Telefonun soğuk ekranında yanan o numara ve mesaj, kanımı dondurdu. Nefesim kesilmişti, kalbim deli gibi çarpıyordu. Gökhan. Bu onun eski numarasıydı. Ama... ama ölmemiş miydi? Tahir onu bıçaklamıştı. Yaşıyor muydu? Ya da... ya da bu bir oyun muydu? Ellerim titriyordu. Telefonu hemen çantama attım, sanki yanmakta olan bir kömür parçasıymış gibi. Etrafa bakındım. Tahir, benzin pompasının yanında, ödemeyi yapıyordu. Sırtı bana dönüktü. Ona söylemeli miydim? Ama nasıl? “Hey, öldüğünü sandığım eski kocam bana mesaj attı, beni özlemiş,” mi diyecektim? Bu, onu yeniden çıldırtmaktan başka işe yaramazdı. Zaten yeterince kırılgan bir ateşkesin ortasındaydık. Ama içimde bir korku dalgası yükseliyordu. Eğer Gökhan gerçekten yaşıyorsa ve peşimizdeyse... Bu, her şeyi alt üst edebilirdi. Tahir’in haps

