18. BÖLÜM Kılıç’la birlikte konağın kapısını kapatıp dışarı adım attığımızda, omuzlarımdaki yüklerin birini daha atmış gibiydim. Nasıl devam edeceğimi bilmiyordum ama şu an sadece okula gidebilecek olmak bile benim için büyük bir ödüldü. Arabaya bindiğimizde ise Kılıç’ın yüzündeki gülümseme silinmiş, yerini her zamanki gibi sert bir ifadeye bırakmıştı. Gerçekten anlamakta zorlanıyordum; az önce oldukça neşeliydi. Sanki bu endişemi fark etmiş gibi: “Yasemin, rahat ol. Her şey yolunda,” dedi, yüzünü bana çevirmeden önce. “Birlikte her şeyi başaracağız.” Kafamda bir sürü düşünce dönüp dururken, bir yandan da bu adamla baş başa olmanın verdiği o garip duyguyu hissediyordum. Onun sağladığı güvenle kendimi toparlamaya çalışıyordum. Ama hâlâ bu ilişkinin nereye varacağına dair kafamda soru işa

