2 haftadır karşıda ki villayı gözetliyordum.
Alphan denen adamın sabah kaçta gittiğini bilmiyorum ama gece 12 gibi evde oluyordu.
Bunu villanın etrafında ki hareketlerden anlayabiliyordum.
Ne olursa olsun bu gece o adamla konuşacaktım
3 aydır ben bu villadaydım ve Doğu çocuk esirgeme kurumundaydı.
Eminim ki her gece ağlıyordu.
Annem öldüğünden beri benden hiç ayrılmamıştı ki
Şimdi ise bir orospu çocuğu yüzünden ondan ayrı kalmıştım
Onu öldürmeyi o kadar çok istiyordum ki
"Devinnn" diye kükreyince yüzümü buruşturdum
İti an çomağı hazırla derler ya aynen öyle oldu
Oturduğum yerden yavaşça kalkıp sesin geldiği yere doğru yürümeye başladım
Mirza'nın elinde bavul vardı ve sürtüğü yanındaydı
Yanında ki kızın dudağına bir öpücük kondurup
"Sen arabada bekle bebeğim birazdan geleceğim"
Kadın cilveli gülümsemesiyle arkasını dönüp kapıya doğru yürümeye başladı
Bakışlarım kadında iken
"Bana bak Devin"
Boş ifademle yüzüne baktım
"Sevgilimle ufak bir kaçamak yapacağım. İki gün yokum. Eğer bir hatanı duyarsam seni öldürmekten beter ederim. İki gün bizden kurtuluyorsun ama dönünce eziyete devam edeceğiz anladın mı?"
Ben sessiz kalınca sinirle soluyup gözlerini kapattı
Umarım sinirden patlardı pislik
Gözlerini açınca sinirle bana bakıp
"Beni sinirlendiriyorsun. Şimdi dua et acelem var ama dönünce cezanı vereceğim merak etme"
Elinden geleni ardına koyma demek istesem de diyemedim
Mirza arkasını dönüp giderken bende mutfağa yöneldim
Makbule ablanın bulaşıkları yerleştirdiğini görünce hemen yanına gidip ona yardım etmeye başladım
Makbule abla bana tebessüm ederek
"İki gün kurtulduk onlardan"
Bende buruk bir tebessümle
"Evet ama bu gece gidip o adamla konuşmaya çalışacağım"
Makbule ablanın kaşları çatıldı
"Mafya ile mi?"
Başımı yukarı aşağı sallayıp
"Evet" dedim
"Emin misin Devin?"
Bana artık hanım ağam demiyordu.
Sonunda o iki kelimeyi ağzından silmeyi başarmıştım.
"Eminim abla. Burda durup Mirza Efendi'nin bana tecavüz etmesini beklemeyeceğim"
Makbule abla bana yaklaşıp sarıldı
Titrek bir nefes verip sarılışına karşılık verdim
"Şansın bol olur inşallah"
Ondan ayrılıp
"İnşallah" dedim
Makbule abla ile bir süre Mafya'nın yanına sızma girişimini konuştuk ama o villa kale gibi korunuyordu.
Uzaktan anladığım kadarıyla hepsi eğitimli ve izbandut gibi heriflerdi
Akşama kadar Makbule abla ile zaman geçirdik
Saat gece 10 bulunca banyoya girip duş aldım.
Ardından saçımı kurutup odama döndüm üzerime Makbule ablanın bana pazardan aldığı iç çamaşırlarından giyinip, üzerine yine makbule ablanın hediye ettiği düğmeli elbiseyi geçirdim
Saçımı el yordamıyla örüp, gözlüğü mü gözüme taktım.
Gözlüğümün kırık aynasını bile makbule abla yaptırmıştı.
Ona o kadar minnettarım ki sanırım bunun kelime karşılığı yoktu
Bir süre yatakta uzanıp saati 11 yaptım
Ardından yerimden kalkıp bahçeye çıktım
Kameraların kör noktalarını takip ederek karanlığa geçtim derin bir nefes alarak diğer villanın yolunu izlemeye başladım
Herhalde birazdan gelir diye düşünmeye kalmadan kollarımdan kavranıp sürüklenmeye başladım
"Bırakın beni" diye bağırmaya başlayınca bir tanesi ağzımı kapattı.
Ben Mirza'nın korumalarına yakalandım sandım ama beni diğer villaya götürdüler
Neyse ki uğraşmadan villaya girmiştim
Benim gibi şanssız bir kız için bu büyük bir şanstı
Adamlar beni yere bırakınca kollarımı ovuşturdum
Bir adam elinde ki bir aleti üstümde gezdirip ardından aleti kenara koydu
"Villa yolunu neden gözetliyordun?"
Mahçup olmuş bir ifadeyle
"Alphan bey ile konuşmam lazım"
İki adam birbirine bakıp bu ne diyor der gibi yüzüme baktı
Acaba ingilizce mi konuşuyordum
Alphan bey ile konuşmak istemem bu kadar tuhaf mıydı?
Kesinlikle tuhaftı. Boğazımı temizleyip
"Gerçekten onunla konuşmam lazım lütfen ona haber verin"
"Senin gibi bir kız onunla ne konuşabilir ki?"
"Bu çok önemli bir konu sadece onunla konuşabilirim"
Bir süre ayakta dikildik ayaklarım yorulmuştu.
Gün boyu nerdeyse hiç oturmuyordum zaten
Yaklaşık 1 saat kadar sonra bir adam gelip Alphan beyin beni görmek istediğini söyleyince korkuyla karışık mutlu oldum
Adamın birini takip ederek bodrum kata indik
Beni neden alt kata indirmişlerdi?
Kalan yolu tırsarak gittim ama cesur olmam gerekiyordu bunu Doğu için yapmalıydım
Demir bir kapının önüne gelince durduk
Adam içeriye bağırınca
"Yollayın" diye kalın bir ses duyuldu
Sesi duyunca vücudumdan bir ürperti dalgası geçti
Bu nasıl bir sesti? İnsanın tüylerini diken diken ediyordu
Adam hafif aralık kapıyı açarken derin bir nefes aldım
Kapı açılınca yavaş yavaş yürüyerek içeriye girdim
Karşımda 190 boylarında, siyahın en koyu tonlarında saç ve göze sahip olan, dik duruşlu, çok sert bir adam beni karşıladı
Kalbime giren korkuya engel olamayarak geriye doğru sendeledim
Afedersiniz ama resmen ödüm bohuma karıştı desem yalan olmazdı
Adam pür dikkat yüzüme bakarken gözlüğü mü geriye ittim
"Beni neden arıyorsun küçük kız?"
Küçük kız demesine bozulsam da
"Sizden bir isteğim olacak izin verirseniz"
Adam hafif şaşkınlıkla bana baktı
E oda haklıydı kim bir mafyadan bir istekte bulunurdu ki?
Devin dışında
"Hayır kurumuna mı benziyorum?"
Ben 'nedir' diye sormasını beklerken aldığım cevapla yüzüm daha fazla düştü
Tüm cesareti mi toplayıp
"Lütfen efendim kendimi bir kez olsun açıklamama izin verin yalvarıyorum"
Adamın yüzünde mimik oynamadan
"Seninle uğraşacak zamanım yok küçük"
Ya sabır bana zırt pırt küçük demeye başladı.
Ona göre gerçekten ufak tefektim o en az 30 vardı
"Sadece iki dakika lütfen"
"Konuş"
Derin bir nefes alıp iki dakikayı iyi değerlendirmek için konuşmaya başladım
"Beni berdel diyerek 18 yaşına bastığım zaman bir adamla evlendirdiler. Adam erkek kardeşimi çocuk esirgeme kurumuna verdi. Ne kadar yalvarsam da onu ordan çıkarmıyor lütfen onun kurtulmasına yardım edin ve benim de tabi"
Adam bir süre boş boş yüzüme baktı
"Neden bunu yapayım?"
"Bilmiyorum hiç bir şeyim yok. Yani size verecek hiç bir şeyim yok lütfen bana yardım edin"
Adam saatine bakınca stresli bir şekilde kıpırdandım
"Lütfen ne isterseniz yaparım kardeşimi kurtarın"
Adamın kaşları çatıldı
"Benim için ne yapabilirsin ki?"
"Her şeyi. Her ne olursa."
"İki dakikan doldu şimdi evine dön küçük saçma sapan şeylerle bir daha buraya gelme"
Adam yürümeye başlayınca
"Durun" diye bağırdım
Adam durup sinirli bir soluk bıraktı
"Bana yardım edin yoksa peşinizden ayrılmam yemin ederim"
Adamın tek kaşı ilgiyle havalandı
"Buraya girmene ben izin verdim yoksa hiç bir türlü giremezdin"
Gözümde ki gözlüğü çıkarıp sandalyenin üzerine attım.
Ardından elimi örgümün ucuna getirip tokayı çıkardım
Saçımın örgüsünü çözüp saçımı gelişi güzel bıraktım
Saçlarım popomu kapatacak şekilde uzundu
Titreyen ellerimle elbisemin düğmelerini tek tek çözüp elbisenin yere düşmesini sağladım
Dolu gözlerimi yok saymaya çalışıp
"Her şeyi yaparım lütfen kardeşimi kurtarın"
Üzerimde olan iç çamaşırlarım yıkanmaktan solmuş ve ikisi de birbirine zıt renkteydi ama umrumda değildi
Önümde ki saçlarımı geriye yatırıp bakışları mı adama diktim
"Seni neden kabul edeyim? Seni diğer kadınlar dan özel kılan nedir?"
Derin bir nefes alıp
"Ben bakireyim. Benden fazlasıyla zevk alacağınıza eminim."
Adamın yüz ifadesi biraz değişse de kendini toparladı
Şu an bildiğim tek şey az da olsa onun ilgisini çektiğimdi