11.BÖLÜM

1481 Words
  Selâm'ın Aleyküm. Nasılsınız gençler. İyi okumalar.  ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• (Arın'dan): Karşımda oldukça sinirli bir Uruğan Kandemir vardı. Silahı geri belime koyup kapıyı daha fazla açtım.  "Hoşgeldin baba."sinirle gözlerini benim üzerimde gezdirip arkama doğru baktı. Arkamı döndüğümde Işıl kapının eşiğinde bize bakıyordu.  Gözlerinde gördüğüm ışıltı kesinlikle kurtulma umuduydu. Bilmiyordu ki o bu eve ve de kalbime girdikten sonra kimse onu benden alamayacağını.  "Konuşalım."babama dönüp kafamı olur anlamında salladım. Babam bu katta ki çalışma odama giderken kapıyı kapatıp Işıl'a döndüm.  "Kurtulacağını sanıyorsan yanılıyorsun Işıl Kozan bir kere gözlerin ruhuma mühürlendi ve o MÜHÜR asla oradan geçmez."diyip onun bir şey demesine izin vermeden çalışma odasına girdim.  Babam masanın önünde ki çift kişilik koltukta oturmuş sinirli bir şekilde bana bakıyordu.  Derin bir nefes alıp karşısında ki koltuğa oturdum.  "Sebebi ziyaretin ya da sinirli bakışları neye borçluyuz."diye söze ben girdim.  "Neden olduğunu çok iyi biliyor olmalısın Arın, annen geliyor kız kaçırdığını söylüyor, kuzenlerin arayıp kıza imam nikahı kıydığını söylüyor, en garibi de kız bunların hiç birini istemiyor." Lan var ya Alper ve Miraç o yüzden aceleyle evden çıktılar. Şerefsizler ama ben onlara bunu ödetmezsem.  "İsteyip istememesi umurumda gibi mi görünüyor baba, ben istedim ve oldu sizde buna karışmayın." "Ne demek karışmayın lan,kız istemiyormuş ne diye zorluyorsun. sen kime çektin lan böyle."diye sinirle kendi kendine söylendi.  "Sana çekmişimdir"diye mırıldanıp arkama yaslandım. "Şimdi aşağıya iniyoruz ve sen kızı boşuyorsun,ondan sonra da kızı geri evine bırakıyorsun."diye dişlerini sıkarak söyledi.  "Asla böyle bir şey olmayacak."diye dişlerimin arasından söyledim.  "Tamam lan kızı senin elinden almamam için ya da beni tatmin edecek tek bir şey söyle kabul edip sizi rahat bırakacağım, ama verdiğin cevaptan hoşlanmazsam o kızı bir dakika bile düşünmeden senden alır ve bulamayacağın bir yere gönderirim."sinirle yumruklarımı sıkıp gözlerimi kapattım.  "Peki sen cevap vermiyorsan ben kızı da alıp gidiyorum."diyip ayağa kalktı. Tam kapıya gidecekken cümlelerimle durdurdum.  "Baba,kızın neden burada olduğunu çok iyi biliyorsun ama neden benden duymak istediğini daha anlamış değilim."Ufak bir yutkunmanın ardından ayağa kalkıp önüne geçtim.  "Onu görmeden önce kalbim atıyordu evet ama onun gözleri gözlerime değdikten sonra kalbimin ritmi değişti. Bak oğlun dipsiz,ucu bucağı olmayan bir kuyuya düştü, ilk defa çağresizligi iliklerime kadar yaşadım,onun her gözünden bir damla yaş aktığında onun gözyaşı beni alev alev yakıyor, söylesene baba onu benden aldıktan sonra benden geriye ne kalır."diye avazım çıktığı kadar bağırdım.  Sakinleşmek adına odada bir kaç tur atıp koltuğuma oturdum.  "En yakın zaman da gelinimide al gel tanışması gereken büyük bir ailesi var."diyip arkasını döndü. Fazla kolay olmuştu. Kapıdan çıkmadan öncede klasik Uruğan Kandemir tehditlerini savurmayı da unutmadı tabi ki"Yemin olsun Arın kızı üzersen,oğlum olduğunu dinlemem gebertirim seni. "diyip odadan çıktı.  Ağrıyan başımı ovalayıp kafamı arkaya yaslayıp gözlerimi kapattım.  •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• (Işıl'dan): Üzerimi değiştirmiş salonda oturuyordum. Ne kadar Uruğan bey ve Arın'ın konuşmalarını merak edip dinlemek istesemde hemen bu düşüncemden vazgeçtim. Oldukça sakar ve dikkatsiz olduğum için her şeyi elime yüzüme bulaştırmaktan korktuğum için koltukta dizlerimi kendime çekmiş oturuyordum.  Belki Uruğan bey beni buradan kurtarırdı.  Uzun bir sürenin ardından kapıya doğru ilerleyen adım seslerini duymamla hızla yerimden doğruldum.  Salon kapısının önünde durup gelen kişiye baktım. Uruğan bey sert ve kendinden emin adımlarla bana doğru ilerliyordu.  Yanıma geldiğinde kısa bir süre yüzümü inceledi.  "Merhaba Uruğan bey."diye çekingence konuştum.  "Merhaba kızım""Uruğan bey ben..."sözlerimi bitirmemi beklemeden söze girdi.  "Sizin aranızda ki hiç bir şeye karışmayacağım kızım, ama Arın'ın sana karşı en ufak kötü bir hareketinde Arın'ın değil senin arkanda olurum."diyip konuşmama izin vermeden hızla kapıdan çıktı.  Şaşkınlıkla arkasından baktım. Sanırım son kurtuluşum da gitmişti.  Sinirle geri salona girip bedenimi koltuğa attım. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Neden buradayım ya da neden Arın'ın yanındayım daha anlamış değilim.  Ben koltukta sere serpe uzanırken içeriye Arın'ın girmesiyle yerimden doğrulup düzgün bir şekilde oturdum.  Arın yanımda boş olan yere oturup yüzümü incelemeye başladı. Fazla oturmadan ayağa kalktı.  "Yemek yiyeceğiz kalk hadi."diyip başımda dikelmeye başladı. Bugün oldukça aç olduğum için ve onunla kavga etmek istemediğim için ayağa kalktım.  Önden o arkasından da ben paytak adımlarla yürüyüp yemek odasına girdim.  Yerlerimize oturup yemeğe başladık.  "Yarın ailemin yanına gideceğiz."elimde duran çatalı sinirle sıkıp sakin olmaya zorladım kendimi.  "Tamam"diyip önüme döndüm. Bu akşam buradan gidecektim.  Yemeğimizi yemiş sofrayı topluyordum. Anladığım kadarıyla her gün yemek yapmaya gelen bir kişi vardı ve yemekleri yapıp gidiyordu.  Salona girdiğimde Arın telefonuyla ilgileniyordu. Benim geldiğimi gördüğünde ayağa kalkıp yanıma geldi.  "Film izleyelim."odun böyle bir şeyde bile emir vermeyi beceriyordu. "Uyumak istiyorum."diyip salondan çıktım.  Hızla merdivenlerden çıkıp odaya girdim.  Üzerimi hızlıca değiştirip yatağın içine yerleştim. Yastığı düzeltip yatacağım an Arın odaya giriş yaptı.  Giyinme odasına girip bir kaç dakika sonra altında eşofman üzerinde ise hiç bir şey yoktu.  Onu öyle görünce hızla kafamı yastığa gömüp arkamı döndüm. Yatağa çıkan basamaklardan çıkıp yatağa girdi.  Onun yanıma yatmasıyla gerilsem de arkamı hiç dönmedim. Sert kollarını belimde hissetmemle kendimi çekmek istesemde buna izin vermeyip kendine doğru sertçe çekti beni.  "Arın bırakır mısın?""Hayır, rahat dur.""Arın babanla ne konuştun.""Konuyu açma Işıl uyu."diyip kafasını saçlarıma gömdü.  •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Geçen yarım saatin ardından Arın'ın uyuduğundan emin olduktan sonra yavaşça Yataktan kalktım.  Yavaş adımlarla giyinme odasına girip elime ilk gelen spor ayakkabıyı ve hırkayı üzerime aldım.  Giyinme odasından çıkıp yatağa baktığımda Arın'ın orada olmadığını gördüm.  Korkuyla kalbim hızla atarken gözlerimi loş ışık altında olan oda da gezdirdim.  Hiç bir yerde göremememle hızlı ve temkinli adımlarla odadan çıktım. Etrafıma baktığımda Arın'ı göremememle hızla merdivenlere doğru ilerledim.  Merdivenlerin yarısına geldiğimde arkamdan ses duymamla arkamı döndüm.  "Işıl"diye Arın'ın bağırmasıyla korkuyla yerimde titredim.  Hızla merdivenlerden inip yanıma gelmeye başladığında korkuyla arkamı dönmeye çalıştığımda dengemi kaybedip merdivenlerden yuvarlanmaya başladım. Ellerimle kafamı koruyup durmayı bekledim. En sonunda yuvarlanmam bittiğinde ağrıdan sızlayan vücudumu zemine doğru bıraktım.  Vücudumun ağrısına dayanamayıp gözlerimi yavaşça karanlığa teslim ettim. •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Evett bölüm hakkında ki yorumları alayım. Bölüme en sevdiğiniz yer? Dipnot:***Sevdiklerinizin değerini bilin.Ölüm hiç ummadığın bir anda kapını çalar.Zaman su gibi parmaklarının arasından akarken sadece arkasından yaşlı gözlerle bakmak kalır.*** Kesitlerden ve diğer kitaplarıma ulaşmak  takip etmeyi unutmayın lütfen.  Görüşmek üzere. 
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD