Kurtlar ve Faniler

1376 Words
Saraydan çıkıp okula doğru gidiyorduk Alec'le. Okul dediğim de okul gibi değildi. Ailelerimizin zorla gönderdiği hapis gibi bir yerdi. Sözde kurda dönüşümümüzü kontrol etmeyi öğrenecektik ama okul bizi daha da saldırgınlaştırıyordu. Özellikle Patrick ve ben defalarca kez birbirimize ya da başkalarına saldırmıştık. Okulun tek işe yarar kısmı tarihimizi öğrenmemiz olabilirdi. Onu da bazen dinlerdim ya işte, neyse. "Abi dün bir karı gördüm taş gibiydi taş. Memelerinde boğulmak istedim ya." Alec'in milyonuncu kez anlattığı karı kız hikayelerini dinliyordum. "Ee boğulsaydın işte ya. Neden hala yaşıyorsun?" Omuzlarını düşürdü. "Pas vermedi ya. Hayvan gibi bir manitası vardı." Bir süre duraksadı. "Gerçi kurtlar da bir hayvandır zaten." gülmeye başladı. "Lan biz cidden hayvanız ha." "Aydınlanma geçirdim, sağol." Yol boyunca Alec'in kız düşürme hikayelerini dinledim. Acaba şahsi kölesi ona nasıl dayanıyordu? Bütün gün başının etini yiyor olmalıydı. Kölesi demişken o da arkamızdaydı. Yedi yirmi dört peşimizde olurlardı. Okula bile beraber giderdik. Burada her şey saçmaydı. Okula geldiğimizde Patrick girişte arkadaşlarıyla oturuyordu. Şeytan diyor git ağzını yüzünü dağıt. Ama kendimi tuttum. Tutmak zorundaydım. "N'aber Paul?" Ellerimi cebime yerleştirip karşısında dikildim. "Bilmem. Seni dövmediğim için günüm iyi geçmiyor." Kahkaha attı. "Hadi ama dostum. Olay çıkarmaya gerek yok." "Ben senin dostun değilim." güldüğünde yüzüne tükürme isteğimi bastırıp merdivenlere yönelip içeri girdim. "Uğraşma şununla Paul. Baban çok kızıyor biliyorsun." "Sikicem babamı da Patrick'i de ha. Çok da sikimdeydi." Güldü. "Hastayım lan senin şu deli hallerine." Alec'i es geçip sınıfa geçtim. Lara her zamanki gibi benim yerime oturmuştu. "Günaydın Paul." "Kalk." Lafımı ikiletmeden kalktı yerimden. Ben oturduğumda kucağıma oturdu. "Ne yapıyorsun?" "Yerime oturuyorum." "Burası senin yerin değil." Gülümsedi. "Bu sıra senin. Fakat bu kucak..." elini erkekliğime uzatıp dudaklarıma yaklaştı. "Bu kucak bana ait." dudaklarıma küçük bir öpücük bırakıp geri çekildiğinde bileklerinden tutup arkasında birleştirdim. Hoşuna gitmiş olacak ki gülümsedi. "Defol Lara." Hızlıca ittirdiğimde kucağımdan kalktı. Yüzündeki gülümseme azalmamıştı bile. Onunla bir dönem çıkıyorduk ama ne zaman ki beni Patrick'le aldattığını öğrendim o gün ikisinden de nefret etmeye başladım. Şimdi yaptıklarını unutmuş gibi tekrar bana yaklaşmaya çalışıyordu. Sırasına doğru giderken Alec gelip yanıma oturdu. Kölesi de bir önümüzdeki sıraya oturdu. Köleler de kurt olduğu için derslere giriyordu elbette. "Ne diyordu Lara?" "Saçmalıyor işte ne olacak." "Lan çiftleşme mevsimi yaklaşıyor ne yaptın buldun mu birini?" Başımı olumsuzca salladım. "Bulmadım." "Çok heyecanlıyım oğlum. İlk defa biz de katılacağız. Çok heyecanlı düşünsene günlerce sevişiyorsun. Müthiş bir şey." "Oğlum zaten her gün bir kız atıyorsun yatağına. Neyin heyecanı bu?" "Olsun abi. Heyecanlı işte. Dişime göre bir kurt bulacağım. Yatağı parçalayana kadar sevişeceğiz." Alec'in gereksiz heyecanına göz devirip sınıfa giren profesöre baktım. "Evet gençler. Bugünki konumuz dönüşen faniler." Kitabını masaya koyup sandalyesine oturdu. "Geçtiğimiz yıllarda bir kurt içgüdülerine hakim olamayıp bir faniye saldırdı. Olaydan sonra fani hayatta kaldı ve bir kaç gün sonra ortaya çıkan dolunayda dönüştü. O fani buranın varlığını bilmediği için çok sayıda kişiye saldırdı. Kimisi öldü kimisi ise kurda dönüştü. İkisi de tehlikeli şeyler. Hem kurt hem de fani için." Profesör anlatmaya devam ederken Nora'yı düşündüm. Eğer onu bulmamış olsam şu an kaç kişi ölmüş olurdu kim bilir? Kaç kişi kurda dönüşüp insanlara zarar vermeye devam ederdi kim bilir? Toplu katliam gibi bir şeydi bu. "Kurtlar ve faniler iç içe yararken kurtların dönüştürdüğü faniler onlara sadakat ile bağlanırdı. Aralarında bir kan yemini oluşurdu ve bu yemin aralarındaki ilişkiyi sağlamlaştırırdı. Fakat terkedilmiş yeni kurtlar saldırganlaşmaya meyillidir. Sahibinin sürüsüne dahil olmazsa saldırganlaşabilir. Bunu önlemenin tek yolu onu dönüştüren kurdun kanından bir bardak içmesi yeterlidir. " Patrick kahkaha attı. "Bu ne vampir mi bunlar?" Profesör de gülümsedi. "Onlar vampir değil fakat aradaki kan yeminini bozmanın tek yolu sahibinin kanını içmek." Nora saldırganlaşır mıydı acaba bir gün? Ona sahibinin kanını bulmam mı lazımdı? "Bir faniye nasıl sahip çıkılır? Sahibinin ne yapması lazım?" Profesör sorumla beraber bana döndü. "Çok güzel bir noktaya değindin Paul. Sahibinin yapması gereken şey daha basit. Onu sadece sevgiyle korumalı. Yeni dönüşen faniler korkar, tereddüt içinde yaşamaya başlarlar. Bu da onları saldırganlaştırmaya iter. Sahipleri onları bu süreçte terk etmemeli ve onları korumalı. Bu ancak böyle mümkün olabilir. " Profesörü başımla onayladım. Nora'nın sahibi ben değildim ama bunu benim kanımdan biri yapmıştı. Belki de sahibini bulmasam bile onu sakinleştirebilirdim. "Ne o Paul? Bir faniye pençe atmak gibi bir planın mı var?" Patrick'e döndüm. "Hayır bebeğim, senin boynuna boydan boya bir pençe atmak istiyorum sadece. Üzülme senden başkası bu fanteziye erişemeyecek." Profesör elini masaya vurdu. "Siz çocuklar umarım tekrar hırlaşmaya başlamazsınız." Patrick önüne döndüğünde kollarımı bağlayıp arkama yaslandım. Alec yanıma yaklaştı. "Gece bir kaçamak yapalım mı?" "İşim var benim." "Ne işi?" "Sanane oğlum." Güldü. "İyi be sen bilirsin. Kaçıracaksın büyük eğlenceyi." Profesör dersi bitirdiğinde ayağa kalktım. "Sana iyi eğlenceler." Dışarı çıkıp basamaklara oturdum. Diğer derslere girmeden bütün gün pinekledim. Bu okul saçmalığından da bıkmıştım iyice. Bir an önce gidip Nora ile konuşmak istiyordum ama peder bey erken geldiğim için canıma bile okurdu. ~ Akşamı ettiğimde Alec ile beraber saraya giden yolu tuttuk. "Sen gelmeyeceğinden emin misin? Bak gece kaçacağım ben." "Gelmiyorum dedim ya." Nora'yı eğitecektim. Bu gece çıkamazdım. "İyi bir daha sormuyorum." Onu başımla onaylayıp saraya girdik. Herkes salonda yemek masasında bekliyor olmalıydı. Daha fazla geç kalmadan salona geçtik. Masadaki yerlerimizi aldığımızda babam da gelip oturdu ve herkes sessiz bir şekilde yemeğini yemeye başladı. Göz ucuyla babamı kontrol edip lafa girdim. "Kölelerden birini şahsi kölem yapmaya karar verdim." Babam peçeteyle ağzını silip konuştu. "Hani böyle şeylerden hoşlanmıyordun? Yanında birinin 7/24 durması seni rahatsız ediyordu ya hani?" "Öyleydi. Ama o güzel bir kadın. Sürekli yanımda durması işime yarar." Alec nerede olduğunu unutup omzuma vurdu. "Vay kardeşime bak be." yüzündeki gururlu gülümsemeyi görmezden gelip babama döndüm. "Kimi alıyorsan al. İstediğini yap. Artık senindir." "Sağol baba." yemeği hızlıca yiyip ayaklandım. "Size afiyet olsun." Salondan çıkıp Luna'nın odasına doğru ilerleyip kapıyı çaldım. Luna dışarı çıkıp baş selamı verdi. "Hoşgeldiniz