1. BASKIN

1118 Words
Geçmişi ne kadar geride bırakmak istesemde yapamıyordum . Geçmişime bağlı yaşıyor unutamıyordum . Her şeyin güzel olacağına inandığım 18 yaş aslında her şeyin karanlığa gömülmesine içimdeki son kalan o umudun yok olmadına neden olmuştu . Yaşadıklarım hep kendimi sorgulamama çevremdeki insanları gözden geçirmeme neden oldu . Kötülük bir türlü peşimi bırakmadı . Yaşadığım her şey beni bu sona sürükledi. Ben Sahra Gediz , 21 yaşında kimsesi olmayan tek başına yaşayıp para kazanmak içinde illegal işler yapan biriyim 18 yaşımdan beri bu işi yapıyordum . Benim hikayemde bu … Pişman değildim sadece korkuyordum … -“Para hazır değil mi ? Bak bugün son gün adamlara ödemeyi yapmam lazım .” Diye söylenmeye başladı Salih sanki onu bilerek bu kadar oyalıyormuşum gibi konuşması beni deli ediyordu . Salih benim patronum gibi bir şeydi bu yolda birlikte yürüyorduk ama o bazen piçlik yapıyor bunu anlamadığımı sanıyordu . İnsanları kandırıyor onlardan para yürütüyordum geçimimi bu sayede yapıyordum . Bu küçük bir iş değildi arka planında birçok kişi vardı . Çok büyük paralar kazanıyorsak bunun çoğunu Salih’e verirdik . Oda bize yeni iş ayarlar kalacak yer yiyecek yemek verirdi . Kimseyi düşünmüyordu onun tek istediği paraydı , ona kazandırdığımız para olmasa yüzümüze bile bakmazdı . Kısaca şerefsizin tekiydi . Bunu biliyordum ama şuan gidecek başka bir yerim yoktu . Elimdeki zarfı Salih’e uzattım . “ Alda çık evden hadi .” Salih zarfı alıp içine baktı ardından sırıtarak “ vay iyi para kaldırmışsın kızım sen bu işte en iyisisin .” Dedi yaklaşarak ondan uzaklaşıp “ hadi Salih hadi .” Diyerek elimle kapıyı gösterdim . -“Beni evden mi kovuyorsun ?” Diye söylenmeye başladı . Pisliğin tekiydi , bana iğrenç tekliflerde bulunuyor bende onu her seferinde reddediyordum . Bu konuşmanında diğerleriyle aynı olacağını anlamıştı daha fazla uzatmadan gitti . Bu işi her ne kadar uzun zamandır yapsamda bu pisliğe sabrım kalmamıştı . Başka patron bulsam burada bir saniye bile kalmazdım . Patronlar, onlara böyle derdik hem dikkat çekmezdi hemde daha insancıldı patronlar bize iş verir bizde onu yaparak para kazanırdık . İş bazen bir paketi bir yerden başka bir yere götür olurdu bazende adamın gözünü boya parayı al kaç yani benim şuana kadar yaptıklarım bunlardı . Karnım açıkmıştı eve pizza söyledim . Pizzanın gelmesiyle televizyonun karşısına geçip koktuğa uzandım . Birkaç saatin ardından uyuya kalmıştım . Uyanmama sebep olan susmak bilmeyen bir telefon sesiydi . İlk başta umursamasamda tekrar tekrar çalması beni deli ediyordu . Daha fazla bu sese dayanamayarak gözlerimi açtım . Masanın üzerinde duran telefonuma uzanıp arayan kişiye baktım . Esra arıyordu . Ardından saate baktım . Gecenin üçüydü . Bu saatte niye arıyordu ? Telefonu açıp kulağıma götürdüm hala yorgundum gözlerim kapalı konuşmaya çalıştım .“ Alo .” Dedim uyuşuk bir ses tonuyla . -“Sahra neden telefonu açmıyorsun çabuk hazırlan seni almaya geliyorum .” Uykulu halimle ne dediğini anlamaya çalışıyordum . “ Ne diyorsun Esra ne alması ne oluyor ?” -“Kızım depoyu kundaklamışlar her şey patladı bittik bir an önce yurt dışına gitmeliyiz Salih adamların elinde o piç kendi kıçı için öterse bizide bulup gebertirler . ” Sözleriyle tüm uykum kaçmıştı hızla yerimden kalkıp üstüme bir şeyler geçirdim . Telefonu kapatıp hazırlandım alacak pek bir şeyim yoktu tabletimi ve telefonumu aldım birkaç kıyafet alıp evden çıktım . Beş dakika bile olmadan arabayla Esra geldi . Hızla bindim korkunç gözüküyordu . “ Esra ne oluyor depoyu kim patlatmış ?” Dedim . -“ Bu şerefsiz Salih , Mert’e verdiği son iş var ya hani o patlak vermiş adam zeki çıkmış yani depoyu bulmuş Salih’ide kazığa oturtturmuştur .” -“Bir saniye ya Mert’ e verdiği iş paket götürme değil mi nasıl olay bu kadar büyüdü .” -“Hayır değildi .” Çatmış kaşlarımla Esra’ya bakıyordum daha önceden konuşmuştuk sadece bir paket dağıtımıydı olayın bu kadar büyümesi normal değildi bu işte profesyoneldik ve bir çok kişi çalışıyordu . Bir paket dağıtımından dolayı konu buralara gelmezdi . Esra’ya dönüp “ ne işiydi o zaman ? ” diye sordum . -“Mert , Çeliker Holdinge girdi . Hisse senetlerini almak için ilk hafta her şey normalmiş ama sonradan çökmüşler bunun tepesine oda korkudan ötmüş .” Aklım almıyordu nasıl böyle bir iş yapabilirlerdi hepimizi göz göre ,göre ateşe atmışlardı .O Salih köpeği daha fazla para için anasını bile satardı . Çelikeri hiç görmemiştim herkes adını söylüyordu ama kim olduğunu bilmiyordum bildiğim tek şey insan olamayacak derecedeki korkutuculuğuydu . -“Ya etimiz ne budumuz ne nasıl böyle büyük bir işe kalkışırlar ?” Kafayı yemek üzereydim . Havalimanına gelmiştik . Daha öncede birkaç defa yurtdışına çıkmıştık , saklanmak için ama içimden bir ses bunun diğerleri kadar kolay olmayacağını söylüyordu . Arabadan inip hızla içeri girdik Esra lavaboya gitti bende bize birkaç atıştırmalık bir şeyler almaya gittim Esra’ nın midesi bulanıyordu belki biraz bastırırdı . Alacaklarımı aldıktan sonra lavabonun kapısının önünde Esra’yı bekliyordum ama bir türlü çıkmıyordu . Zamanımız yoktu uçağı kaçıracaktık içeri bakmaya girdim . Lavaboda boştu kimse yoktu . Peki Esra neredeydi ? Dışarı çıkıp etrafa baktım ama hiçbir yerde yoktu . Biletlerde ondaydı beni satmış olamazdı olsaydı beni buraya kadar getirmez kurtarmaya çalışmazdı . Etrafta bir süre onu aradım ama bulamadım . Ardından tam arkamı döndüğüm sırada karşımda dikilmiş 1.90 boyundaki adamı görmemle olduğum yere çakılı kaldım . Sert yüzü bana bakıyordu . “Pardon” diyerek yanından geçip gideceğim sırada kolumu tutup “ Sahra Gediz sen misin ?” Diye sordu . Hem kendi hem görünüşü hemde sesi ürkütücüydü . Aklıma bu adamın bizim peşimizde olan adam olabileceği geldi . Hemen kendine gelip kolumu ondan çektim . -“Hayır beyfendi biriyle karıştırdınız galiba .” Diyerek gideceğim sırada tekrar önümü kesip belindeki silahı gösterdi . Bunun gibi pisliklerin güç göstergeside buydu bir şey demezler silahlarını gösterip insan korkuturlardı . Önümde duran adamın hem silahına hemde kendisine bir süre baktım . Ardından etrafa göz gezdirdim uzakta havalimanının her bir noktasında takım elbiseli adamlar gördüm . Büyük ihtimalle onun adamlarıydı etrafım sarılmıştı anlaşılan “ sen kimsin ?” Diye sordum . Soğuk çıkan sesimle . -“ Kafanın bedeninden ayrılmasını istemiyorsan sesizce dışarıya çıkmalısın ama yok çıkmayacağım diyorsan seni buradan çıkarmasını iyi bilirim .” Soruma cevap vermeden beni tehdit ediyordu . İşte buraya kadardı götlek Salih’in başımıza açtığı iş belkide benim sonum olacaktı . Ne desem boşaydı sesizce onunla dışarı çıktım . Çıkmamızla önümde siyah bir araba durdu . Bindim . Onunda binmesiyle araba çalıştı . Ya ölür ya da şiddete maruz kalırdım , alışıktım ama en kötü olanı da alışık olmaktı zaten . Sezsizlik sürerken ona dönerek tekrar aynı soruyu sordum . “Kimsin sen ?” -“ Adar Çeliker .” Dedi ruhsuzca işte o an anladım ki bazen ölüm kurtuluştur …
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD