Bu bölümü deli_yazar18 ve esra_naz1'e ithaf ediyorum.
Soru:En sevdiğiniz kitabım hangisi sizce?
Hayalet okuyucular beğenmeyi ve yorum yapamayı unutmayın lütfen.
İyi okumalar.
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
"Arın nereye gidiyoruz." diye sorup düşmemek için ona daha sıkı tutundum.
"Birazdan anlayacaksın güzelim."diyip derin bir nefes aldı. Arın yanımda olduğu için korkularım bir nebze de olsa terk etmişti bedenimi.
Kapı açılma sesi kulaklarımı doldurduğun da tedirgin bir şekilde Arın'a daha da sokuldum.
Arın belimde ki kolunu çektiğinde tedirgin bir şekilde ellerimle yanımda olup olmadığını yokladım."Arın.""Buradayım güzelim sakin ol."diyip kollarımı kavradı.
Yavaşça beni bir yere oturttu. Önüme diz çöktüğünü hissedip kafamı yavaşça önüme eğdim.
"Şimdi güzelim seninle bir anlaşma yapacağız tamam mı?""Ne anlaşması Arın, neden gözlerimi daha açmadın.""Gözlerin bir süre daha kapalı kalacak. Ben gelip gözlerini açmadığım sürece asla ne duyarsan duy gözlerini açmayacaksın."Dedikleriyle kaşlarımı çatarken aklıma gelen şeyin olmaması için dua ettim.
"Arın onlar burada mı?" korka korka sorduğum soruyla gözlerim dolmuştu bile.
"Evet güzelim,sen ne yaşadıysan onlar da on katını yaşayacaklar."Arın boş ver. Onlar en büyük cezayı elbet bir gün çekecek, biz gidelim lütfen."
"Asla, duydun mu beni?"diye sertçe konuştu.
"Arın.""Işıl sus. Bana o şerefsizleri savunma kötü olur.""Ben onları savunmuyorum, biz onlara bunu yapsak bizim onlardan farkımız kalmaz ki.""Umrumda mı sanıyorsun,ne dediysem o olacak.""Peki tamam bağırma. Gözlerimi açmama izin ver.""Gözlerin açılmayacak Işıl. Nasıl onlar senin çığlıklarını ve ağlamalarını göz ardı ettiyseler sen de öyle yapacaksın. Görmeyeceksin sadece duyacaksın . O yüzden gözlerin asla açılmayacak yoksa tüm sinirimi senden çıkartırım güzelim."diyip sertçe dudaklarını anlıma bastırdı.
Yanımdan gittiğini hissettiğimde şimdiden içimi yiyip bitiren vicdan azabını iliklerime kadar hissetmiştim.Bir anda olduğumuz yer oldukça gür bir çığlıkla sarsılırken korkuyla oturuduğum sandalyenin kenarlarını sıkıca tuttum.
Çığlıkların ardı arkası kesilmezken aklıma şimdiye kadar yalvararak ağladığım anlar geldi. Kendimi tutamayıp ağlarken bir kez daha lanet ettim yaşadığım hayata.
Tüm her şey beni buluyordu. Mıknatıstan farkım yoktu. Tek ayrıt edeceğim özeliğimiz o metalleri çekerken ben tüm belayı ve iğrenç insanları çekiyordum.
Hayat benimle iğrenç bir oyun oynuyordu ya bu oyunda kaybedip ölmeyi bekleyecektim ya da kazanıp zaferin tadını çıkartacaktım.
Kör talihim her mutluluğu ya da huzuru buldum dediğim an karşıma çıkıp beni kötü bir şekilde yerle bir etmeyi çok iyi biliyordu.
Ben bunları düşünürken hem ağlamam hem de içeride ki çığlık sesleri oldukça artmıştı.
"Arın korkuyorum."diye söylediğimde hiç bir hareketlenme olmadığı için daha fazla dayanamayıp ellerimi bandana'nın düğüm olduğu yere getirip hızla açıp yere attım.
Karanlığa alışan gözlerim loş ışığı görünce yansa da umursamayıp etrafıma baktım.
Oldukça büyük bir deponun en orta yerinde oturuyordum. Çığlıklarını geldiği yere baktığımda Arın elinde oldukça değişik bir bıçakla yiğit denen pisliğin her yerine saplıyordu. İlk defa Arın'ın böyle görmenin şaşkınlığıyla istem dışı elim ağzıma gitti.
Fazla korkutucu ve tehlikeli duruyordu. Tedirgin bir şekilde yerimden kalkıp Arın'a doğru ilerledim.
"Arın." beni duymamış ve adamı öldürmeye yeminliymiş gibi sert ve öldürücü darbeler atmaya devam ediyordu.
Daha fazla dayanamayıp koluna dokundum. Gözü sadece öldüresiye dövdüğü adamdayken yanına geldiğimi bile görmüyordu.
Bir anda hızla yere düşmemle acıyla inledim.
Arın ne gözlerimi açtığımın ne de yere düştüğümü görmüyordu.
Dayanamayıp hıçkırarak ağlarken yavaşça yerden kalkmaya çalıştım. Ayağımın acısıyla zorla yerden kalkarken Arın gözü dönmüş bir şekilde adama işkence etmeye devam ediyordu.
Titreyen bedenimi sakinleştirmeye çalışırken daha fazla burada duramayacağı mı anlayıp hızla deponun çıkışına yöneldim.
Dışarıya çıktığımda deponun yan tarafına ilerleyip yere çöktüm. Sırtımı depoya yaslayıp kafamı da arkaya attım.
Gözlerimi kapatıp sakinleşmek adına derin derin nefesler almaya başladım.
Aradan geçen kısa zamanın ardından kolumdan sertçe tutulup kaldırılmamla ayağımın acısıyla inledim.
Kafamı kaldırdığımda Arın bana öldürecek gibi bakıyordu.
"Ben sana ne dedim, niye dediklerimi yapmıyorsun. Güzellikten anlamıyor musun sen?"diye bağırıp bedenimi sarsmaya başladı.
İçeride ki gördüğüm kadar sinirli ve hırsla bakıyordu gözlerime.
Dayanamayıp kolumu sıkıca tutan elinden kurtulup parmak uçlarım da yükselip kollarımı sıkıca boynuna sardım.
Kafamı da boyun oluğuna koyup sakinleşmeye çalıştım. Arın'ın bedeni rahatlarken kollarını belime sarıp sıkıca bedenimi bedenine yasladı.
Ne kadar böyle kaldık bilmiyorum ama gözyaşlarım kurumuş hıçkırıklarım ise yerini iç çekişlere bırakmıştı.
"Arın.""Söyle Yasemin kokulum."diyip boynumu koklayıp öptü.
Şuan ne kadar doğru bir an bilmiyorum ama artık söyleyip kurtulmak istiyordum.
Kafamı boynundan çekip aramızda az bir mesafe bırakıp gözlerinin içine baktım.
"Seni seviyorum"diyip gözlerimi gözlerinden başka her yerde gezdirdim.
Arın çenemden tutup ona bakmamı sağladı. "Sana ölürüm"diyip anlımı sertçe öpüp geri çekildi.
Arın'ın en çok anlımdan öpmesini seviyordum.
Kafamı gögüsüne yaslayıp her şeyi unutmaya çalıştım. Arın kafamı göğüsünde ayrıp ona bakmamı sağladı.
"Bir şey mi oldu Arın.""Şimdi güzelim geçmişte yaşadığı her şey bügün ile birlikte burada kalacak asla bu günden sonra geçmişine ilgili tek kelime duymayacağım ya da göz yaşlarını görmeyeceğim.
Ne yaşamışsan yaşa sen benim için görüp göremeyeceğim en değerli varlıksın."
Diyip benden onay vermem için beklemeye başladı.
"Tamam."diyip buruk bir şekilde ona bakmaya başladım.
"Hadi gidelim.""Şey arın ben ayağımı burktum da çok acıyor." ayağımın onun yüzünden bu halde olduğunu söylemedim hem üzülmesini istemedim hem de bana kızmasını istemediğim için sadece burktuğumu söyledim.
"Ah,yalan söylemeyi beceremeyecek kadar masumsun."diyip bir anda beni kucağına aldı.
Hafiften gülümseyip kollarımı sıkıca boynuna sardım. Dayanamayıp ufak bir öpücük şakağına kondurup geriye çekildim.
"Tehlikeli sularda yüzüyorsun Işıl hanım. ""Suyun içinde ki tehlike sensen yüzmeye razıyım."dedim.
"Nereden geliyor bu cesaret. Falza cesur geldiniz bugün gözüme."dediklerine omuz silkip kafamı gögüsüne yasladım. Gerçekten de nereden gelmişti bu cesaret.
"Sen benim sığındığım,dönüp dolaşıp hep geldiğim tek limanım olacaksın."
Gözlerime bakıp anlımdan öptü. "O liman sadece sana ait olmayacak ama."Kaşlarımı çatıp sertçe ona bakmaya başladım.
"Ne diyorsun sen ya, indir beni hemen, hem kimler başka o limana sığınacak."diye bağırıp kucağından inmek için debelendim.
Arın en sonunda dayanamayıp beni yere indirip yüzümü avuçlarının içine aldı.
"Benim limanım sadece senin ve bizim çocuklarımız için Işıl Kandemir."diyip sertçe dudaklarıma kapandı.
İçimde tarif edemeyecek kadar duygu karmaşasını bir anda yaşarken içindekileri dışarıya vurmak adına Arın'a acemi ama bir o kadar tutkuyla karşılık verdim.
Dudaklarımızı ayırıp anlını anlıma dayadı. "Seni Ölene Kadar Seveceğim.Ruhuma ince ince işlenmiş büyük bir mühürsün ve o mühür ordan asla geçmeyecek."
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Evet bölüm hakkında ki yorumları alayım.
Bölümde en sevdiğiniz yer?
Bildiri!!!!!!
SEVİLECEK ADAM.
Nasıl bir adam sevin biliyormusun?
İçinde merhamet ve insanlık duygusu olan .Sevdiğine sahip çıkan ve koruyan..!!Baba olmasa bile baba gibi olan..!!Çocuğu,gibi seven önemseyen..!!Kadınım, diye seven anlından öpen..!!Kendinden bile sakınan,hayatına eş tutan..!!Seni seviyorum yerine..!!Ben seni ölene dek seveceğim diyen..!! Böyle, bir "Erkek"değil. "ADAM" Sevin.!! (Alıntı)
Kendinize çok iyi bakın görüşmek üzere.