Ceylan Firdevs babaannenin kolları, sarsıla sarsıla ağlayan bedenime sığınak olmuştu. Yaşlı kadının üzerindeki kolonya kokusu, burnumu yakıyor, gözyaşlarımı daha da hızlandırıyordu. Kaynanam Ezma’nın o zehir dolu sözleri, kafamın içinde yankılanmaya devam ediyor, her seferinde içimi yeni bir sızıyla dolduruyordu. Uğursuz. Ailemin beni kabul etmemesi... En hassas, en derin yaralarımdan biriydi ve o, hiç acımadan üzerine basmıştı. Osman baba, eşinin yanına çökmüş, alçak ve ciddi bir sesle onunla konuşuyordu. Ezma Hanım’ın omuzları hıçkırıklarla sarsılıyor, ama artık bana bağırmıyordu. Sadece, oğlunun başına gelenlerin şoku ve korkusu içinde, en kolay hedefi seçmişti. Beni. Esmer, annesinin yanında, bana öyle bir bakış attı ki, içinde hem özür hem de büyük bir utanç vardı. Gözlerimle “Soru

