bc

Derinlerdeki Çağrı

book_age18+
3
FOLLOW
1K
READ
love-triangle
contract marriage
family
HE
friends to lovers
submissive
goodgirl
neighbor
heir/heiress
drama
sweet
serious
kicking
city
office/work place
cheating
secrets
musclebear
office lady
seductive
like
intro-logo
Blurb

Hatice Aydora hayata tek başına tutunmaya çalışan, bütün sorumlulukları kendisi halletmeye alışan güçlü bir o kadar da her kırılacak olan bir kadın. Hayatının en beklenmedik anında hayatına giren Aybars Sancaktar ile yeni bir düzene başlar. İkilinin hem altüst olmuş hayatlarının birleşmesi hem de bunu nasıl ilerleyen zamanda birbirine tutundukları bir hikaye göreceğiz.

chap-preview
Free preview
1.Bölüm -İKİNCİ KARŞILAŞMA
Baharın ilk günlerinin fısıltısı mı bilemiyorum ama sanki bir şeyler beni çağırıyordu.Babam taksi şoförüydü onunla sık sık taksiye çıkar yolculuk yapardım eğlenceli olmasının yanı sıra babama olan sevgimden hep yanında olmak istiyordum. Yine günlük bir taksi seferiydi bizim için artık eve dönüp güzel bir akşam ziyafeti çekecektik tâki eve dönüş yolu üzerinde bir aracın kaza yaptığını görene kadar.Feci bir kazaydı. Araç bariyerlere çarparak durabilmişti.Babam arabadan telaşlı bir şekilde inerek; "Kimse var mı, sesimi duyuyor musunuz ?" Kimseden ses yoktu ama araçta üç kişi olduğu görülüyordu babam araçtakilerin nabzına baktı o sırada bende panikleşmiş bir şekilde ambulansı aradım derken araçtan küçük bir çocuk çıktı . Üstü başı kanlar içinde benle yaşıt gibi duruyordu ne olduğunu soracaktım ki ambulans geldi ilk yardımlar yapıldı ve üzücü bir haber ortamı esir aldı.Sert bir çığlık ağlayış sesleriyle karıştı.Annesi ve babası vefat etmişti,o ise tek başına köşede oturmuş ağlıyordu .Yanına gittim elimde küçük bir ayıcıkla.Oturdum ve ; "Gözyaşlarını sil çünkü küçük ayı ağlayan çocuklara kızıyor"dedim. Az da olsa ağlamayı bıraktı ama gözyaşları hala akıyordu "İstersen bu oyuncağı sana verebilirim "dedim ve o evet demeden oyuncağı onun kucağına bırakıp babamın yanına koştum. O çocuğun yanında kendim zor tutmuştum aslında onun o halini görünce bende oturup ağlayacaktım. Babamın yanına oturup ağladım. "Şimdi ne olacak ha , nasıl tek başına kalacak en sevdikleri yok yanında söyle baba nasıl dayanacak" ağlamayı bir türlü bitiremedim.Babam beni kucağına alıp başımı okşayarak; "Merak etme hem kimsesiz kaldığını kim söyledi babaannesi var eminim çok iyi bakarlar şimdi ağlamayı bırak o güzel gözlerin ağlamasını istemiyorum o iyi olacak tamam mı?" Bunları söylerken o da üzülüyordu ve içten içe ağlıyordu onu iyi tanıyorum çok iyi bir kalbi vardı çünkü.Bu gecenin ardından günler geçti ve ben yine babamla beraber taksiye çıkıyor ve onu eğlendiriyordum. Böyle tam 7 yıl geçirdim dile kolay artık üniversiteye hazırlanan genç bir kız olmuştum.Yeri geldi heyecanlı bir yıl oldu yeri geldi umudumun kırıldığı bir yıl, zamanı tutabilseydim keşke o kadar hızlı ki sanki yetişmesi gereken bir yer varmış gibi davranıyor. Sınav haftası gelmişti.Sanki çalıştıklarım bana inat aklımdan siliniyordu .Artık son üç 3 gün derken belkide hayatımın en kötü haberini aldım . Elim ayağıma dolaşmıştı hani hayatın artık sizin için bir anlam içermediği zamanlar olur ya benim için o zaman şimdiydi.Hayatımın en değerlisi hayır hayır hayata tutunmamın sebebi babam ... Sınava girmedim günlerce hatta haftalarca mezarın başında sadece kalkıp benle konuşmasını bekledim.Annem benim için daha dik duruyordu bu durum karşısında ama onunda içi harap olmuştu. En sevdiğin ,rol model bildiğin insanı bir daha yanında olamaması insanı o kadar çaresiz bırakıyorki ama yinede hayatınıza devam ediyorsunuz belki de şu cümle sizi hayatta devam etmeye zorluyor; "O da böyle olmasını isterdi." Ben de bu cümleye tutunarak devam ettim benimde annem için artık toparlanmam gerekiyordu.O yaz tekrardan sınava hazırlanacak mentalim yoktu ya da en azından ben böyle düşünüyorumdum bu yüzden anneme küçük dükkanında yardım etmeye başladım. Annem sahil kasabasında oturduğumuz için deniz ürünlerinden yemek yapıp satıyordu. Çok fazla getirisi olmadığı halde babam sevdiği için yapıyordu bu işi. Gülüyorduk evet ama bu gülüşlerin içinde hep ağlayan sesler duyuluyordu. Geceleri ona olan özlemimden dolayı yatağımda sessizce ağlıyordum. Olmuyordu toparlanamıyordum. Bir gece yine ağlarken telefonum çaldı. Tanımadığım bir numara başta açmadım ama ikinci defa arayınca açtım. "Hatice Aydora ile mi görüşüyorum?" "Evet buyurun siz kimsiniz?" "Merhaba Hatice hanım biz Aybars Holdingten arıyoruz size üniversite egitiminiz için burs vermek istiyoruz eğer sizin içinde uygunsa yarın Aybars Holdinge gelmenizi rica ediyoruz efendim." "Ne hakkında burs dediniz ben üniversiteye gitmiyorum hanımefendi ve böyle bir bursa başvurmamıştım." "Haklısınız efendim şöyleki biz Finike 'de bulunan ve lise son sınıfını birincilikle bitiren öğrencilere üniversiteye destek amaçlı burs veriyoruz. Dilerseniz yarın gelip burs hakkında daha ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz. " "Hayır teşekkür ederim böyle bir bursa ihtiyacım yok iyi geceler!" Telefonu sert bir ses tonuyla kapattım böyle bir bursa ihtiyacım var mıydı bilmiyorum ama şuan pekte düşünecek takatim yoktu.Uyumaya çalıştım bir türlü olmuyordu . Sonra hatırlamadığım bir şekilde uyuya kalmışım kalktım, elimi yüzümü yıkadım sersem bir şekilde kahvaltıya oturdum hiçbir şey yiyesim yoktu .Zor zar bir şeyler yedikten sonra annemi çağırdım ses yoktu kesin yine erkenden çıkmıştı. Kalktım sofrayı topladım sonra annemi aramak icin odama gidip telefonumu aldım. "Anne neredesin?" "Erkenden çıktım dükkandayım sen kahvaltını et sonra gel." "Kahvaltımı ettim anne duş alır gelirim." "Peki,tamam." Sessi her zamanki gibi bir üzüntülüydü. Tam telefonumu çalışma masama bırakacaken bir mesaj gördüm bu dünkü neydi adı Aybarstı herhalde o holdingten gelmişti. Yine efendim mefendim diye yazmış. Acaba kabul mu etsem ve tekara derse mi başlasam diye bir an düşündüm hep o bursla anneme de yardımcı olabilirim. Neyse aman telefonu masaya bırakıp duşa girdim. Duştada aynı şeyleri düşündüm aslında neden olmasın bir yıl oldu bursla ders çalışabilirdim. Duştan çıktım hemen giyinip fazla oyalanmadan annemin yanına gittim. Yemek dükkanı evimize o kadar uzak değildi bu yüzden çabuk vardım. Acaba dün geceki telefon görüşmesinden anneme bahsetsem mi diye düşündüm sonra vazgeçtim, bugünkü siparişleri alıp adreslerine ulaştırmak icin çıktım. Biri hariç diğerleri yakın yerlerden sipariş edilmişti. Hepsini dağıttıktan sonra sıra o uzaktaki adresteydi adrese baktı bir de ne göreyim bu oyuncağı şirketti ya koskoca şirket niye böyle bir şey yapsın ve yahut niye bizim gibi sahil kasabasında olan küçük bir yerden yemek istesin ki of götürmesem mi acaba annem kızabilir yapacak bir şey yok götürmem lazım. Holdinge geldim danışmana; "Merhaba iyi günler bunları Aybars Holding adına sipariş etmişsiniz şuraya bırakıyorum ödemeyi alabilir miyim?" "Tabi, buyurun iyi günler." "Teşekkürler sizde ..." Hoh neyseki bunuda halledip çıktım acaba tesadüf mü neyse ne ya bindim motosikletime dükkana döndüm tabi annem bende bir şeyler olduğunu hemen anladı. Sorguya başlar bir şekilde: "Noldu bir şey mi diyeceksin?" Ay desem mi bilemedim ama belki de bir yol gösterene ya da fikrine ihtiyacım vardı. "Hayır yani aslında evet şey dün gece bir telefon aldım.." "Eeee" "Şey bu bir holding burs veriyormuş işte okul birincilerine falan bana da vereceklermiş o yüzden aramışlar. " "Allah Allah hangi holdingmiş bu hiç duymadım böyle bir şey gecen seneki okul birincisi olan Zehra teyzenin kızına hiç vermediler." "Bende bilmiyorum bugün için görüşmek istediler ama hayır dedim." "Gidip görüşseydin belki gerçektir ama iyi etmişsin bir de babanın yokluğunda ya dolandırıcıysa?" " Neyse zaten dediğim gibi hayır dedim ." "İyi tamam eğer yeniden üniversite sınavına hazırlayacağım diyorsan daha çok çalışır sana destek olurum." " Annelerin bir tanesi teşekkür ederim aslında istiyorum ama bir kaç ay daha yardım edeyim sana sonra." O da okumamı çok istiyordu ama işte durumumuzda ortadaydı onu böyle yalnız bırakmazdım. Günler yine hızlı hızlı geçiyor dünü artık unutacak hale geliyordu insan. Artık derse başladım tüm cesaretimi toplayarak aslında bir hedefimde vardı tasarımcı olmak .Bir yıl boyunca çok ağladığım ama babam ve annem için hep devam ettim sınava girdim ve benimde beklemediğim bir dereceyle sınavı geçmiştim. Tercih zamanı gelmişti ama annemi bırakıp uzaklara gitmek istemiyordum her ne kadar iyi üniversiteler geliyor olsada .Antalya Vakıf Üniversitesine burslu olarak yerleştim. Üniversite için hazırlıklar derken eylülde geldi .Aslında üniversite uzak kalıyordu evime ama annem için yurtta kalmadım. Üniversitenin ilk haftası başladı uyum haftası olduğu için zor geçmedi. Bir haftanın sonuna gelip eve dönerken yağmur başladı sonbaharın ilk yağmuruydu durmasını bekledim tam o sırada tanıdık bir ses ; "Şemsiyemi alabilirsiniz." Soluma döndüğümde sesin tanıdık olmasına rağmen siması tanıdık değildi. "Hayır ,teşekkürler bekleyebilirim." "Peki ,tamam "dedi aslında içimde tuhaf bir duygu oluşmuştu sanki tanıdık biriyle konuşuyormuşum gibi kimdi bu ?

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Sabah Güneşim+18

read
10.1K
bc

DELİ KURT

read
490.2K
bc

Destina

read
4.8K
bc

MAVİ VE YEŞİL: Esaret (+18)

read
31.5K
bc

Alanzo Behemoth +18

read
29.7K
bc

MAFYANIN ESİRİ +18

read
36.8K
bc

Gizli Katman 'Gizemli Portre' (+18)

read
1.4K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook