Esmer Zaimoğlu Sabahın erken saatlerinde Ceylan, Tahir abimin yanına koşmuştu. Ben ise geride kalmıştım. Konağın mutfağı, herkesten sonra bana kalan bir sığınak gibiydi. Amcamlar, yengemler, kuzenler... Hepsi dönmüştü. Ama annem, babam ve Firdevs Babaanne hâlâ hastanedeydi. Onların yemeklerini bir aşçıya yaptıramazdım. Bu onlara olan sevgimin, endişemin küçük bir ifadesi olmalıydı. Bir yandan da içimdeki o küçük, umutsuz ses Devran Ağa’nın neden henüz hastaneye gitmediğini sorguluyordu. Belki de... belki de benim için kalmıştı? Ama hemen ardından kendimi sertçe payladım. Aklını mı kaçırdın Esmer? Sen onun kardeşisin! Tabii ki seni korumak için kalmıştır. Başka ne sebebi olabilir ki? Kahvaltıyı aceleyle bitirdikten sonra, yardımcıları temizlik için mutfaktan çıkardım. Yalnız kalmak, ken

