Esmer Zaimoğlu Keçinin peşinden koşarken, ayağım bir taşa takıldı ve sendeledim. “Lanet olsun!” diye mırıldandım dengemi sağlamaya çalışırken. Tam doğrulmuştum ki, kafamın arkasında anlık, keskin bir acı hissettim. Sanki bir taş ya da daha kötüsü, sert bir cisim vurmuştu. Gözlerimin önünde ışıklar patladı. Dünyam bir an için siyah oldu, sonra yeniden bulanık bir şekilde aydınlandı. Bacaklarım tutmuyordu. Yere yığıldım, yüzüm soğuk toprağa değdi. Uyku ile uyanıklık arasında gidip geliyordum. Kulaklarımda bir uğultu vardı. Uzaktan, ya da yakından... Sesler geliyordu. Bir adamın sesi, sert ve telaşlı sesini başımda duydum. “Ağam! Burada! Baygın bir kız var!” Sonra, hızlı, ağır ayak sesleri. Toprağın üzerinde çıtırtılar. Birkaç kişi daha gelmişti. Birisi eğildi yanıma. Soğuk parmaklar boynu

