Ela gözlü, heybetli, beyaz tenli Efecan Bey. Yeni patronum. Kanser sebebi, ömür törpüsü... Yakışıklı yüzünden akan meymenetsizlik, asla memnun olmayan yüzü nedeniyle asık gudubet suratlı canım patronum Efecan. “E, yani Nur?” dedi Melis. Bütün gün giydiğim topuklu ayakkabıları çıkarmış, ayağıma masaj yapıyordum. Ayaklarıma vuran ten rengi, sivri topuklu ayakkabıları eve gelir gelmez çıkarmıştım. Ama ayağımın arkası yara olmuştu. Masaj yaparken konuştum. “Yanisi Melis; Efecan Bey bana bu şekilde kan kusturmaya devam edecekse eğer, ben de bu baskıya daha fazla dayanamayarak istifa edeceğim!” dedim. Bir ay olmuştu ben işe başlayalı, üç haftadır da Efecan Bey ile birlikte çalışıyorduk. “Bana kan kusturuyor. Daha fazla kızılcık şerbeti içtim diyemeyeceğim. Yok öyle bir dünya!” Doğruldum, ardı

