4. Bölüm

1087 Words
Bahçe de oturup karşıda ki villayı izlemeye başladım Sanki orda hayat yok gibiydi Ama bazen takım elbiseli adamlar görüyor, bazense tekerlekli sandalye de olan bir çocuğun bahçe de dolaştığına şahit oluyordum Tuhaftı "Ne yapıyorsun burda gelin ağam?" Makbule ablanın sesiyle irkildim ve ona döndüm "Şu karşı ki villaya bakıyorum arada bir çocuk ve bir kaç takım elbiseli adam dışında kimse yaşamıyor orda sanırım?" "Aslında yaşıyor. Türkiye'nin en büyük mafyaların dan biri olduğunu söylüyorlar" Kaşlarım çatılmış şekilde makbule ablaya döndüm "Bu mafyalar aşiretler den daha mı güçlü?" "Hepsi olmasa da bazıları aşiretler den güçlü" "Sence bu adam onlardan güçlü mü? Onu hiç gördün mü?" "Onu hiç görmedim duyduğuma göre evin ön kapısını hiç kullanmıyor. Ön bahçe tellerle çevrili olsa da arka bahçe duvarlarla çevrili yani onu görmek zor. Ve onu hiç görmedim. Onu görmek zannettiğin kadar kolay değil." Elimi çenemin altına koyup düşünmeye başladım Acaba erkek kardeşimi kurtarmam için bana yardım eder miydi? Yok canım benim gibi fakir bir kıza neden yardım edecekti? Ona verebilecek ne param vardı, ne değerli bir şeyim Derin bir nefes alıp "Anlıyorum" dedim "Devin" diye kükreyen adamla başımı o yana çevirdim Mirza sert adımlarla bana doğru gelirken ayağa kalktım Mirza kolumu sertçe kavrayıp "Sana oturmanı kim söyledi? Alev'in kahvesi döküldü hemen gidip onu temizle benim sabrımı sınama. İki saattir seni arıyorum" Kolumu sertçe geriye doğru atınca gözlerim doldu Geldiği gibi geri dönerken bende üzgün gözlerle bana bakan makbule ablaya baktım. Buraya geleli bir ay olmasına rağmen hiç bir şey değişmemiş, eziyetleri artmıştı Beni erkek kardeşimle tehdit ediyor her isteğini yaptırıyordu Geçmişte büyüklerin yaşadığı şeyleri bilmiyordum ama bana zarardan başka bir şey vermedikleri kesindi. "Gerçekten çok üzgünüm hanım ağam elimden hiç bir şey gelmiyor" "Bana hanım ağam deme lütfen. Böyle bir hanım ağa daha önce hiç gördün mü?" Makbule abla buruk bir tebessümle yüzüme baktı Bende olduğu kadar dudaklarımı kıvırdım ve villaya girdim Oturma odasına girince ikisini yan yana görüp yüzümü buruşturma isteğiyle bir süre boğuştum "Ne boş boş bakıyorsun? Temizlesene" Alev denen şeytan konuşunca tamam oldu Mirza yanağına bir öpücük kondurdu O kadar boyadan nasıl öpüyorsa artık "O biraz geç anlıyor bebeğim. Malûm köyden çıkmamış cahil bir kız" En azından ben cahildim ama onlar gibi pisliğin önden gideni değildim Onları dinlemek yerine hızla temizlik malzemelerini alıp kahve dökülen yeri temizledim Onlarla fazla muhatap olmak istemediğim için hızla yanlarından ayrıldım Villayı iki günde temizliyordum önce üst, ardından alt kat 1 ay sonra Derin bir nefes alıp oturma odasında oturan Mirza'nın yanına geldim Son kez şansımı deneyecektim Boğazımı temizleyince bana baktı "Doğu'yu ne zaman göreceğim?" Mirza ayağa kalkıp önümde durdu Elini yüzüme getirirken irkildim Elimi yüzümü korumak için önüme aldım Elimi kenara itip gözlüğü mü çıkardı Gözlüğümün camını Makbule abla tamir ettirmişti sağolsun Benim villadan çıkmam yasaktı Makbule olmasa ne yapacağımı hiç bilmiyordum Beni ayakta tutan onun desteğiydi Doğu'ya kavuşma hayalim hala vardı ondan vazgeçemezdim Arkama geçince korkuyla kalbim hızlanmaya başladı "Onu çok mu seviyorsun?" Titrek bir nefes verip "Evet" dedim Elini saçıma getirip tüy hafifliğinde okşayarak aşağıya indi tokamı çıkarıp örgü mü bozarken kalbim sıkışmaya başladı Ne yapıyordu bu adam? "Altıma yatmak için neden yalvarmıyorsun? küçük gelinim" Yüzümü buruşturup sessiz kaldım "Doğu'yu görmeyi unut yıllar bile geçse onu görmeyecek bu villada bana hizmet ederek geberip gideceksin" Gözyaşlarım gözüme hücum ederken "Ben sana bir şey yapmadım lütfen beni cezalandırma kardeşimi bana getir söz ömür boyu sözünden