20. BÖLÜM Kabinden çıktığımda öfkem hâlâ içimi kemiriyordu. Her ne kadar üstünü örtmeye çalışsam da, bu konuyu burada, herkesin ortasında konuşacak değildim. Akşam konağa gittiğimde, içimde tuttuklarımı açık açık söylemeliydim. Cihan ve Kılıç koltukta keyifli bir sohbetin içindeydi. Yanlarına yaklaştığımda Kılıç hemen yerinden kalktı. “Neden gelinliğini denemedin?” diye sordu, gözlerinde şaşkınlıkla. Yanıma geldiğinde ona duyduğum öfkeyi bastırmakta zorlandım. Beni o halde görmemeliydi. “Denemeyeceğim birini seç, çıkalım buradan,” dedim, sesimi kontrol etmeye çalışarak. Ama o, sanki hiçbir şey olmamış gibi elimi tuttu, gözlerimin içine yumuşakça bakarak, “Hadi ama, yapma böyle. Seç bir tane,” dedi. Sonra kulağıma doğru eğildi, nefesini hissettim: “Özür dilerim. Bir daha olmayacak.”

