Merhaba.
Hayalet okuyucular beğenmek o kadar da zor olmamalı bence, buraya kadar gelmişsen kitap hoşuna gitmiş demektir o yüzden yıldızlarınızı esirgemeyin.
İyi okumalar.
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
"Sen ne dediğinin farkında mısın?"diye hiddetle bağırdım.
Sesimi yükseltmeme sinirlenmiş olacak ki direksiyon da ki eli sıkılaşmış, parmak boğumları beyazlamıştı.
Diğer eliyle bir anda kolumdan tutup kendine yakınlaştırdı.Sinirle bana bakıp geri yola döndü.
"Ses tonunu kısman gerektiğini kaç defa söylemem gerekiyor daha."diye dişlerini sıkarak söyledi.
"Beni bıraktığın an sesimi dahi duymazsın."
Dudağı yukarı doğru kıvrıldı. "Bırakmak mı? Seni kendime daha da bağlamam için eve gitmemiz yeter güzelim."diyip kolumu bıraktı.
"Asla dediğin olmayacak duydun mu beni." dediklerimi hiç takmadan hız ibresini sonuna kadar zorladı.
Korkudan hızla emniyet kemerime tutundum ama ağzımı açıp tek kelime dahi etmedim.
Belki ölürsem herşey geçerdi. Herşeyden bu saçma ve acımasız hayattan kurtulurdum.
Ben ondan kaçıp kurtulmak için plan yaparken o beni daha da kendine tutsak etmeye çalışıyordu.
Ne yaparsa yapsın ondan kaçacaktım. Yapamazdım ben onunla. Bu yaşıma kadar kafesinin içinde yaşamış ve özgür olacağım günü beklemiştim.
Yetimhane'nin kapısından bavulumla çıkarken özgürlüğü iliklerime kadar yaşarken tekrardan yanımda oturan adam yüzünden kafese kapatılamam.
Tekrardan yıllardan sonra özgürlüğe kavuşan bedenim ve ruhumu kilit altına almak istiyordu, ama buna elimden geldiğince engel olacaktım.
Arabanın kapısı sertçe açılmasıyla düşüncelerimden sıyrıldım. Evin bahçesine girmiştik bile. Arın arabanın açık kapısından inmemi bekliyordu.
"İn hadi.""Hayır inmek istemiyorum saçma düşüncelerin sana kalsın.""Işıl bugün sabrımı fazlasıyla zorladın güzelim, kalbini kırmak istemiyorum o yüzden sözümü dinle ve in arabadan." sakin olmaya çalıştığı sıktığı dişlerinden ve açıp kapattığı ellerinden belliydi.
"Hayır, kimle konuştuysan söyle ona adamı geri göndersin.""İn , sen ne dersen de bu iş bugün bitecek, bugün nikahlı karım olacaksın "
Kafamı hayır anlamında sallayıp gözlerine sinirle bakmaya başladım.
"İlla beni uğraştıracaksın demi."diyip bana yaklaştı. Bir kolumu tutup sırtına koydu. "Ne yapıyorsun bırak.""Kes sesini."deyip diğer kolunu da sırtıma koyup bir anda oturduğum yerden kaldırıp sırtına attı. Sanki bir çuval taşıyormuşçasına taşıyordu beni.
"Arın indir beni, lanet olası adam indir beni."diye sırtını yumruklamaya başladım.
Sanki sırtında ben yokmuşum gibi davranıp korumaların açtığı kapıdan içeriye girdi.
Merdivenlerden çıkarken oldukça sarsıldığım için kollarımı sıkıca beline sardım.
"Arın indir beni bak düşüceğim.""Sus artık."diyip bacaklarım da duran elini sıkılaştırdı.
Odadan içeri girdiğimizde beni koltuğun üzerine atıp yerde duran poşetin içinde beyaz bir elbiseyi çıkartıp yüzüme fırlattı.
"Ne yapıyorsun sen ya öküz."diyip yüzümde ki elbiseyi yere fırlattım.
"Şuanlık sözlerini kulak ardı edeceğim. Şimdi hemen kalk abdest al ve şunları üzerine giyip aşağıya in."
"Hayır istediklerini yerine getirmeyeceğim."
"Işıl seni zorla giydirmemi istemiyorsan dediğimi hemen yap.Ha yapmam dersen şuan ben yapa bilirim."
"Arın istem..."sözümün devamını beklemeden yarıda kesti. "Beni ikiletme Işıl dediğimi yap."Diyip yere fırlattığım elbiseyi kucağıma attı.
"Çabuk ol"diyip odadan çıktı. Sinirle elimdeki elbiseyi çekiştirip yere attım.
Sakin olmam gerekiyordu. Şuna ne derse yapacaktım ama en kısa zamanda defolup gidecektim buradan.
Lavaboya girip öncelikle abdest aldım. Geri odaya dönüp yerde duran elbiseyi incelemeye başladım.
Düz, uzun ve beyaz bir elbeseydi belinde dantel işlemeli kemer vardı. Kolları dirsekten sonra bollaşıyordu. Daha fazla incelemeden elbiseyi üstüme geçirdim.
Elbiseyi çekiştirdiğim için bazı yerleri kırışsada fazla takmadım.
Çıkardığım giyisileri koymak için giyinme odasına girdiğimde odanın bir tarafı Arın'ın giyisileriyle doluyken diğer tarafı sabah dediği gibi benim için olduğunu düşündüğüm giyisilerle ve ihtiyacım olacak her şey ile doluydu.
Fazla takmadan elimdekileri odanın içinde ki siyah pufun üzerine koydum. Gözüme kestirdiğim beyaz babetleride ayağıma geçirip odanın için de ki boydan aynanın karşısına geçtim.
Uzun saçlarımı önüme alıp gevşek bir örgü yaptım. Arın'ı bugün daha fazla sinirlendirmemek için odadan çıkıp hızla aşağıya indim.
Salonun kapısından içeriye baktığımda Arın tekli koltukta oturmuş her zamanki gibi ilk iki düğmesi açık bacak bacak üstüne atmış bir şekilde oturuyordu.
Karşısında ki koltuğa baktığımda iki tane adam oturuyordu. Daha fazla burada durmayıp içeriye girdim.
Arın beni baştan aşağıya süzüp gözlerini gözlerime dikti. Onu hiç takmadan diğer tekli koltuğa oturdum.
"Merhaba yenge ben Alper,Arın'ın kuzeniyim, teyzesinin çocuğuyum yani"diyip göz kırptı.
"Merhaba ben de Işıl, ne olduğum belirsiz biri."dediğime gülüp arkasına yaslandı.
"Ben de Meriç yenge Arın'ın halasının oğluyum."diyip samimi bir şekilde gülümsedi.
"Memnun oldum Meriç.""Vallahi yenge seni çok zor günler bekliyor. Oldukça kalabalık bir aileyiz en fenasıda Arın zaten."diyip Alperle ellerinin tokuşturup gülmeye başladılar.
"Yeter lan kesin sesinizi."diyip ayağa kalktı.
Orta sehpanın üzerinde duran beyaz kenarları işlemeli yazmayı alıp yüzüme fırlattı.
"Ört şunu kafana.""Hayvan"diyip yazmayı suratımdan indirdim.
"Senin ağzın fazla bozulmuş, ben düzeltmeden sen düzeltsen iyi olur bence, ha şayet ben düzeltirsem sonu iyi bitmez." diyip boydan camın önüne geçti.
Sinirle yazmayı kafama örtüp uçlarını arkaya attım.
Kafamı kaldırdığım da salonun kapısından cübelli ve elinde yeşil Kur'an-ı Kerim ile giren hoca'nın bacaklarının titrediğini gördüm.
Korumlararın yönlendirmesiyle hazırlanan yere oturup bizlerin oturmasını bekledi.
Miraç ve Alper zaman kaybetmeden hocanın sağ tarafına oturup hocanın kulağına bir şeyler söylediler.
Arın yanıma gelip kolumdan tutup ayağa kaldırdı. Beni hocanın karşısına oturtup kendi de yanıma oturdu.
Hoca zaman kaybetmeden söze girdi.
"Önce mehir'i belirleyelim."Arın benim konuşmama müsade etmeden söze girdi. "Mehir olarak Şile'de ki çiftliği veriyorum." diyip bana döndü.
Şaşkınlıkla ona bakıp kafamı iki yana salladım. "Hayır istemiyorum."Arın dediklerimi takamayıp hocaya döndü.
"Devam et "hoca titrek sesiyle sözüne devam etti.
"Işıl Kozan şahitler huzurunda mehir ile Allah'ın izni peygamberin Sünneti ile sen Uruğan oğlu Arın'ı eş olarak kabul ettin mi? Ona zevce olarak vardın mı?"
Kafamı Arın'a çevirdiğim de keskin ve tehlikeli bakışlar atıyordu. Sakin olmam gerekiyor bir süre sonra buradan kurtulacağım zaten diye kendi içimde kendimi telkin ediyordum.
"Ettim.""Ettin mi?""Ettim.""Ettin mi?""Ettim."
Hoca bu sefer Arın'a dönüp konuştu.
"Uruğan oğlu Arın, Işıl Kozan'ı eş olarak zevce olarak kabul ettin mi?
"Ettim.""Ettin mi?""Ettim.""Ettin mi?""Ettim."
İmam şahitlerden onay aldıktan sonra kısa bir Dua edip nikahı bitirdi.
Hoca ayaklandığın da korumlarla birlikte salonda çıktı.
"Hayırlı uğurlu olsun."diyen Alper'e baktım. "Aynen hayırlı olsun, bizim görevimiz bittiyse biz kaçalım artık." diyen Miraç, Alper ile birlikte koşarak evden çıktılar.
Ben daha yerimde öylece durup karşımda ki boş duvara bakıyordum.
Arın kolumdan tutup beni kendine doğru çevirdi.
Soğuk dudakları anlıma değince içim ürperse de kımıldamadım.
"Sen benim için bir lütufsun, her daim kıyamayacağım, kırmaktan korktuğum tek varlık olacaksın."diyip tekrar dudaklarını anlıma bastırdı.
Şaşkınlıkla ona bakıp bu dediklerinden bir anlam çıkartmaya çalıştım. Kalbim teklerken sakin olmak için derin nefesler aldım. Kalbimin hızlı atması'nın tek nedeni kesinlikle korkuydu. Başka hiç bir şey olamaz.
Kapının hiddetle çalınmasıyla Arın ile birlikte oturduğumuz yerden hızla kalktık.
Arın belinde ki silahı çıkartıp beni geriye doğru itekledi.
"Burada kal."Diyip hızla kapıya doğru ilerledi. Hayır yani ne bu böyle kapıda onlarca koruma varken bu silah niye yani.
Bende arkasından gidip kapıda ki kişiye baktım.
Sanırım özgürlüğe kavuşmam için yardım edecek kişi karşımda duruyordu.
••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Evet bölüm hakkında ki yorumları alayım.
Bölümde en sevdiğiniz yer.
Kendinize çok iyi bakın görüşmek üzere.