çıkmayacağım" Mirza'nın iğrenç gülme sesini duyunca gözyaşlarım yine akmaya başladı "Sen zaten Ömür boyu sözümden çıkmayacaksın. Bunun için neden birde o varoş kardeşinle uğraşayım?" Sinirle arkamı dönerken örgüsünü çözdüğü saçlarımı kavradı Acıyla çığlık attım Yine de sinirime engel olamayıp "Kardeşim fakir olabilir bu ayıp bir şey değil ama senin şerefsiz olman bence çok daha ayıp" Mirza sinirle soluyup saçımı daha da çekince bir miktar koptuğuna emin oldum Yandan yüzüme gelen tokatla daha fazla ağlamaya başladım Beni saçımdan sürükleyerek odama götürürken bağırarak karşı koymaya çalıştım Sonunda beni odamın önüne getirip kapıyı açtı ve beni içeriye sokup yatağa itti Büyük cüssesiyle üstüme oturup tüm hareketleri mi engelledi Ellerimle ona vurmaya çalışınca ellerimi kavrayıp başımın üstünde birleştirdi "O küçük dilin fazla uzadı. Anlaşılan beni yeterince iyi tanımıyorsun. Kendimi memnuniyetle sana tanıtırım" Diyerek boşta kalan eliyle saçlarımı yüzümden çekti Bir süre yüzüme bakıp inceledi Ardından yan bir sırıtışla "Kıpır kıpırsın yavaş yavaş seni istemeye başlıyorum. Daha önce elde etmek istediğim herkes bana koşarak geldi ama sen sadece kardeşin için yalvarıyorsun. Açıkçası buna kırılıyorum küçük gelinim. Bana altıma yatmak için yalvarsan belki de senin için daha iyi olur. Kim bilir o zaman belki seninle sevişirim" "Siktir git şerefsiz pislik" Yan sırıtışı kaybolup yüzüme bir tokat gelince başım acıyla yana düştü Üzerimde ki gömleği yırtıp sütyenimi koparınca korkuyla daha fazla hareket etmeye başladım Eliyle göğsümü sertçe sıkıp canımı son derece yaktı Göğsümü bırakıp dizimde olan eteğimi yukarı sıyırınca tekme atmaya başladım Kadınlığımı avuçlayıp sertçe sıkınca acıyla ve korkuyla çığlığı bastım Bir süre daha sıktıktan sonra elini çekip yüzüme baktı Yan bir sırıtışla "Bal kutun ne kadar da dar ımmm ve bakiresin değil mi? Bende senin kocan olduğuma göre sanırım bal kutusundan yiyebilirim" Sesli gülmesi midemi bulandırıyordu Yaklaşık iki aydır onu ikna etmek için uğraşıyordum ama beni takmıyordu üstüne birde her türlü işkenceyi yapıyordu "Bırak beni" diyerek çığlık atmaya başladım Bir süre sonra kapı çalınınca Mirza üzerimden kalktı Bir süre sonra kapı açıldı Kimin geldiğine hiç bakmadan ağlamaya devam ettim Omuzuma değen eli itmeye çalıştım "Benim Devin, makbule ablan iyi misin?" Devin ablaya dönüp başımı dizine yaslayıp sakinleşene kadar ağladım Ağlamam hıçkırıklara dönünce "Sana tecavüz mü etti?" Boğuk sesimle "Hayır ama sen gelmeseydin belki de edecekti bilmiyorum" Makbule abla sinirli bir soluk bırakıp "Orospusu bir günlüğüne gitti diye sana sardı anlaşılan" "Ben doğu'yu nasıl kurtaracağım abla?" Bir süre sessizlikten sonra "Tek çözüm yan villada ki mafya Alphan Korhan olabilir ama o tahminimce Mirza beyden çok daha tehlikeli biri. Bir süre düşünüp "Sence Doğu'yu kurtarabilir mi?" "Kurtarır ama bunu yapmak ister mi?" Sahiden bunu yapmak ister mi? Benim gibi cahil bir kız için bunu neden yapacaktı ki? Ama korktuğum bir şey vardı oda Mirza son zamanlarda beni süzüyor sevgilisi ile çok tartışıyordu Bu gün kurtulmuştum ama başka bir gün tecavüz den kurtulamayabilirdim O yüzden her şeyi hızlı düşünüp o şekilde karar vermeliydim "Alphan beye nasıl ulaşacağım? İki buçuk aydır burdayım henüz onu görmek bile görmedim" "Bu konuda haklısın. Ben yaklaşık üç senedir burdayım ben bile onu görmedim. Onun hakkında tek bildiğim gece eve geldiği. Onun dışında pek bir bilgim yok üzgünüm." Bu konuda şansımı denemeliyim. O adamı bulup ondan yardım istemeliyim. Ne pahasına olursa olsun Doğu'yu çocuk esirgeme kurumundan çıkarmalıyım Artık Mirza dan hiç umudum kalmamıştı Kendi başımın çaresine bakmalı hem Doğu'yu hem kendimi kurtarmalıydım bu adamdan
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD