Güneş, odasının kapısını arkasından kapatırken, Elif'in "Bana her şeyi anlatacaksın!" diye bağıran sesini duymazdan geldi. Yüzündeki gülümseme hala yerindeydi, hatta daha da büyümüştü. Kendini, dün geceki karmaşadan ve Rüzgar'ın yarattığı tüm o hayal kırıklığından sonra, hiç bu kadar huzurlu ve hafif hissetmemişti. Çantasını yatağın üzerine bırakıp aynanın karşısına geçti. Gözlerinde parlayan o ışıltı, yanaklarındaki hafif kızarıklık, yüzündeki dingin ifade... Hepsi Zafir'le geçirdiği saatlerin bir yansımasıydı. Boğaz'ın serin rüzgarı saçlarını dağıtmış olsa da, bu durum bile Güneş'in içinde bir tebessüm yaratıyordu. Zafir'in İstanbul'a dair anlattığı hikayeler, onun nazik tavırları, Güneş'e hitap etme şeklindeki o ani değişiklik... Her detayı zihninde yeniden canlandırıyordu. "Bana sad

