50. BÖLÜM "Acı demiştim, değil mi? Beni babamın yanından alıp götürdükleri gün ‘başkasının kuması olmak çok acı’ demiştim. Ama yanılmışım. İnsan bazen duygularını bastıramadığında, acı çekiyorum demek bir liman gibi gelir. Sığınılacak güvenli bir yer sanırsın. Oysa gerçek acı... Gerçek acı, bir annenin doğmamış bebeğini kaybetmesidir. Bebek hasretiyle yanan o konağa, kucağım boş, yüreğim delik dönmekmiş asıl acı. Ne kadar kaldım o loş, rutubetli odada bilmiyorum. Duvarlar kirliydi, pencere bile yoktu sanki. Bir serum bitiyor, hemen ardından diğeri takılıyordu. Yemek yiyemediğim için serumla besleniyordum ama midem değil, ruhum kusuyordu. Nasıl yaşayabilirdim ki? Ben artık bir anneydim… ama kucağımda bebeğim yoktu. Etten, kemikten bir bedendim ama içim boştu. İçim yanıyordu. Alev a

