1 .BÖLÜM

216 Words
PROLOG “Kırık kadınlardan masumluk beklenmez.” Ama o hâlâ birinin gelip "seni buradan alacağım" demesini bekliyordu. Gülru, gecenin en geç saatinde yine o odadaydı. Yüzü duvara dönüktü. Tenine dokunan eller yabancı, sözler kirliydi. Ruhundan bir parça daha koparken gözleri boğulmuş bir çocuğunki gibiydi. Adam çıkarken üstüne attığı parayla birlikte, aynada bir kez daha kendine baktı. Bir kez daha dönüştüğü kadından iğrendi. Yanaklarında taze bir tokat izi vardı. Titredi. Yalnız değildi odada. Aynadaki kadına yabancıydı artık. Kendi yüzünü tanıyamıyordu. Kapıdan çıktığında ayakları sendeledi. O an onu gördü. Harun. Barın koruması. Herkesin çekindiği, kimsenin gözüne bakamadığı adam. Ama Gülru’nun her gece yırtılmış elbisesini örten, acıyan her yerini şefkatle öpen tek kişiydi. "Bir şeyin var mı?" dedi Harun, sesi kısık ama öfkeyle titreyen. Gülru bir şey söylemedi. Konuşsa ağlayacaktı. Sustu. Ama Harun o tokat izini gördü. Gözleri karardı. Yumruğunu sıktı. “Kimdi?” Sorusunda kıyamet gizliydi. Gülru cevap vermedi. Zaten her gece başka biri. Ne önemi vardı? Ama Harun için vardı. O, Gülru’ya hiç dokunmamıştı. Dokunmamış ama her gece gözleriyle sarılmıştı ona. O an Gülru yavaşça adım attı. Ayakta duracak hâli yoktu. Ve Harun... kollarını açtı. İlk kez bir adamın kollarına kirli değil, korunarak sokuldu Gülru. Tırnaklarını batırdı Harun’un göğsüne. Fısıldadı: “Lütfen… beni buradan al...” Harun'un dudakları yalnızca şu kelimeye döküldü: “Bir gün... söz.”
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD