
Arman Kılıç, odadaki geniş deri koltuğa yayılmış, elindeki kehribar rengi içkiyi buzların kadehine çarpma sesini dinleyerek bekliyordu. Gözleri kapıdaydı, bakışları ise her zamanki gibi soğuk ve keskindi. Kapı yavaşça açıldığında, banyonun sıcak buharı odaya sızdı. Peri, üzerinde sadece vücudunu sıkıca saran beyaz bir havluyla dışarı çıktı. Islak saçlarından süzülen damlalar, göğüs dekoltesindeki havlunun üzerinde izler bırakıyordu.Arman yerinden kalkmadı, sadece bakışlarını kızın üzerinde gezdirdi. "Gel buraya," dedi, sesi pürüzlü ve emrediciydi. Peri, titreyen adımlarla ona doğru yaklaştı ve önünde durdu. Arman’ın gözleri, kızın korkudan inip kalkan göğüslerine odaklanmıştı."İndir o havluyu," dedi Arman, buz gibi bir sesle.Peri’nin gözleri doldu, elleri havlunun düğümüne gitti ama parmakları sarsılıyordu. "Yapma... nolur yapma," diye fısıldadı sesi titreyerek.Arman oturduğu yerden hafifçe öne doğru eğildi, bakışlarında zerrece merhamet yoktu. "Bu senin seçimin Peri," dedi karanlık bir tonla. "Ya sen indirirsin ya da ben parçalayarak alırım."Peri, çaresizlikle havlunun düğümünü serbest bıraktı. Beyaz kumaş yavaşça teninden kayıp ayaklarının dibine yığıldığında, Arman’ın bakışları aç bir kurt gibi kızın çıplak vücudunda gezindi. Arman ayağa kalktı ve aralarındaki mesafeyi yok etti. Sert, nasırlı elleriyle Peri’nin belinden kavrayıp onu kendine çekti. Bir eliyle kızın pürüzsüz kalçasını ve belini sertçe okşamaya başladı; dokunuşu hem sahiplenici hem de yakıcıydı.Arman, diğer elini aşağıya, Peri’nin bacaklarının arasına doğru kararlı bir şekilde indirdi. Parmakları o en mahrem noktaya sertçe dokunduğunda, Peri bir hıçkırıkla birlikte geriye doğru kavis çizdi. Arman, parmaklarını orada baskıyla gezdirirken dudaklarını Peri’nin kulağına yaklaştırdı."Islanmışsın..." dedi Arman, sesi arzunun ve zaferin verdiği boğuklukla titrerken. "Benden nefret ettiğini söylerken vücudunun bu kadar dürüst olması ne acı, değil mi?"Peri, hissettiği yoğun baskı ve vücudunun verdiği tepkiyle sarsılırken, Arman’ın elindeki hakimiyet onu tamamen savunmasız bırakmıştı.

