Sohbet ederek kahvaltı yapan bütün ailemin üzerinde göz gezdirdim. Bu sabah herkes buradaydı, bahçeye uzun masa kurulmuş gülüşerek kahvaltı yapılıyordu. Bu kadar insanın içinde Ateş’ten bahsetmek biraz gerse de beni konuşmak için en doğru yerin bu masa olduğunu biliyorum. Eğer anneme tek söylersem babam konuşmak için çağırırdı beni, onun ardından abilerim, Pınar teyze, Neşe teyze, kuzenlerim derken beni bitirirlerdi. En iyisi herkes buradayken söylemek. Çatal ve bıçağı masanın üzerine bırakıp karşımda oturan Yeşim ve kocasına, “Söyleyeceğim,” dedim dudaklarımın arasından. İsa peçeteyle dudaklarını silip geri yaslandı, Yeşim ise masanın üzerine hafif eğilip kalabalığa kısa bir süre inceleyip geri çekildi. “Moraller iyi hadi söyle.” Başımı sallayıp yan bir şekilde döndüm. Masanın sonunda

