Poyraz’ın arabayı hiç zorlanmadan sürmesini izlerken, içimde tuhaf bir haksızlık duygusu kabardı. Neden biz kadınların bu kadar kolay, bu kadar zahmetsizce araba süremediğimizi düşündüm. Erkekler daha küçücük yaşta direksiyon başına geçirildiği için mi bu kadar alışkınlardı? Yoksa bu, onlara özgü bir yetenek miydi? O profesyonel manevraları yapabilmeleri, hiç paniklemeden trafiğin akışına hükmetmeleri... Bu gerçekten bir meziyetten ziyade, yalnızca bir alışkanlık ve imkan meselesi miydi? Üniversitedeyken ehliyet alabilmek için babamı günlerce yalvardığımı, neredeyse ayaklarına kapandığımı hatırlayınca içim sızladı. Oysa abim, on üç-on dört yaşlarında, ruhu bile duymadan, ehliyetsiz bir şekilde sokaklarda dilediği gibi gezebiliyordu. Bu küçük detay bile, ailemin gözünde kadının değerini ve
Download by scanning the QR code to get countless free stories and daily updated books


