ESMER Telefonu kapatırken, elim titriyordu. Kulaklarımda Ceylan’ın o titrek, mutluluktan uçacakmış gibi sesi çınlıyordu. “Hamileyim.” İki kelime. Hayatımda duyduğum en güzel, en mucizevi iki kelime. Odaya döndüm. Devran kanepenin kenarında, benim şaşkınlık ve sevinçle dolu halimi izliyordu. Kaşlarını çatmıştı, merak ve hafif bir endişeyle. “Ne oldu? Ceylanlardan haber mi var? İyiler mi?” diye sordu hemen, ayağa kalkmaya hazırlanırken. Onun bu koruyucu içgüdüsü hâlâ içimi titretiyordu. Ama bu sefer endişe değil, saf sevinçle doldum. Gözlerim doldu, bir kahkaha ağlamaya karıştı boğazımdan. Koştum ona doğru. O da şaşkınlıkla kollarını açtı. “Devran!” diye bağırdım kendimi onun kollarına attım. “Hamile! Ceylan hamile! Mucize! Doğal yolla olmuş, tedaviden önce! Bebeği var!” Devran’ın bede

