hele şöyle yaptığı anlarda, ona çok güzel şeyler yapmak istiyorum ama yapamıyorum. Aklımı başımdan alıyor bazen. Öyle tatlı ve seksi duruyor ki, öyle böyle değil. Ben Nisa'ya hem aşk hemde bir erkeğin bir kadına duyduğu farklı duygu ve arzular hissediyorum. Nisa yüzünden bu yaşıma kadar kimseyle birlikte bile olmadım. Bir çok arkadaşım, bu işlerin yapıldığı yerlere gitti ama ben hiçbirine gidemedim. Sanki kendimi Nisa'ya ihanet ediyormuş gibi hissettim. Ben ilkim, Nisa olsun istiyorum. O sevişme duygusunu onla yaşamak istiyorum. Her konuda o benim ilkim olsun. İlk onun tadına bakmak istiyorum.
Okula gelince bana bol tavır yaparak arabadan indi. İlk dersim onların sınıfa olduğu için çok sevinmiştim. En azından onu görecektim. Derse girdiğim de, en arkaya geçip oturduğunu gördüm. Ne ders dinliyor, nede katılıyor. Sorun ders değil aslında bana yaptığı tavır. Bu duruma iyice bozulunca, sınıftan kovdum.Ama işler daha sarpa sardı. Benim meleğim benle konuşmuyor şuan. Öyle güzel naz yapıyor ki bana, insanın alıp sabaha kadar sevesi geliyor.
Çıkışta, arabaya da yüzü asık bindi. Benimle konuşmadı. Sonra, şarkı açıp dinlemeye başladı. Bana bakıp söyleyerek ağladı. Ahh be Nisa'm. Yapma işte böyle. Bende sana kıyamıyorum. O göz yaşların içimi yakıyor. Sinirle direksiyona vurdum. Yoksa kafayı yiyeceğim. Eve gelince babamla karşılaştık. Oda Nisa'da ki değişikliği fark etti. Hemen sorular sordu, neyi olduğunu anlamaya çalıştı. Annemle, babam Nisa'yı cidden çok seviyorlar. Annem; sürekli Nisa gibi bir gelinim olsun isterim, deyip duruyor. Bende çok istiyorum anne ama, babası işte sıkıntı. Güzel gözlüm benle küs bir şekilde evine gitti. Baya süründürecek beni. Annem akşam Sumru yengenlere çaya davetliyiz deyince, dünyalar benim oldu.
O ara telefonumu, okuldan müdürümüz aradı. Bir gezi var böyle, böyle diye bahsetti. Çok işime geldi. Nisa'yla kendi adımı hemen yazdırdım. Bu fırsat kaçmaz. Palandöken de kafaya koydum Nisa'ya onu sevdiğimi söyleyeceğim. Ya ordan sevgili olarak döneceğiz, yada arkadaşlığımız da bitecek.Ben herşeyi göze aldım. Nisa'yı çok seviyorum ve artık hep benimle olsun istiyorum. Hakan amca kısmı çok zor olacak ama, Nisa'm için bu duruma da katlanacağım.
Akşam olup, Nisa'lara gidince ev halkının yanında yoktu. Bana cidden baya kırgın. Yoksa hayatta evlerine gelen misafirleri ağırlamadan durmazdı. Benim gibi herkes şaşırdı. Hepsi Nisa'yı sordu.
Sumru yengem de, biraz rahatsız galiba hasta olacak, haberi var inecek yanınıza dedi. Hakan amcam, dayanamayıp bakmaya gitti. Bir kaç zaman sonra Nisa da aşağıya geldi. Ah benim güzel gözlüm, ağlamış belli. Sana öyle davranan kafamı sikeyim!!
Normalde benim yanımdan ayrılmayan kız, bana tavır yapıp ayrı oturuyor. Mesaj felan attım ama beni hiç siklemedi. En sinir olduğum şeyi söyledi bana. Ergenler gibi neden mesajlaşıyoruz dedi. İnadına yapıyor. Sırf bana nispet. Yap güzelim. Ben bunların hesabını sana zamanı gelince, altımda inleterek soracam.
Nisa, izin isteyip odasına çıktı. Sikeyim böyle işi. Yanımdayken iyiydi. Görüyordum en azından. Şimdi iş sıkıntıya girdi. Allah'tan Selinay'la, Nilda yukarıya odalarına çıkmışlardı. Onlara bakma bahanesiyle bende yukarıya çıktım. Kimse görmeden Nisa'nın odasına daldım. Beni görünce çok korktu. Yine bana bir sürü atar gider yaptı. Bana, bir genç kızın odasına kapı çalınmadan girilmez felan dedi ama hiç iplemedim. O an dudaklarına yapışmamak için kendimi zor tuttum. Öyle güzel bakıyor ki bana, içime alıp sokasım geliyor. Birde sözde bana sinirli ve atarlı konuşmaya çalışıyor ama, kıyamadığı her halinden belli oluyor.
Ben yine Nisa'ya, kardeş muhabbeti yapınca yüzünün şekli değişti. Sürekli aynı hatayı yapıyorum. Söyleme işte be. Şu kızla kardeş muhabbetine girme.
Nisa'ya Palandöken haberini verdim. Babam istemez dedi. Kaldı ki çok haklı. İkna etmemiz gereken bir adet Hakan amcamız var. İşimiz çok zor. Ama benim o izni alıp, Nisa'yı götürmem lazım. Onun dudaklarını ilk orda öpmek istiyorum. Eğer duygularıma karşılık verirse.
Tekrardan Nisa'dan özür diledim, affetmesini istedim ama kabul etmedi. Aksi gibi beni kovdu. İyice kızmaya başlamıştım. Çok sordum ama hep git dedi. Sikecem bu kızın inadını az kaldı. Benim şehveti yükseltiyor böyle yaptıkça, haberi yok. Bu anların intikamını alacağım gün elbet gelecek. Bende Nisa'ya sinirlenip, kapıyı sertçe çarpıp çıktım. Aşağıdakilerden, işim var diye izin isteyip kalktım. Nisa yoksa, beni pek saran ortam değil, şuanki ortam. Büyükler kendi aralarında takılsınlar.
Eve gelince, kendimi banyoya attım. Nisa öyle güzel ve seksi duruyordu ki karşımda, yine onu hayalleyerek kendimi tatmin edip, boşaldım. Gerçeğinin olacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum.
Sabah okula gitmek için kalkınca, annemin de uyandığını gördüm. Normalde kalkmaz böyle erken. Sebebini sorunca Nisa'nın geleceğini söyledi. Canı sıkkınmış, sohbet etmek istiyormuş dedi. Annem, bir bilse ki benim yüzümden sıkkın, beni mahveder. Allah'tan Nisa söylemez, yani inşallah söylemez. Annem'le Nisa'nın iyi anlaşması çok hoşuma gidiyor. Sanki gelin kaynana gibiler. İleride işim çok zor olmayacak. Ben karısıyla annesi arasında kalan adamlardan olmayacağım. Bilakis, annesiyle karısının bir olup, burnundan getirdiği adamlardan olacağım. Buna adım gibi eminim.
Ulan var ya! Şu eve geldiğinde, şeytan diyor çek odana ve yapış dudaklarına. Akşama kadar öp. Şu Palandöken'de ona bir açılayım oda kabul etsin de, sınırları zorlayacağım. O güzel dudaklarının tadına hemen bakacağım. Benden artık kaçışı olamaz.
Akşama, Hakan amcayla konuşmak için; hem Sumru yengeme, hemde Hakan amcama mesaj attım. Müsaitseniz sizle konuşmak istediğim birşey var diye. İkisi de onayladı, akşama beni bekliyorlar. İnşallah akşama kızınızı da istemeye geliyoruz diyeceğim günler gelir. Nisa benim karım olsun çok istiyorum. Bende, Nisa'da birbirimizden başka farklı bir cinsimizle hiç yakın olmadık ki. O yüzden birbirimize böyle bağlandık.
Nisa'ya da akşam için mesaj attım ama hanım efendi beni kaale alıp cevap bile vermedi. Öpecem senin o inadını. Müsait yerlerinde patlatıcam zamanı gelince. İkinci mesajıma da hiç sevmediğim cevap şekli olan; ok yada tamam olan bir cevap verdi. Bu seni fazla kaale almıyorum demenin başka bir yolu demek oluyor. Kim, kime yazarsa yazsın gıcık kapıyorum.
Akşam Nisa'lara gidince beni kapıda karşıladı. Hâlâ bana tavırlı. Hoşgeldin deyip sustu. Yemin ediyorum aklımdan geçen şeyleri tutup yapacam, az kaldı. Babası var felan dinlemeyecem.
İçeriye girip, Hakan amcama durumu anlattım. Konuya başlarken bilerek, piçliğine sebebi ziyaretim dedim. Evet banko, Nisa hanım hemen tıkandı. Bayılıyorum onun bu şaşkın hallerine. Sonra çay sıcaktı felan diyerek olayı toparladı. Hakan amcam, Nisa'ya gidip gitmek istemediğini sordu. Bana olan kızgınlığı ile inşallah gitmek istemiyorum demez. Nisa bu; sağı solu da belli olmaz. Arada delilik damarı tutuyor. Sumru yengem, inadı da aynı babası bunun hep der. Hakan amcamla yarışabilecek bir inadı var.
Allah'tan Nisa gelmeyi kabul etti. Hadi bakalım, bekle bizi Palandöken. Aşkımı itiraf etme zamanı geliyor. Çayımı içip kalkınca, beni Nisa yolcu etti. Yarın akşam benle cafede birşey konuşmak istediğini söyledi. Kesin bana bir sürü dır dır yapacak. Aklıma sokayım ben. Nerden kovdum bu kızı dersimden.
Nisa'yı görmek yine bana iyi gelmedi.Eve gelince, annem bir sürü ahiret sorusu sordu. Ne yaptınız, ne ettiniz bilmem ney. Yine bana bin ton Nisa'yı övdü. Ahh Annem, bir bilsen bana onu övmene gerek yok. Ben zaten onu deli gibi seviyorum. Hemde herşeyden çok. Nisa, benim çocukluk aşkım. Ben onsuz olmayı düşünmek bile istemiyorum. Palandöken de bu iş bitecek. Artık Nisa'da onu sevdiğimi bilecek.