efendim." "Kölem nerede?" Luna arkasını dönüp eliyle 'gel' yaptı. Nora kapının arkasından göründü. Üzerinde siyah dantelli bir sabahlık vardı. İçinden ne giydiğini görebiliyordum. Siyah iç çamaşırları onları parçalayarak çıkarmam için orada duruyorlardı sanki. Diğer köleler sahipsiz olduğu için çalışırken çıplak olurlardı ama şahsi köleler sadece sahiplerinin yanında çıplak olurdu. Bu da buraya ait başka bir kuraldı işte. "Gidelim." Başını sallayıp peşimden gelmeye başladı. Odaya gidene kadar sessizdik. Kapıyı açıp önden girdim. Nora da içeri girdiğinde kapıyı kapattım. Hızlıca bana dönüp konuşmaya başladı. "İnanamıyorum, bu saraydaki herkes kurt." "Senin gibi." "Bir kurt olduğum gerçeğine hala alışabilmiş değilim." "Zamanla alışacaksın." Başını salladı. "Luna bana ne yapmam gerektiğini söyledi." "Ne yapacakmışsın?" "Emrettiğin her şeyi." "Güzel. Öğrenmişsin." yatağa oturdum. "O halde ilk görevin. Gömleğimi çıkar." "Ne?" "Duydun işte köle. Gömleğimi çıkar." "Bak bu kölelik işini sadece etrafta birileri varken yapsak?" Başımı olumsuzca salladım. "Bir kurt olmanın ilk kuralı. İtaat etmeyi öğrenmelisin. Üstelik sıradan bir kurtsan bir alfaya karşı gelemezsin." "Pekala." derin bir nefes aldı. "Yaparım." Yanıma gelip yatağın dibine çöktü. Gömleğimin düğmelerini büyük bir dikkatle açtı. Ellerini omuzlarıma yerleştirip gömleği sıyırdı. Gömleği kollarımdan çıkardığında önünde yarı çıplaktım. Ayağa kalktım. Elindeki gömleği alıp yatağın üzerine bıraktı. "Pantolonum?" Bu kez ikiletmedi. Nefesini bırakıp pantolonumun düğmesini açtı. Sonra fermuarı açıp yavaşça sıyırdı bacaklarımdan. Gram umurunda değildi hiçbir şey. Sadece dediklerimi yapıyordu. Gözü başka bir yere kaymıyordu bile. Pantolonum da yataktaki yerini aldığında tekrar doğruldu. Gözlerini gözlerime dikti. Bir köle bunu yapamazdı ama onun yapıyor oluşu beni çıldırtıyordu. "Diz çök." Derin bir nefes alıp dizlerinin üzerine çöktü. "Boxerımı çıkar." elleri boxerıma kaydı. Parmaklarını boxerımdan içeri sokup yavaşça sıyırdı. Penisim birden fırladığında onun bu kadar kalkık olduğuna içimden küfürler ettim. Sadece onun dokunuşu bile yetiyordu. Boxerım da yataktaki yerini aldığında doğrulmaya çalıştığında kafasını tuttum. "Otur." Başını kaldırıp yüzüme baktı. "Yala." Gözlerini bir an olsun çekmedi. İtaat edip dediğimi yapmasını bekledim ama yapmadı. "Yala dedim!" Başını eğdi. Tek kelime etmeden penisime diliyle dokunmaya başladı. Yukarıya kadar yalayıp tekrar aşağı indi. Ama ona dokunmuyor, daha fazlasını yapmıyordu. Ya çok itaatkardı. Ya da benden iğreniyordu. İkinci ihtimal sinirlerimi bozmaya başladığında ellerimi yumruk yaptım. "Bırak." İkiletmeden geri çekildi. Bu oldukça sinir bozucuydu. Bu zamana kadar benim için deli olan milyonlarca kadın varken onun benden tiksiniyor olması beni deli ediyordu. Yatağın üzerinde duran kıyafetleri alıp tekrar giyindim. Odadan hızlıca çıkıp Alec'in odasına gidip kapıyı çalmadan içeri girdim. Alec gitmek için hazırlanıyordu. "Nereye gidiyoruz?" "Sonunda gelmeye ikna oldun demek." "Uzatma da gidelim hadi." Başını salladı. "Gizlice gideceğiz. Merdivenden." Başımı sallayıp penceresine doğru yöneldim. Merdivenleri hızlıca inip aşağı inip Alec'i bekledim. "Nereye gideceğiz?" Etrafta bizden başka kimse olmasa bile kulağıma fısıldadı. "Bara gidiyoruz." "Güzel." Bu geceki sinirimi boşaltabileceğim bir yere gidiyoruz demek ki.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD